Fetva Meclisi
Soru
Tarih kitaplarında ve çoğu kaynakta padişah, anneler, kızları ve eşlerinin resimlerinde saçları yanlardan gözüküyor. Buna binaen Osmanlı hareminde tesettürün yeri ve önemi nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Kur'an, Sünnet, İcma, Kıyas ve bütün delilleri ile sabit olan TESETTÜRDÜR. Tesettürün ayrıntısı ise bunlarla sabit değildir. Bu bir. İkinci olarak da, hangi çarşaf sözü edilen çarşaftır. Yöreden yöreye göre farklılıkları olan bir kıyafetin hangisi? Üçüncü olarak da evet, bayanların bilhassa fitne zamanlarında yüzlerini örtmeleri emirdir. Müslüman kadınlar, her mekânda bu emri uygulama imkânı bulamayabilirler. Buna göre de herkes mümkün olduğu kadarı ile yüzünü de örtsün deriz. Din ve Şeriat bağlantılı hususlarda daha dikkatli olmaya çalışmalıyız. Lütfen dikkat ediniz.
Tesettür, kadınlar için kıyafet açısından kullanılan bir kavram. Tesettür, kadının vücudunu örtmesi anlamında kullanılıyor. Çünkü tesettür Allahu Teâlâ’nın dininin avret olarak bize bildirdiği beden bölümlerinin gizlenmesi anlamına geliyor. Kadın için de yüz, el ve topuktan aşağısı ayaklar hariç her yer avrettir. Avretin örtülmesi Allah’ın emridir. Bir seçenek, tercih falan asla değildir. Allah emrettiği için tesettüre girilir. Kadınların tesettürü, güzel giyinmeleri değildir. Tesettür asla moda olamaz. Tesettürün kendisi de tesettürü gerektirecek hale gelirse Allah’ın maksadı ve emri gerçekleşmiş olmaz. Tesettürden maksat, yani özellikle kadının örtünmesinin istenmesi, yabancı gözlerin dikkatinden uzak kalmaya yöneliktir. Yani bir erkek bir kadına gözü iliştiğinde onun kadınlığıyla ilgili boyutu anlamıyor olması, hissetmiyor olması gerekiyor. Eğer tesettür, kadının üzerindeki cazibeyi artırıyorsa, bunun adı çarşaf bile olsa Allah’ın emrettiği tesettür diyemeyiz ona. Çünkü tesettürdeki ölçü; çarşaf, manto, pardösü, şalvar, herhangi bir şey değildir. Allah’ın emri çarşaf veya manto olarak isimlendirilemez. Allah, tesettürü emretmiştir. Tesettür, kadının erkeğin gözünden korunmasıdır. Bunu çarşaf sağlıyorsa Allah çarşafı emretmiştir, bunu pardösü sağlıyorsa Allah onu emretmiştir. Bunu herhangi bir yöresel kıyafet sağlıyorsa Allah bunu emretmiştir. Ama bir kadın, mesela çarşaf en yaygın kıyafet olarak tesettür kıyafeti bilindiği için çarşafı zikrediyorum, çarşaf giydiği halde vücut organları, dikkat eden bir erkeğin gözünde belli olacak kıvamda ise, gerek inceliği, şeffaflığı acısından ve gerekse darlığı açısından rüzgârlı bir yerde çarşafın aldığı şekil yüzünden vücut organları teşhir edilecek halde bulunuyorsa buna tesettür diyemeyiz. Tesettür adıyla kullanılmış kıyafet diyebiliriz. Veya bir başörtüsü, renginden, üretimindeki teknik özelliklerden dikkat çekiyorsa bunun adı tesettür değildir. Çünkü Allah Teâlâ’nın emrettiği başörtüsü veya çarşaf veya ayakkabı modeli değildir; kadının gizlenmesidir. Kadının erkeğin gözünden korunmasıdır. Bu, renk baskısıyla veya zorlamalarla daha cazip hale geliyorsa bunu tesettür olarak adlandıramayız İslam’ın, “şu kıyafet olacak, başkası olmaz diye” verdiği bir isim yoktur. Çarşaf da bu kuralın içindedir. Yani çarşaf, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin, Kur’an-ı Kerim’in, “başkası olmaz, illa bu olacak” dediği bir kıyafet değildir. İslam, ölçüler koymuştur kadın için. Ama zorunlu kıyafet belirtmemiştir; bu hükmü böyle koyalım. Şart olan yanınızdan geçen bir erkeğin sizin hakkınızda bir bilgi sahibi olmayacağı, sizin bedeninizin bir ayrıntısını izleyemeyeceği bir şey giymenizdir. Bunu pantolon sağlıyorsa mesele yoktur. Pantolon isminden dolayı yasak olmaz. Teşhir ettiği için mesela bacaklara ait ayrıntıyı gösterdiği için yasaktır. O olmuyorsa zararı da olmaz. İçeride veya dışarıda, iç kıyafet dış kıyafet fark etmez, durum böyledir. Kadınların giyimlerinde RENK kaydı yoktur. Evet, siyah renk ağırlıklı tercih gibi bilinmektedir. Fakat siyah şartı yoktur. Ölçü şudur: Kadın, yabancı bir erkek tarafından çekici bulunmayacak! Bunu temin eden siyah ise siyah gereklidir, beyaz ise beyaz gereklidir. Siyah, kadın için zorunlu bir renk değildir. Dış kıyafeti kastediyoruz tabi. Siyah, süslenmeye ve ziynete en uzak renk olduğu için genelde Müslüman kadınlar siyah giyinmeyi dışarıda uygun bulmuşlardır; uygun da bir tercih yapmışlardır. Renk üzerinden değil kıyafetin tesettürü sağlayıp sağlamaması üzerinden bu meseleye bakarız. Mesela bazı Afrika ülkelerinde kadınlar beyaz giyiniyorlar. Doğal, coğrafya şartları gereği de bu zorunlu oluyor. 1000 kadından 3 tanesi siyah giyinse orada bu siyah dikkat çekeceği için sorunlu renk hâline gelir, zorunlu değil sorunlu bir renk hâline gelir. Dolayısıyla kadınlar için “siyah” diye bir şart yerine “tesettür” diye vazgeçilmez bir şart kullanıyoruz. Tesettürlü Müslüman hamının vakarını koruma siyaseti ise şöyle olmalıdır: - Yüzde yüz tesettür içinde olalım. - Tesettürümüz kendi başına bir ziynet olmasın. - Teşhir için kendimizi zorlamayalım. - İlgiye iltifat etmeyelim. - Artı bir ilgi sebebi çıkarmayalım.
Kadının tesettürünün kültürden etkilenmeyeceğini söyleyemeyiz. Kesinlikle; Kültürün, Coğrafyanın, Siyasi şartların, Sosyal durumun etkisi söz konusudur. Burada özenle ayrılması gereken, bu etkinin helal/haram çizgisini aşacak bir etkinin olup olmadığıdır. Haram denebilecek seviyeye kayacak bir noktaya gelmesi durumunda ancak “haram bir iş için oluşabilecek ruhsat” sınırları dâhilinde o etki kabullenilebilir. Haram oluşmadıkça ve fukahanın “olabilir” boyutunda gördüğü sürece kültür, coğrafya ve siyasi yapının ağırlığına dikkat edilmesinde sakınca olmaz. Afrikalı mü'min kadınların beyaz rengi tercih etmeleri bir coğrafi zorunluluk olabilir. Aynı şekilde dünyada zalimlerin estirdiği siyah düşmanlığı karşısında Avrupalı mü'min kadınların tam siyah olmayan kıyafeti tesettür olarak kullanmaları siyasi şartların oluşturduğu bir zorunluluk olabilir. Çok soğuk bölgelerde mevcut çarşaf türü kıyafetlerin yetersiz olmasından bir başka kıyafet helal sınırları içinde kaldığı sürece tercih edilebilir.
Tebrik ederiz sizi, elhamdülillah ne güzel, ne mutlu size! Rabbimiz kendi rızası için yapmış olduğumuz amellerimizi kabul buyursun. Tesettür, Rabbimizin mü'min hanımlara emridir. Bu farz ibadeti yerine getirirken “dikkat çekici olmama” kriteri de vardır. Öyle ki bu kriter, tesettürü asıl tesettür yapan şeydir. Dikkat çekici konumuna girer denilen şeyleri şöyle anlayabiliriz; mahreminiz olmayan bir erkek sizi tesettürünüzle gördüğünde kendisinde sizin bedeninize ya da kadınlığınıza dair merak uyandıran dönüp bakmasına sebep olan şeydir. Buradaki merak uyandırma dikkat çekme, şekli ya da kişinin kültüründen dolayı kendisine farklı gelmesi ile ilgili değildir; kadınlığınızın ön plana çıkması ile ilgilidir. Bunu belli kıyafetlerle daraltmamak gerekir. Allah'a emanet olun.
Tebrik ederim sizi. Rabbim, mübarek kılsın. Rızası doğrultusunda nice güzel işler yapmanızı nasip eylesin. Tesettür, Rabbimizin mü'min hanımlara emridir. Farz olan bu ibadette şart olan tesettürün şekli değil tesettürün Allah'ın belirlemiş olduğu ölçülere uygun olup olmamasıdır. Rabbimizin mümin hanımlardan istediği tesettür ölçülerine riayet edildiği takdirde farz olan emir yerine gelmiş olacaktır. Tesettüründe esas olan, - Dar olmaması - Şeffaf olmaması, içi göstermemesi - Dikkat çekiyor olmamasıdır. Bunun dışında zorunlu olan bir renk veya şekil yoktur. Önemli olan tesettürdür, tesettürün şartlarının sağlanıyor olmasıdır. Sizin giymiş olduğunuz herhangi bir şey bu ölçülere uygunsa ibadetiniz yerini bulmuştur. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Erkeğin Ğayûr (eşini kıskanır) olması kadar tabii ne olabilir. Mü'min erkek, eşini erkek güvercinden bile kıskanmadıkça imanın tadını alamaz. Ne var ki, meseleyi işkenceye dönüştürecek bir abartı içinde de olmamak gerekir. Helal/haram çizgisi korunduktan sonra denge sorunu olmaz. Meryem'i veya başka mü'mine bir kadını yüzünden ya da kıyafetinden değil tavırlarından tanıyabiliriz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Kâfirlere benzeşmeyi gerektirmeyen ve gusle/abdeste mani olmayan bir tırnak bakımı caizdir. Tırnağa sürülen bazı süs maddelerinin yağlı bir tabaka oluşturduğu, bunun da suyun geçmesine mani olduğu bilinmektedir. Ona göre karar verebiliriz. Allah'a emanet olun.
Rabbimiz, bu kâinatta ne varsa onu insana hizmet için yarattı. İnsana zarar veren şeyin kaldırılmasında bir sakınca yoktur. Önce karıncaların evinize girmemesi için tedbir alın. Başaramazsanız yakma dışında herhangi bir yolla onları kaldırabilirsiniz. Allah'a emanet olun.
Devletin narh koyduğu yani fiyatını sabitleştirdiği ürünler dışında bir kâr haddi yoktur. Yasak olan aldatmak, hile yapmaktır.
Evvela, karnınızdaki bebeğe bile sirayet edecek bir gerginlik yaşıyorsunuz; buna göre düşünün. Doğuracağınız bebek, sizin bugünkü gerginliğinizden etkilenmiş olacak. Önce onu düşünün. İkinci olarak, siz de eşiniz de bir imtihan üzerindesiniz. Allah size, cennetin kapısını araladı siz o kapıdan girmiyorsunuz. Durumunuzun anlamı budur. Evet, o veya siz, biriniz doğru diğeri yanlış yapıyor. Neden siz, sabrederek Nuh'un, Eyyüb'ün tarafına geçmiyorsunuz? İkiniz de yaptıklarınıza sonradan üzüleceksiniz. Kim erken aklını toplarsa o daha az üzülecek. Şeytan sizi, mutluluğunuzdan uzak tutmak istiyor. Böylece Rabbinizden de uzak kalmış olacaksınız. Siz, olgunluğunuzda sebat ederek eşinizi de hizaya getirebilirsiniz. Siz iki can taşıyorsunuz. Size muhatap olanların bunu bilmesi gerekirdi. Ama sizin de iki kişilik sabır kontenjanı kullanmanız gerektiğini bilmelisiniz. Evlilik büyük bir cihattır. Aman kıymetini bilin. Sabredin. Bunalınca LAHAVLE VELA KUVVETE İLLA BİLLAH demeye çalışın. Çokça dua edin. Sabredin kazanın. Allah yardımcınız olsun.
Bu üyelik sisteminin üzerinde net bir fikir oluşmadığını düşünüyorum. Her ne kadar haram olduğu yönünde bir delil yoksa da şüpheler giderilebilmiş değildir. Ama, sattığınız mal eğer direkt haram olan bir şey değilse, onu kullananın yanlış kullanabilme ihtimali sizin onu satmanıza mani değildir. Ancak o işi bırakmanız kadınlık karakterinize daha uygundur. Allah'a emanet olun.
Böyle bir satışın bir sigorta olmadığını düşünüyorum.