Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm Nureddin Hocam. Malumunuz bu Mevlit Kandili pazar gününe denk geldi. Pazar günü tek başına oruç tutmak ne kadar doğru ya da ne kadar yanlıştır? Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in bize bu konudaki emri nedir? Bir Müslüman olarak bu konuda nasıl bir tutum sergilemeli ve bu konuda bize yöneltilen suallere nasıl cevap vermeliyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Rasûlullah'ın sahih sünnetinde böyle bir şey göremiyoruz. Bu kutlamalara sadece bid’at diyebilsek! Bir de oyalama yönü var ona da dikkat edilmelidir.
Selamünaleyküm. Arkadaşınıza sözünüz geçmiyorsa ona mesafe koymanız gerekir. Aksi takdirde haramlara karşı sessiz kalarak eski ümmetlere benzemiş oluruz. Doğum günü kutlanması, bize ait olmayan ithal uygulamalardan biridir. Yapılması haramdır demesek de abestir, gereksizdir deriz. Boş bir iştir. Müminlerin böyle işlerle uğraşmaya vakitleri olmamalıdır. Neden bir kardeşliğimizin canlı olması için doğum gününü bekleyelim? Biz ümmeti Muhammediz; birbirimizi Allah için severiz, Allah için beraber oluruz. Bir gün değil her gün birbirimizin yanında oluruz. Biz buyuz.
Selamünaleyküm. Bu hususlarda size tavsiyem, mutedil olmanızdır. İnsanların nefislerine hoş gelen şeyleri bir veya beş kerede ikna edip kaldıramazsınız. Sabırlı olun. Bir kere düşünün; her yaş günü aynı zamanda ölüme bir sene daha yakın olmak değil midir? İnsan, ölüme biraz daha yakın olduğu için kutlama yapar mı? Yapıyor işte. Siz bildiğiniz hakikati koruyun, insanlarla cebelleşmeyin, kendinizi yıpratırsınız. Peygamber aleyhisselam efendimizin doğumunu kim kutluyor da örnek olacak bize; sahabe yapmış mı, Ebu Hanife yapmış mı? Yapan kim, cihattan uzak, laik ortamı korumak için yaşatılan kurumların sahipleri! Siz bildiğiniz yolda devam edin, Allah yardımcınız olsun.
Kandil gecesine mahsus bir ibadetin olmadığı doğrudur. Ama sizin, anlamayacakları şeylerde ailenizi, kardeşlerinizi zorlamanız da hoş değil. Daha sabırlı ve daha ikna edici olmanız gerekir. Derdi ve davası olanlar, zamanı ve şartı çok iyi kullanmalıdırlar. Kandil meselesine gelince, o gecelerin, ashab-ı kiramın 'kutladığı' geceler olmaması hasebiyle bid’at olmadığını söyleyebilecek kimse yoktur. Şu var ki, Müslümanlara dinlerini hatırlatmaya fırsat oluşturması bakımından bu geceleri değerlendirmenin yararlı olacağını söyleyenler için kendileri açısından önemli bir malzeme vardır. Size düşen, kalbinizin rahat etmediği işleri yapmamaktır ama dağıtmayın, tartışmayın. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Şu andaki düzen, Müslümanların mescitte kılınmaması hâlinde Sünnetleri terk etmeleri endişesi ile oluştu. Ashabı kiram ise ilk sünnetleri evlerinde kılıyor, farz bitince de evine dönecek olanlar evlerinde Sünnet kılıyorlardı. Bizim yaptığımız ise Sünnet ruhuna aykırı değildir.
Biz, Allah'ın kullarıyız. Onun emrettiğini yapar, gerisini ona bırakırız. Peygamberler de yer yer istediklerini yapamadılar ama azimleri eksilmedi, yılmadılar. Şeytan sizi yarınlarla korkutup şimdiden çökertmesin. Siz dik durun, Allah'ın emir ve yasaklarına riayet edin. Gerisini ve yarını da Allah'a bırakın. O sizi mahcup etmez, asla etmez!
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. MÜCEDDİD, mü'minlerin üzerindeki gaflet külünü uçurmak için Allah Teâlâ'nın gönderdiği bir kuludur. Müceddidin dine getireceği bir yenilik yoktur, olamaz da. Din eskimediği için dinin yenilenebilecek bir bölümü yoktur. Din taptazedir. Eskiyen, üzeri küllenen mü'minler olur. Allah'ın bir kulu da o külleri savurur böylece de din hayatın içinde yenilenmiş gibi olur. Olan ve olacak olan da budur. Kimin müceddid olduğu ise o müceddidin ölmesinden sonra anlaşılabilir. Üzerinden zaman geçmeden bir insanın yaptığı işlerin neye mal olduğunu tespit etmek zordur. Müceddid yapacağını yapar, üzerinden geçen yıllar o yapılan işlerin hayatın içinde nereye oturduğunu gösterir. Geriden gelenler de, o kişinin yaptığı işlerin bir tazeleme, kül savurma oludğunu anlar. Böylece de o kişinin müceddidliği kişisel bir kanaatle değil toplu kanaatle ortaya çıkmış olur. Ömer bin Abdülaziz rahmetullahı aleyhte böyle olmuştur. Bazı grupların kendi büyüklerini müceddid olarak göstermelerini ise sadece bir taassup olarak adlandırabiliriz. O müceddid adayı bir kere buna karşı çıkıyor olmalıdır. Dinini değil kendini yenileyen birinden müceddid mi olur?
Selamünaleyküm. Namazın kabulü açısından böyle bir tutumun zararı yoktur. Namaz huşuu açısından ize bunun uygun olmadığını söyleyebiliriz. Daha seviyeli ibadetler yapmak gerekir. Şeytan bu tür işlerle meşgul etmeyi iyi becerir. Ona alet olmamak da bizim becermemiz gerekendir.
Selamünaleyküm. Bir hataya iştirak etmek o hatanın günahına da ortak olmaktır. Bilhassa insanların sağlığı ile alakalı bir işte kurallara uymak gerekir. Buna göre hareket etmelisiniz.
Selamünaleyküm. Babanız inşaallah mü'min olarak öldü. Alkol ve benzeri günahlar imandan çıkarmaz. Allah Teâlâ onu da bizleri de mağfiret buyursun. Babanız için duayı hiçbir zaman ihmal etmeyin. O şu anda sizin duanızla ve istiğfarınızla adeta ayakta durabilecek bir yerdedir. Yemekler, ziyafetler akıl kıtlığından başka bir şey değildir.Geçmişi ve geçirdiklerinizi unutun. Onlarla vakit kaybetmeyin. Şimdi babanız için dua edin, sadaka verin, tanıdıklarına dua etmelerini söyleyin. Ve babanızın bu kötülüğünü hiçbir şekilde anmayın, andırmayın. O anıldıkça babanızın defterleri de açılabilir.Siz üzerinize düşeni yapın. Babanızın borçları vardı ise onları ödeyin. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Ağır hastalık, keffaret orucunu kesmek için bir özürdür. Hastalık süresince ara verebilirdiniz. İyileştikten sonra da tutmadı iseniz yeniden başlayacaksınız. Sadece hasta olduğunuz günler için vermiş olduğunuz arayı ise ara verilmemiş gibi kabul ederek devam edebilirsiniz. Geçmiş olsun.
Aleykümselam. Kız kardeşinizle bir kan bağı olmayanın sizin yeğeniniz olması mümkün değildir.