Fetva Meclisi
Soru
Hocam ticarette, ürüne asıl fiyatının iki katından fazla kâr koyarak satmak caiz midir? 5 liraya alınan bir ürünün piyasadaki fiyatı 15 lira ise; satıcı da bunu 15 liraya satabilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Devletin sabit bir fiyat belirlemediği ticari alanlarda kâr haddi yoktur. Hile ve yalan katmadıkça istediğiniz fiyata ve kendi belirleyeceğiniz kâr ile satabilirsiniz. Yalnız dikkat edin: Yalan ve hilenin girdiği işten helallik ve bereket gider.
Devletin fiyatını sabitlemediği mallarda kâr oranı yoktur. Yani satıcının, aldatmadıkça, hile yapmadıkça dilediği kârla satması caizdir.
Siz bir el emeği ürün hazırlayıp satıyorsunuz. Yalan ve hile karıştırmadıkça satacağınız ürünün fiyatını istediğiniz gibi belirleyebilirsiniz. Piyasa şartlarını, aynı ürünü üreten diğer firmaların fiyat politikalarını ve benzeri şartları kollayarak fiyat belirlemenizde bir sakınca yoktur. Yeter ki yalan ve hile söz konusu olmasın.
Devlet bir fiyat belirlemedikçe, Hileli fiyatlandırma yapılmadıkça ticarette kâr için bir üst sınır yoktur.
Fıkıh açısından devletin fiyat sabitlemesi yaptığı şeyler dışında tüccarın sattığı malda kâr haddi sınırlaması yoktur. Aldatma, yalan ve hile söz konusu olmadıkça bir insan elindeki mala uygun gördüğü kâr marjını koyabilir. Elbette insanların dara düşmemesini düşünmek ve merhametli olmak uygun olandır ama bu durumda sadece müşteriyi düşünmek de yeterli değildir, esnafın da düşünüldüğü bir itidal oluşturulabilir.
Bu bir faiz işlemidir. Verdiğiniz paranın kâr ederse kârını alacaksınız, zarar ederse zararına razı olacaksınız. Böyle yaparsanız ticaret olur. Kârınızı sabitleyince de faiz olur. Faiz haramdır.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Kâfirlere benzeşmeyi gerektirmeyen ve gusle/abdeste mani olmayan bir tırnak bakımı caizdir. Tırnağa sürülen bazı süs maddelerinin yağlı bir tabaka oluşturduğu, bunun da suyun geçmesine mani olduğu bilinmektedir. Ona göre karar verebiliriz. Allah'a emanet olun.
Bu üyelik sisteminin üzerinde net bir fikir oluşmadığını düşünüyorum. Her ne kadar haram olduğu yönünde bir delil yoksa da şüpheler giderilebilmiş değildir. Ama, sattığınız mal eğer direkt haram olan bir şey değilse, onu kullananın yanlış kullanabilme ihtimali sizin onu satmanıza mani değildir. Ancak o işi bırakmanız kadınlık karakterinize daha uygundur. Allah'a emanet olun.
Böyle bir satışın bir sigorta olmadığını düşünüyorum.
Osmanlı Devleti, bir İslam devletidir. Bunda bir ihtilafa mecal yoktur. Ancak Osmanlı Devleti, Şeriat'ın örneği değildir. Şimdiki halimizle kıyas edildiğinde büyük bir güzellik potansiyelinden söz edilecek olsa da Raşid Halifeler Dönemi ile kıyas edilmesinin bile mümkün olmadığı açıktır. Bu nedenle Osmanlı Devleti esas alınarak bir hüküm verilemez. Esas alınacak olan kaynaklar arasında o dönem yoktur. Bir başka husus ise, Osmanlı sarayındaki kıyafetin ne olduğuna dair net bir bilgimiz de yoktur. Çizme resimlerle ve tarihçilerin tasvirlerine dayanarak karar vermemiz doğru olmayabilir. Ancak, Müslümanların avamı için geçerli olan hüküm onlar için de geçerlidir. Buna göre karar verebiliriz. Allah'a emanet olun.
Sekerat anında kelime-i şehadet ya da imana delalet eden bir söz ile bitirmek büyük bir işarettir. Ama şart olan imanın gereği üzere yaşarken ölüme yakalanmaktır. Şeytanın o anda müdahale edebileceğine dair bilgiler vardır. Bunun için de Allah'tan imanlı bir ölüm için sürekli niyazda bulunmak gerekmektedir. Birbirimize HÜSNÜ HATİME için dualar edelim.
Rabbimiz, bu kâinatta ne varsa onu insana hizmet için yarattı. İnsana zarar veren şeyin kaldırılmasında bir sakınca yoktur. Önce karıncaların evinize girmemesi için tedbir alın. Başaramazsanız yakma dışında herhangi bir yolla onları kaldırabilirsiniz. Allah'a emanet olun.