Fetva Meclisi
Soru
İmam-hatipteki mezuniyet yemeğine katılmamızda bir sakınca var mıdır? (Yemek kadın erkek karışık. Büyük ihtimalle de haremlik selamlık olacak.)
Cevap
Benzer fetvalar
Mü'min insan, şu fani dünyaya imtihan için geldiğini bilen ve insanca yaşamayı kulluk standartlarında yapan insandır. Eğlenmek, keyiflenmek de mü'minin hakkıdır. Mü'min de güler, neşelenir ama mü'minin izzeti, şahsiyeti zedelenmez hiçbir zaman. Ucuz ve sıradan işler mü'min işi değildir. Hele hele mü'min seviyesiz işleri meselek edinemez. Erkeği kadın gibi kadını da erkek gibi gösteren bir işi seviyesizlik buluruz.
Selamünaleyküm. Yüzde yüz haramla oluşan bir sofraya oturamayız. Karışık olan kazancın sofrasına ise tebliğ maksatlı olarak oturabiliriz ama karnımızı doyurmak gibi bir maksatla oturmak bizi zayıflatır, imani direncimizi eritir.
Selamünaleyküm. Mesele sadece helal yemek yeme meselesi değildir. Kadın erkek karma bir ortam da sakıncalıdır. Bir başka sakınca da haram işlenen bir yerde sessiz bir mü'min tipinde bulunmak da doğru değlidir. Sizden iki kişi bulun onlarla samimeytinizi ilerletin.
Selamünaleyküm. Allah'ın haramlarına karşı bu gün değil de ne zaman siz Mü'min kimliğinizi koruyacaksınız? Onlar, insanlar ne der diye meylediyorlar da siz neden Allah ne der diye imanınızdan yana tavır koymuyorsunuz. Bu bir imtihandır; kimin ne zaman ne kadar Mü'min olduğunu görecek Allah elbette!
Bir kadının bedeni onunla evlenmesi caiz olacak bir erkek tarafından izlenebiliyorsa bu haramdır. Camide bile olsa durum böyledir. Mesele spor salonu veya düğün salonu meselesi değildir. Mü'min her yerde mü'mindir. Biz, şu zamana veya bu mekâna göre mü'min değiliz. Allah’ın hükümleri kıyamete kadar bakidir. Nerede bir haram varsa orada bulunmayız. Bulunmamak için gayret ederiz.
Selamünaleyküm. Harama karşı sessiz kalmak bile haramdır
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Peygamber aleyhisselam efendimizden sonra bir çeşit peygamberlik iddiasında bulunan ve ona destek olan, onu kabul eden herkes elbette kâfirdir. Doğru düşünmüşsünüz. Şu iki hususa dikkat edin bundan sonra: a- Bizzat birisinin üzerinde kâfir olduğunu söylemek tam bir tespit gerektirir, çok dikkatli olunmalıdır. Genel olarak kâfir olur demek başkadır ‘şu kişi kâfirdir’ sözü başkadır. b- Siyasi olarak kendimizi yıpratmamalıyız. Yani polislik olmadan yapacağınızı yapın. Allah yardımcınız olsun.
Endişenizde size haksızsınız diyemem. Maalesef o büyük ismin içini doldurmada sıkıntılı olanlar da bulunmaktadır. Burada sıradan mü'minler olarak şöyle yapmalıyız: a- Hepimiz dinimizi dert edineceğiz. Baştan savmayacağız ki Allah Teâlâ bizi samimi bulsun. b- İyi market, iyi usta aradığımız gibi iyi müftü, iyi hoca da arayacağız. Arama kriterimiz de maddi olmayacak. Daha takvasını, daha sözün ile özü aynı olanını aramaya çalışacağız. c- Biz üzerimize düşeni yaptı isek gerisini Allah’ın rahmetine tevdi edebiliriz. Rabbim yardımcımız olsun. Duanızı bekleriz.
Referans; yapılacak işin selameti açısından liyakat ve ehliyet konusunda kefâlet getirme anlamında kullanılmaktadır ve gereklidir de. Ne kadar böyle olup olmadığı kişilerle Allah arasındaki bir meseledir. Bu hadisteki mesele ile bağlantılı değildir.
Şunu ebedî bir kanun olarak bir kenara yazmalısınız: Mü'min, Rabbine kavuşuncaya kadar imtihan için yaşadığı bir dünyadadır. Gündüz veya gece, yaz ya da kış, kadın veya erkek, genç ya da ihtiyar.. değişen bir şey olmaz. İmtihan imtihandır. Evde ya da fakültede, tarlada ya da dükkanda… bizi murakabe eden melekler aynı değil mi? Eğer bir yer, din adı taşıdığı hâlde dinin en hassas ilkelerini zedeleme nedeni oluyorsa bu ateşe karşı benzinle imtihan olmak demektir. Mü'min kimliğinizi korumaya mecbursunuz. Orada veya başka bir yerde, ölçünüz iman ettiğiniz Şeriat’ınız olmalıdır. Bayan erkek ilişkisi ile ilgili kuralları orada işletmeniz imanınızın gereğidir. Sakın zaruret kelimesini gevşetmeyin. Size bir önemli tavsiye daha yapabilirim: Orada erkek kadın ilişkileri açısından dikkat ettiğiniz kadar bayan bayana ilişkiler açısından da dikkatli olmalısınız. Erkek tehlikeli olduğu kadar erkekleşmiş bayan da tehlikeli olur. Buna da dikkat edin. Allah yardımcınız olsun.
Kenzulummal, bilinen bir kaynaktır ama her bilgisi sahih değildir. Bu hadise gelince, fakirlik korkusu imanla alakalı bir meseledir. Mü'minin Allah'a tevekkülü sıkıntılı ise bu hadise gerek kalmadan sıkıntı kendini gösterir. Hayır, sadece bu hadisi ele almak istiyorsanız evet, yaygın kitaplar arasında değildir bu hadis.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ve ashabında görmediğimiz işler ve sözlerdir bunlar.