İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Peygamberimizin doğumu ile ilgili duymuş ve okumuş olduğum hadiseleri size sormak istiyorum. Peygamber efendimizin doğduğunda secdeye gitmesi, tekbir getirmesi, ellerini kaldırıp dua etmesi, “ümmetî, ümmetî” demesi, doğumu sırasında odada meleklerin tavaf yapması gibi ırhasat haberlerinin bir kaynağı var mıdır, yani gerçeği yansıtıyor mudur yoksa bunlar bir uydurma mıdır? Bunlara karşı yaklaşımımız nasıl olmalıdır?

Cevap

Irhasat yani Peygamber aleyhisselamın nübüvvetini güçlendiren olağanüstü gelişmeler haktır. Bunların en önemlisi denebilecek olan da Fil vakasıdır. Genel olarak ırhasatı kabul etmek gerekir. Direkt veya dolaylı olarak ayet ve hadislerle bize ulaşmıştırlar. Sorunuzda geçen ilk bebek günlerine ait bilgiler ise bize sahih ve sarih yollarla intikal etmediği için 'böyle oldu' düzeyinde bir bilgi olarak görmüyoruz ama 'onun için onlardan çok daha üstünü olurdu, Allah için zor değildir' deriz.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Peygamber aleyhisselamın bize emri, onun ve raşid halifelerinin izinden gitmektir. Önceki ümmetlerin, peygamberlerinin onlara emanet ettiği dininin yerine kendilerinin oluşturduğu icatlara uymaları, ümmet olarak kaldırılmalarının nedeni oldu. Bu ümmet, eski ümmetlerin yaptığını yaparsa yanlış yapmış olur. Yapılması gereken törenler değil Sünnet'e ittiba etmektir. Herkes şöyle bir mazerete sığınmayı tercih etmektedir: Kötü bir zamandayız, insanlar ancak böyle törenleri anlayabilmektedirler. Bu da bir mazerettir. O zaman bu mazeretin karşılığını ne kadar bulabiliyoruz? Bir kere biz, başkalarından önce kendimizi düşünmek zorundayız. Adeta biz, Sünnet'i tam anlamıyla yaşadık da, başkaları anlamakta zorlandılar, bunun üzerine de onlar için taviz vermek durumunda kaldık. Bu doğru değildir. Maalesef gerçek olan, bizim de başkaları gibi asıl yapmamız gerekeni yapmakta ayak sürtmemizdir. Zorumuza gidiyor, kolayı ile teselli buluyoruz. Mevlid kandili kutlamaları, kutlu doğum haftası ve benzerleri, sahih sünnette ve Ashâb-ı Kirâm'ın hayatında görmediğimiz uygulamalardır. Allah sonumuzu hayır etsin. Yapmamız gerekenler varken beğendiklerimizle teselli bulamayız.

Selamünaleyküm Nureddin Hocam. Malumunuz bu Mevlit Kandili pazar gününe denk gel
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu ve benzeri hadislerde, Ümmetin fırkalara bölünmesi ile ilgili bilgiler Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin geleceğe dair verdiği bilgiler arasında yer almaktadır. Bu bilgilerin muayyen bir asır ve mekân için kullanılması, şahıslara, gruplara mal edilmesi doğru değildir. Eğer hadislerdeki bilgi gün veya yer ismi zikrediyorsa mesele yok; zaten mucize tahakkuk etmiştir. Bunun dışındaki sonuçlar için hadislerdeki anlamı zorlamak gerekir ki bunun yanlış olacağını tahmin edebiliriz. Hadisler, ümmetin geleceğinde bir parçalanmanın olacağını ve bunun da yanlış olduğunu bildirmektedir. Başka bir uyarı da bu parçalanmada sadece bir grubun ilk neslin berrak izinden devam edeceği gerçeğidir. Ama siz de takdir edersiniz ki, her grup kendisinin o tek fırka olduğunu iddia edecektir ve etmektedir de. Bu da imtihanın ayrı bir boyutudur. Bize düşen, namazda, hacda, Kur'an'da, sünnette, ailede, cemaatleşmede ümmet mantığıyla hareket etmeye çalışmak, gerekiyorsa tek başına Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ve ashabının izini sürmeye hazır olmaktır. Bu da ilimle olabilir ancak. Allah azze ve celle rızasını gözeterek yaşamayı hepimize müyesser kılsın. Birbirimize, ümmetimize çok dua edelim. Dünyanın fitne zamanında yaşıyoruz ve fitne de artarak devam edecektir. Cennete kadar yılmadan sabırla devam edelim.

Peygamberimiz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki; nefsi kudret el
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İsa aleyhisselam, Allah Teâlâ’nın seçtiğini haber verdiği ailelerden biri olan İmran ailesinden Meryem’in oğludur. İmran’ın kızı Meryem ona meleğin üflemesi ile hamile kaldı. Hamile kalması ve doğumu bütün insanlık için bir mucize olmuştur. Allah Teâlâ onu sadece “ol” buyurması ile yaratmış oldu. İsa aleyhisselam Kudüs yakınlarında bir yer olan Beytüllahm’de doğdu. Meryem’in hamileliğinin ne kadar sürdüğüne dair net bir bilgi yoktur. Bazı müfessirler dokuz aydan söz etmişlerdir. Onun bir eşi olmadan, üzerine bir erkek eli değmeden doğum yapması bir tartışma konusu oldu o zaman. Doğan çocuk bir mucize olarak bebekten beklenmeyecek şekilde konuştu ve annesini müdafaa etti. Yıllar geçip Peygamber olduğunda o zamanın din sahibi insanları olarak Yahudiler onu bunalttılar. İman etmedikleri gibi ona çok eziyetler de ettiler. Allah Teâlâ onu göklere kaldırdı. Kıyamete yakın zamana kadar orada kalacaktır. Ruhu ve bedeni ile bulunduğu yerde yaşamaktadır. Kıyamete yakın zamanda Muhammed aleyhisselamın şeriatı ile amel etmek üzere inecektir ve haçı, domuzu imha edecektir. Ayetlerin ve hadislerin gösterdiği gerçek böyledir. Bu konuda ümmetin ilk asırlarından beri bütün uleması böyle inanmıştır.

İsa aleyhisselamın yaratılması ve yaşaması ile alakalı doğru denebilecek bilgile
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ size sabırlar versin. Yetimle ilgilenmek onu muhakkak eve almak değildir. Siz evinize kaç yetim alabilirsiniz ki? Başkasının doğurduğu asla sizin evladınız olamaz. Bunu unutun. Ancak aldığınız çocuğu iki yaşını bitirmeden emzirirseniz onun sütannesi olursunuz, eşiniz de sütbabası olur. O zaman evinizde evlat olarak kalır ama yine de mirasınızı siz öldükten sonra alamaz. Tek çareniz emzirebileceğiniz bir çocuk almanızdır. Unutmayın, iki yaşını bitirmemiş olacak. Emzirmeniz de sizin memenizden çıkan sütle olsun yeter. Yani bir cihazla memenizden alıp onun ağzına koyabilirsiniz. Bunu beş kere yaptığınızda o sizin evladınızdır artık. Allah Teâlâ size yardım etsin.

Hocam ben on sekiz yıldır evliyim ve çocuğum olmadı. İki defa tüp bebek yöntemiy
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kulun başına gelen olumsuzlukları değerlendirirken “her olumsuzluk” diye sınırlandırılmış bir ifade yanlıştır. Evet, elimizin/dilimizin/gözümüzün yaptıkları, kalbimizin kaypaklıkları netice olarak Allah’tan musibet gelme nedeni olabilir. Bunu gösteren, işaret eden ayet ve hadis de vardır. Ama buna dayanarak her musibetin bir hata üzerine ceza olarak indiği söylenemez. Ve başa gelen musibetler sanki gerekli cezası da gelmiş ve iş bitmiş gibi bir anlayışa da sebep olamaz. Peygamberler başta olmak üzere küçük bebekler ve salih insan olarak bildiklerimizden büyük musibetler yaşayanlar vardır. Onları nereye koyacağız? Bu tür meselelerde tek bir seçenek üzerinde düşünmek gayba ait bilgileri zorlamak olabilir. “Biz hata etmiş ve sebep olmuş olmayalım da…” şeklinde özetlenebilecek bir idrakle bakılmalıdır meseleye. Rabbim musibetlerden muhafaza buyursun. Gaflette olmaktan da bizleri korusun. Âmîn.

Hocam ben ibadetlerimi yapıyorum ve elimden geldiğince haramlardan sakınmaya çal
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ben şahsen modern tıbbın dışındaki yöntemleri referans olarak kabul etmiyorum. İnsanların zafiyetlerini sömürmek olarak karşımızda duran bu uygulamalardan uzak kalınması gerektiği kanaatindeyim. Ticarete insan ve din kurban edilebiliyor, önümüze çıkan manzaranın özeti budur.

Hocam Öncelikle hizmetleriniz için Allah razı olsun. Rabbim sevgili Peygamberimi

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.