Fetva Meclisi
Soru
Hocam Aidin Salih'in Gerçek Tıp adlı kitabında bayat ve ısıtılmış yemekleri anlattığı bölümde şöyle bir ibare okudum; “Peygamber Efendimiz akşamdan kalan ve ertesi gün ısıtılan yemeği asla yemezdi.” bunu ilk defa okudum, daha önce hiç duymamıştım. Bu doğru mudur? Doğru ise kalan yemekleri ne yapacağız?
Cevap
Benzer fetvalar
Ben şahsen modern tıbbın dışındaki yöntemleri referans olarak kabul etmiyorum. İnsanların zafiyetlerini sömürmek olarak karşımızda duran bu uygulamalardan uzak kalınması gerektiği kanaatindeyim. Ticarete insan ve din kurban edilebiliyor, önümüze çıkan manzaranın özeti budur.
Peygamber aleyhisselam efendimizin sünneti itibariyle yemek öğünü tahdidi yoktur. İki ya da daha az veya fazla olmasının aykırılığı olmaz. Aykırı olan yemeğe esir olmaktır. Bunu da tıbben yenmesi uygun bir menü olarak belirleyebiliriz. Normal şartlarda kural böyledir. Bir nefis terbiyesi gibi ideal nedeniyle farklı uygulama olabilir ama o genelleme yapılabilir bir kural değildir.
Aleykümselam. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, bulsa yiyecekti. Nimetler haram değildir. nimetlerle azmak haramdır. Fakirin hakkını yok saymak sıkıntıdır. Bu iki çizgi arasında mutedil bir tutum içinde olmalıyız.
Müslüman, ahireti veya dünyası için fayda getirecek işlere öncelik vermelidir. Kandil gecelerinin “konuşulma, tartışılma gündemi” yapılmasının ahirete olmadığı gibi dünyaya da bir faydası yoktur. Bu tür konularla meşgul olmamak gerekir. Anlattığınız şeyler doğrudur, ortada çıkışı olmayan bir tünel gibi durmaktadır bu mesele. Biz bunun ortasını şöyle görmek istiyoruz: Yılda birkaç geceyi ihya ederek Müslüman olmanın gereğini hallettiğini zanneden gerçek bir aldanış içindedir. Bu gecelerin bu şekilde heba edilmesine karşılık o geceleri yok kabul eden de ne yaptığını bilememiş sayılmalıdır. Bari beş geceyi kurtarayım diyen birine ise söylenebilecek bir söz yoktur. Bari kandil gecelerini kurtarsın. Yılda beş gece fena bir kâr sayılmaz. Ortadaki kör tartışmayı kendisine konu edinmeden mü’min olma yoluna hızla devam eden mü’min ise biiznillah en doğru olanı yapmaktadır. Zannımız böyledir.
Öyle bir bilgimiz yok, iştahınız çekiyorsa yiyin, çekmiyorsa çektiğini yiyin. Yeter ki “yenir/yenmez” gibi bir iddia ile yapmayın bunu.
Selamünaleyküm. Merak etmeyin; iki yüz sene önce de aynı saatte insanlar imsak yapıyorlardı. Renkleri ayırma meselesi sadece ufuktaki güneşin yaklaşan ışıkları ile zifiri karanlığın kesiştiği noktayı temsil etmektedir. Meseleyi yüzeysel ele alırsanız dediğiniz gibi bir sonuca çıkarsınız. Takvimlerde bir yanlışlık yoktur.
aidin salih konusundaki diğer fetvalar
Bugün tıbbın bir yaratıcı durumuna getirildiği maalesef doğrudur. Aynı şekilde insanların korkularının bal ve çörek otu ile sömürüldüğü de doğrudur. İkisini de yanlış buluruz. Laboratuvarlarda denenerek ruhsatlandırılmamış ilaçların ve yöntemlerin insanların duygularının sömürülerek kullanılmasını asla doğru bulmayız. Tıp düşmanlığı yanlıştır. Doktorun mü'min değil ama uzman olması, eğer ona karşı başka bir uzman mü'min doktor alternatif üretiyorsa o takdirde yok kabul edilebilir. Böyle bir durum yoksa doktora muhalefet hatadır.
Bu ifadeler bilimsel olmadığı kadar dine de dayandırılamayacak sözlerdir. Söylenmesinin de uygun olmayacağını bilmeliyiz.