Fetva Meclisi
Soru
Müslüman bir kişinin oyun oynanan kahvehanede dini sohbet etmesinde bir mahsur var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
“Neden kabul olmadı?” şeklinde bir kovuşturma nitelikli değil de heyecan ve arzudan kaynaklanan tekrarda bir sakınca olmadığı gibi gerekli olan da odur.
Bir insanın Müslüman olmaması onunla sosyal ilişki içinde olmamıza mani değildir. Yeme içme dâhil her türlü sosyal ilişkimiz olabilir onlarla. Şu kadar ki bazı hassas noktalara dikkat ederiz: Müslüman olmayan biri ile ilişkimiz bizi Müslümanlığımızdan kompleksli duruma düşürmemelidir. Böyle bir ihtimal durumunda ilişkiyi keseriz. Asla imana, ibadete ve ahlaka dair konularda tartışmayız, seviyesiz ortamda tebliğ bile yapmayız. Onlardan tartışma içerikli sorular gelmesi durumunda ise soruların çapı ve yoğunluğu kadar bir mesafeyi anında koyarız. Onlarla ilişkilerimizi haramlara bulaşma nedeni yapamayız. Bu şu demektir: Onlarla yiyip içerken bize ait helal haram hassasiyetimiz zedelenmemelidir. Hatta konuşmamızda bile bu ölçümüz canlı kalmalıdır. İlişkilerimiz üzerimizdeki farz ibadetleri aksatma nedeni olmamalıdır. Onlarla ilişkimiz evlilik gibi mahrem ve hassas konularımız etrafında hatta yakınında bile olmamalıdır. Müslüman olmayanlarla ilişkilerimizde onların ekonomik ağırlığı altında olmamalıyız. O kadar ki onların ikramlarını bile benzerini yapabildiğimiz kadarı ile kabul etmeliyiz. Müslüman olmayanlara dinimizi ulaştırmamız bizim görevimizdir. Bir kelime bile olsa önümüzdeki fırsat, onu değerlendiririz ama dini anlatmanın en güzel yolunun onu iyi yaşamak olduğunu unutmayız. Dini anlatacağız diye dini olmayanın seviyesine düşerek konuşma yapmak bir yanlıştır. Bunu biliriz. Böyleleri için sürekli hidayet duası yaparız. Duamız da onun gıyabında olur.
Allah Teâlâ işinizi kolay, kalbinizi müreffeh kılsın. Sizi şeytandan ve bütün şerlerden muhafaza etsin. Âmîn. Gıda konusunda elbette hassas olacağız ama evine gittiğimiz Müslüman’ın da belli bir hassasiyeti olabileceğini unutmayacağız. Açık bir haram getirmeleri durumu olursa ona çok açık ve nazik bir dille tepki göstereceğiz. Şüpheli bir durum seziyorsak bu sefer “bunu yemem” tepkisi yerine mesela gıdadaki hassasiyetlere işaret eden bir muhabbet ortamı açarak konuya giriş yapacağız. Belki de böylece o ailenin de gıda konusunda şuurlu olmasına sebep olup ecir kazanacağız. Ama hiçbir şekilde zemini tartışma zeminine dönüştürmeyeceğiz. Bu önemli. Sonuç olarak tablomuz bize şunu gösteriyor: Açık bir haram ile haram riski aynı değil ama dikkat ikisi için de geçerli. Bir arada oturmaya gelince, esasen bir arada oturulamaz şeklinde kural yoktur. Bir arada oturmak genellikle bir süre sonra cıvık denebilecek hareketlere, göz kaymalarına neden olabileceği için tedbir bakımından sakıncalı görülmüştür. Bu hususta da gıdada olduğu gibi bir tebliğ fırsatı kollayarak oturabiliriz. Gözümüzü ve aklımızı kontrol edemeyeceğimize veya karşımızdakilerin gevşekliğine bakarak da oturmayı iptal edebiliriz. Rabbim sizi korusun. Bu mübarek ümmetin mübarek insanlarından olasınız.
Bizim bir ibadet etme yükümlülüğümüz var bir de hata işlememe yükümlülüğümüz vardır. İbadetlerimizi yapıyor da hatadan da kaçınmıyorsak bu, bir yandan kazandığımızı bir yandan da borç yaptığımızı gösterir. Borçlar kazançtan fazla olması halinde terazi cehennemi gösterecek, aksi durumda da cenneti gösterecektir. Meseleye böyle bakalım. Oyun oynamaya gelince, mağlup olan ya da şöyle yapan ödeyecek denmesi durumunda bu bir kumardır, haramdır. Aksi takdirde boş işlerden bir iş olarak sahiplerini zarara uğratan bir hata işlenmiş olur. İstiğfar gerektirir. Şunu da unutmayalım: Tarikatta olmak, hata işlememek teminatı değildir. Biz, İslam'dayız da yine hata edebiliyoruz, tarikatta olmak nasıl garanti olsun. Mühim olan hemen Allah'ın kapısına yönelmektir. Allah'a emanet olun.
Evet, haram yiyen biri olmak ağır bir günah sahibi olmak demektir. Bu ağırlığın altında ibadetler de eziliyordur ama haram yediği için mesela namazlar da boşa gidiyor demeyiz. Haramlar helali silip süpürecek boyuta gelmedikçe gel git boyutunda devam ediyoruz demektir. Hedefimiz sıfır haram ile yaşayan mü'min olmak olmalıdır. Düşmeler olduğunda ise hemen tevbeye koşmalıyız.
Mü'min, haram işlememe esası üzerine yaşayan biridir. Direkt haram işlemek veya harama ortak olmak ya da haramlı bir yere zaruretsiz olarak katılmak mü'min işi değildir.
dini sohbet konusundaki diğer fetvalar
Kaş yaparken göz çıkarmamak gerekir. Bir harama seyirci kalmak durumu oluşacaksa gitmeyeceksiniz. Sizin orada bulunmanız onların haramı gevşek görmelerine neden olacaksa yine gitmeyeceksiniz. Buna göre değerlendirin.
Mü'min, hak yemeyen, hakkını da yedirmeyen insan olmalıdır. Zulmetmez, kendisine zulmedilmesine de izin vermez. Eğmez ve eğilmez demektir.
Kızım, yazından anlaşıldığı kadarı ile senin asıl sorunun psikolojik gibi duruyor. Bir hanım psikologla kendini değerlendirsen iyi edersin. Bu zikrettiğin konular çok sonra gelebilecek konular.
Prensip olarak şöyle bilmeliyiz: Bir kadının erkeğe veya erkeğin fotoğrafına bakması haram değildir. Haram olan bakıldığında fitne oluşturacak bir ortam veya görüntü varsa haram olma durumu o zaman ortaya çıkar. Bu durum vaaz veren biri için de geçerlidir tiyatro oynayan biri için de.
Dinimizin emri, Peygamber aleyhisselamın adı anıldığında onu duyanın salavat getirmesidir. Bu duymanın kaynağı bir insan ağzı veya bir cihaz olduğundu kural değişmeyecektir. Elektronik cihazlardan da adı duyulduğunda salavat getirilmelidir.
Kadının erkeğe bakması özel bir müstehcenlik ihtiva etmiyorsa haram değildir. Kadının erkeği seyretmesi bu açıdan normal olabilir. Özel bir fitne varsa o zaman izlenmemelidir deriz. Erkeğin kadını izlemesi ise ancak zorunlu durumlarda ve kadının mahremiyetini koruyabildiği düzeyde olabilir. Bu ilke aşılırsa kadının görüntüsünü erkeğin izlemesi caiz olmaz. Buna göre değerlendirebilirsiniz.