Fetva Meclisi
Soru
Esselamualeyküm. Hocam haremlik selamlık meselesi hassas bir konu. Yazınızda okuduğum için aklıma takıldı, sormak istedim. Hazreti Aişe r.a ile Peygamber S.A.V. ashabı önünde yarıştılar diye yazmışsınız. Peygamber a.s sahabeye önden gidin dedikten sonra onlar gidince yarış ettiler diye biliyorum. Böyle mi oldu yoksa onların gözü önünde mi gerçekleşti? Eşi ile başkalarının gözü önünde bu şekilde yarışı doğru mudur? ( O yaptıysa muhakkak doğrudur. Sadece olayın aslı bu mudur manasında soruyorum.) Bu konuda aydınlatırsanız sevinirim. Allah'a emanet olunuz.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Zerre kadar iyilik ölçüsünde haklısınız elbette ama dağ kadar Kur'an okuma sevabı ile kıyas edildiğinde zerreleri ne yapacaksınız. Dinimizde ibadet olan şeyleri saydığımızda, namaz, oruç gibi, siret okuyup ağlama diye bir ibadet var mı? Ashab ki, sevgide onlar Arş'a kadar yükseldiler; öyle mi yaptılar yoksa onun sevgisini ispat için cihat mı ettiler? İyi ve insaflı düşündüğümüzde görürüz ki, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin siretini, vefatını bize anlatarak ağlamamızı sağlayanlar bunun üzerinden bizi oyalamaktadırlar. Bilerek veya bilmeyerek yaptıkları ise onlar ile Rableri arasındaki bir iştir. Biz, bize dönen yönünü ele alıyoruz. Ne Peygamber aleyhisselam aşkı ki, bir sakal için dahi o ağlayan gözleri hareket ettiremiyor. Peygamber aleyhisselamın bizden beklentisi onun adına ağlamak mıdır, dinini yükseltmek midir? Bankaların bakkal gibi yayıldığı bir zamanda kendimizi aldatacak kuru tesellilere vaktimiz olmamalıdır. Zerre kadar amelde büyüktür kesinlikle ama Kudüs dağlardan daha büyük bir sevap olarak önümüzde duruyor. İşte neslimizi saran şehvet ablukası, işte çöken ahlâkımız! Dinlerken elbette insanın içi cız ediyor o sözlere ama ne yazık ki gerçek böyle! Sizlere dua ederiz, duanızı bekleriz.
Selamünaleyküm. Ashabı kiram cihat meydanlarında dönüp durdular. Onların mirasında böyle bir şey yoktur.
Aleykümselam. Böyle bir şey yoktur; siz mükemmel bir dönüşle Rabbinize dönün. Dönüşünüzü koruyun. Samimi dönüşünüzü koruduğunuz sürece Allah'ın kapısı size açık kalacaktır. Şeytan sizi gereksiz endişelense oylamasın. İleriye bakın. Bataklıktan çıkan niceleri ümmetimizin büyüklerinden olarak Allah'a gittiler. Çöplükleri ve mezarlıkları karıştırmayın. Sürekli ileriye bakın, samimiyet ve heyecanınızı denetleyin. Gerisinde Allah Kerimdir.
Selamünaleyküm. Bu hadis, Kebîr'de 172 nolu hadistir. Hadis zayıf bir hadistir. Akidevi bir meselede hüccet olabilecek çapta değildir.
Selamünaleyküm. Sabrın öncelikli olduğu yerler olur hak aramanın öncelikli olduğu yerler olur. İffetle ilgili bir hususta hakkı aramak ve kendini ibra etmek esas olmalıdır. Maddi konularda ise sabır daha önceliklidir. Bunu her konu ve olaya göre özel değerlendirmek gerekir.
Aleykümselam. a- Sözünü ettiğiniz hadisin daha sahih kaynağı Buhari'dir. Hadiste sahihlik açısından bir sıkıntı yoktur. b- Hadisin gösterdiği işaretlerden biri fesatçıların gıybetinin caiz olmasıdır. Sözü edilen kişi Uyeyne bin Hısn veya başka biri, kabilesinin önde gelenlerinden ama şerli bir kişi idi. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem iyi bir mü'min olma umudu ile ona hak etmediği halde hoş davranmıştır. c- Hadisin ortaya çıkardığı ikinci netice mü'min tavrı olarak MÜDARAT'tır. Müdarat, din veya dünya işlerinden biri için dünyalıktan feda etmektir. Aynı şey dünyalık bir şey uğruna dinden feda etmek şeklinde olursa buna MÜDAHANE denir ki o makbul değildir. Netice olarak Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem o kişinin hem herkesçe bilinmesini sağlamış hem de şerrinden emin olunacak şekilde ona tatlı bir dil kullanmıştır. Olmayan bir şeyi var göstermesi de söz konusu değildir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. O günü oruçlu olmaya kararlı bir şekilde uyuduğunuza göre akşama kadar bir şey yemeden oruçlu gibi davrandı iseniz oruç tutmuş oldunuz. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. Bu tür düşünceler kökten engellenemez. Beynimiz sürekli bir şeyler üretir. Bizim irademizin zayıflığı, kısır bir döngüde yaşamamız, işten eve, evden camiye veya benzeri bir küçük dairede kalmamız bu düşünceleri azdırır. Alanınızı genişletin. Akşamları Kur'an okumadan yatmayın. Hadis kitabı okuyun. Farklı insanlarla sohbetler yapın. Namaz kıldığınız camiyi ara sıra değiştirin. Zihninizin rahatladığını göreceksiniz.
Selamünaleyküm. Sizin bu sunumunuz üzerine 'acaba böyle bir Müslüman var mıdır?' diyesim geliyor. Çok ağır bir tablo çiziyorsunuz. Müslüman, kasıtlı bir şekilde bu saydıklarınızı yapıyorsa vay onun hâline! Ama bir plan ve tevil üzere bunu yapıyorsa sizin ifadeleriniz onun için çok ağır. Allah'a emanet olun.
Aleykümselam.Tarlada çalışırken fenalaşmanız, tansiyonunuzun düşmesi, gözünüzün kararması şeklinde bir nedene dayanıyorsa siz, zorunluluktan ötürü oruç bozdunuz. Sadece bir gün yani o bozduğunuz gün için kaza tutmanız yeterlidir. Allah Teâlâ, sizi de bizi de kulluğunda muvaffak kılsın.
Selamünaleyküm. Mezar ziyareti sünnet’tir. Kur'an okumak da büyük bir zikirdir. Her ikisi de ibadet niyetiyle yapıldığında ortaya bir sevap çıkar. Bu sevap, işleyenine yazılır. Eğer maksat, Allah için bir iş yapmak ise yapanın niyetine göre ortaya çıkan ecirden ölü de diri de istifade eder. Hayır iş, ölüye Kur'an okuma adlı geleneği sürdürmek veya ölüyü berbat ettiği hayatının hatalarından kurtarma ihalesi ise kimse kendini aldatmasın.
Selamünaleyküm. Siz. Bu durumda babanızın işçisi durumundasınız. Ücretiniz de tarla mahsulünden verilmiş. Siz ziraat yapan biri gibi tarım ürününden zekât vermeniz gerekmez. Normal durumda da zekât verecek hâlde değilsiniz.