İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

‘Fakirlik korkusu ile evlenmeyi terk eden bizden değildir.’ (K. Ummal 44460). Bu hadis sahih midir? Kaynağı ‘K. Ummal 44460’ yazıyor ama kaynak ne kadar sağlam?

Cevap

Kenzulummal, bilinen bir kaynaktır ama her bilgisi sahih değildir. Bu hadise gelince, fakirlik korkusu imanla alakalı bir meseledir. Mü'minin Allah'a tevekkülü sıkıntılı ise bu hadise gerek kalmadan sıkıntı kendini gösterir. Hayır, sadece bu hadisi ele almak istiyorsanız evet, yaygın kitaplar arasında değildir bu hadis.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evlenecek erkek/kadın birinin eş adayının geçmişini inceleme hakkı vardır. Bu incelemede iki ölçüye dikkat edilmelidir: a. Kendi seviyesinin çok üstünde hayali bir eş adayı arayışını getiren inceleme anlamı düşük bir iş olur. b. Allah Teâlâ’nın örttüklerini açmak ve teşhir etmek mü'mince bir iş değildir. Bunun ötesinde bir inceleme yapılmalı elbette ama bu inceleme mesela bekâret sorgulaması düzeyine gelmemelidir. Neden? Bu sorgulama o kadar uç bir noktayı karıştırmaktır ki, öyle bir sıkıntı ihtimali bulunan kapıda zaten mü'minin işi olmamalıdır. Mü'minler olarak birbirimizi bilecek bir konumda bulunmaya mecburuz. Kim nasıldır acaba sorunu yüzeysel olarak tahmin edebiliriz. Ve özellikle evlilikler bir referans üzerinden yapılmaktadır genelde. O referansların niteliği de bizim için önemli olmaktadır. Bir genç kıza ‘bekâretin var mı?’ sorusu yöneltildikten sonra cevap ne olursa olsun sorunlu ilişkiler dönemi de başlatılmış olabilir. Evet, bir afet dönemine girdik. Erkeği ile kızı ile iffetin itibarsızlaştırıldığı dönemde yaşıyoruz. Bu doğrudur ama mü'minler olarak birbirimize bu kadar ağır ve hakir bir soruyu sormayı yıpratıcı buluyorum. Bu uç noktanın haricindeki sorgulamalar yapılabilir. Öyle veya böyle gerçek bir tevbenin gücünü unutmayacağız elbette!

Selamünaleyküm hocam şuanda sizin “Bir Umut Bir Mektup” kitabınızı okuyorum. Sor
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Muteber kitaplardaki ve SAHİH olarak belirtilen hadislerle amel ederseniz sıkıntı olmaz.

Selamünaleyküm hocam sorum hadis bilgimiz hakınkında hadislerle bildiyim kadarıy
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Muteber kitaplardaki ve SAHİH olarak belirtilen hadislerle amel ederseniz sıkıntı olmaz.

Selamünaleyküm hocam sorum hadis bilgimiz hakkında hadislerle bildiğim kadarıyla
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu hadis hiç yoktur diyelim; faiz basit bir günah mı olacak? Bu sorunun cevabından sonra meseleyi ele alabiliriz: Bu hadis, İbni Mace ve Taberanî gibi kitaplarımızda mevcuttur. Hadisin sahih olduğunu söyleyen de bulunduğu gibi aksini söyleyen de vardır. Buharî'deki bir hadis düzeyinde sahih olmadığı açıktır. Yalnız mevzû değildir. Peygamber aleyhisselam efendimizin günahları birbirine kıyaslamadığı ile alakalı söz ise ispatı zor bir iddiadır. Netice olarak ortada şu hakikatler vardır: - Bu hadis zinanın hafif bir günah olmasını gerektirmiyor. Ortadaki mesele faizin zinayla kıyaslanabilecek çapta ağır bir günah olmasıdır. - Hadis sahih olsa da olmasa da Kur'an'ımızın faizle ilgili hükümleri açıktır. Binaenaleyh meselenin tartışılmayı gerektirecek bir yönü yoktur. Allah yardımcımız olsun.

Hocam bir sohbetinizde faizle ilgili bir hadis paylaşmıştınız, ‘faiz yiyen Kâbe’
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bu hadis, benzeri bir ifadeyle de olsa kitaplarımızda vardır ama SAHİH bir hadis değildir. SAHİH OLAN HADİSLER ise evlenmeyi ve çoğalmayı teşvik eden hadislerdir. Bu hüküm de kıyamete kadar geçerlidir.

Selamunaleykum hocam. "Ahir zamanda sizin en iyiniz, çoluk çocuğu olmayandır." B
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Muteber sahih hadis kitaplarında böyle bir hadis yoktur.

Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Kim şarap içerse, Allah'ın peygamberlerine i

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu hususta başlangıç olarak doğru düşünüyorsunuz. Netice olarak ise şunu bilmemiz gerekir: Rabbimiz bizi gücümüzün yetmeyeceği bir şeyle sınamaz. Bizden istenenler gücümüzün yettiği şeylerdir. Hayallerimiz, iç kuruntularımız, sevgi ve nefretimiz yüzde yüz hâkim olabileceğimiz şeyler olmayabilir. Bizim, insan olarak yapmamız gereken şey niyetlerimizin etki altında kalacağı çevreyi düzgün oluşturmaktır. Mesela Ramazan gününde oruç tutan bir mü’min, Allah için oruçlu olmaya niyet eder ama bir büfenin önünde saatlerce beklerse niyeti ile niyet ettiği ibadetin etki altında kalacağı çevre arasında çelişki bulunmuş olur. Bize düşen, gücümüzün yettiğini yapabilmektir. Bir başka örnek olarak da sizin durumunuzu ele alalım. Siz Allah için süren bir hayat yaşamak istiyorsunuz. Bunun için çevre de oluşturmanız gerekir. Çevrenizin etkisinden sıfır oranda kurtulamazsınız. Avrupa'da ikamet ederseniz bu niyetiniz sizi yalanlayabilir. Ya da siz niyetinizi yalanlamış olursunuz. Hayatî bir gerekçe olmadıkça Avrupa sınırlarında kalan birinin niyet oluşturma sıkıntısı araması makul olmaz. Bunu sadece bir örnek olarak size söylüyorum. Meselemiz nerede yaşama meselesi değildir. Bir başka husus da başta Kur'an'ımız olmak üzere bilgi kaynaklarımızı sürekli enerji oluşturacak şekilde tazelememiz gerekmektedir. Bir de duanın en önemli silahımız olduğunu unutmayalım. Allah yardımcımız olsun.

Ameller niyetlere göredir deriz ve bununla ilgili de hadisi şerif var fakat beni
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Referans; yapılacak işin selameti açısından liyakat ve ehliyet konusunda kefâlet getirme anlamında kullanılmaktadır ve gereklidir de. Ne kadar böyle olup olmadığı kişilerle Allah arasındaki bir meseledir. Bu hadisteki mesele ile bağlantılı değildir.

(4884)- Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Rasulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buy
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İnsan mü'min ve insan olarak onurunu korumalıdır. Boşluk, şeytana davetiyedir. Gününüzü dolduracak yoğunlukta işler üretmeniz, aklınızı dolduracak hatta yoracak çapta iman bilginiz ve pratiğiniz olmalıdır.

Haram sevdadan kurtulmak için ne yapmam lazım? Nefsime sürekli yenik düşüyorum,
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mü'min, haram işlememe esası üzerine yaşayan biridir. Direkt haram işlemek veya harama ortak olmak ya da haramlı bir yere zaruretsiz olarak katılmak mü'min işi değildir.

İmam-hatipteki mezuniyet yemeğine katılmamızda bir sakınca var mıdır? (Yemek kad
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Peygamber aleyhisselam efendimizden sonra bir çeşit peygamberlik iddiasında bulunan ve ona destek olan, onu kabul eden herkes elbette kâfirdir. Doğru düşünmüşsünüz. Şu iki hususa dikkat edin bundan sonra: a- Bizzat birisinin üzerinde kâfir olduğunu söylemek tam bir tespit gerektirir, çok dikkatli olunmalıdır. Genel olarak kâfir olur demek başkadır ‘şu kişi kâfirdir’ sözü başkadır. b- Siyasi olarak kendimizi yıpratmamalıyız. Yani polislik olmadan yapacağınızı yapın. Allah yardımcınız olsun.

Yaşadığım yerde Peygamber efendimizi -sallallahu aleyi ve sellem- anma programı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Endişenizde size haksızsınız diyemem. Maalesef o büyük ismin içini doldurmada sıkıntılı olanlar da bulunmaktadır. Burada sıradan mü'minler olarak şöyle yapmalıyız: a- Hepimiz dinimizi dert edineceğiz. Baştan savmayacağız ki Allah Teâlâ bizi samimi bulsun. b- İyi market, iyi usta aradığımız gibi iyi müftü, iyi hoca da arayacağız. Arama kriterimiz de maddi olmayacak. Daha takvasını, daha sözün ile özü aynı olanını aramaya çalışacağız. c- Biz üzerimize düşeni yaptı isek gerisini Allah’ın rahmetine tevdi edebiliriz. Rabbim yardımcımız olsun. Duanızı bekleriz.

Bazı fetvalarda ‘müftüye sorun’ diyorsunuz. Peki, Türkiye’deki bütün müftülerin

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.