Fetva Meclisi
Soru
Hocam söylediğim şeylere her zaman dikkat etmeye çalışıyorum. Ancak bazen ortamlarda güncel konularla ilgili şakalar yapılıyor ve boş bulunup ben de katılıyorum. Sonrasında ise çok üzülüyorum. Allah’tan çok korkuyorum, ya şaka yaptığım şeyler başıma gelirse diye endişe ediyorum. Niyetim asla başkalarının yaşadığı şeyler değil ama pişmanlık duygusunu anında yaşıyorum ve hemen tövbe ediyorum. Buna rağmen kafama çok takıyorum. Böyle durumlarda mesul olur muyum? Ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bütün hatalarımızdan istiğfar etmeliyiz. Bu hatadan da istiğfar edin. Allah rızasına kavuşmayı hepimize müyesser kılsın.
Siz ahlakınızdan taviz vermeyin. İnsanlarla iyi geçinin. Ama insanları zorlamayın. Farz denecek konularda ve haramlar konusunda bu titizliğinizi koruyun ama diğer ayrıntı konularda abartıya kaçmayın ve insanların sizin gibi olmasını beklemeyin. Yoksa onları kendinizden soğutursunuz. Allah hepinize afiyet versin.
Allah Teâlâ sizi o makama yüceltsin. O MAKAM diyorum zira sözünü ettiğiniz ve temenni ettiğiniz şey bir yüksek makam meselesidir. O makamın sakinleri de Ashab-ı Kiram ve evliya kimselerdir. Keşke siz de biz de o makama yükselebilsek, keşke! Ne yazık ki, aile kurarken bu yüksek makamı dikkate alamıyoruz, daha sonraki temennileri de hayal olarak görüyoruz. Size tavsiyemiz şudur: Bu temenninize birden yükselmeye çalışmayın. Size sadaka kadar aile saadeti de gerekiyor. Uzun sürecek bir eğitim ve mücadeleden sonra bu noktaya gelmeyi hedefleyin. Şimdilik YAPTIĞINIZ VE KULLANDIĞINIZ HARAM OLMASIN yeter. Allah yardımcımız olsun.
Net olarak hakkına girdiğinizi hatırladıklarınız varsa onlarla bir yolunu bulup helalleşin. Genel olarak listede bulunup da ayrıntısını hatırlamadıklarınız için de dua edin, onlar ve sizin için istiğfar edin. Allah yardımcımız olsun. Dua etmeye devam edin.
İman eden her insan, namazın karşısına hiçbir engeli çıkarmayacağına söz vermiş sayılır. Rabbimizin kuluna ilk hesabı namazdan olacaktır. Namazın hesabı verilmeden de diğer amellerimiz ne kadar iyi olursa olsun geçilmeyecektir. Namaza karşı gevşekliğin, -Allah korusun- dinden soğumaya bile götürebileceğini unutmamak gerekir. Kaldı ki yabancı bir ülkedesiniz ve bu sizin daha da hassas ve ciddi olmanızı gerektirir. Ortam ve çevre olarak namaz ehli olanların daha az bulunduğu hayatı yaşıyor olabilirsiniz. Ancak bu asla bir mazeret ve gereçle değildir. Çok acil olarak tevbe edip geçmişi de kaza etmeye karar verin. Namaz üzerinden tartışmaya bile yanaşamayız. Zaten her genç namazını kılar, ihmal etmez diye bakarız. Çünkü iman ettik, namazı da kılmaya söz verdik demektir. Bu hassasiyeti kazanabilmek için; 1.Namazlı arkadaş grubu: Böyle arkadaşlar size hatırlatıcı ve toparlayıcı olacaktır. Eğer böyle bir kişi etrafınızda yoksa bile Allah’tan bunun için yardım isteyin. 2.İlim Meclisi: Muhakkak iyilerle, namaz ehli insanlarla beraber olup haftalık hadisi şeriflerle ihya olmak iyi gelecektir. 3.Dillendirmemek: “Namazımı kılamıyorum, aksatıyorum” gibi sözleri kendinize bile itiraf etmeyin. Bunu zihninizde normalleştirmekten de Allah’a sığının. 4.Dua: Şeytanla girilen her mücadelede düştüğümüz yerden kalkmayı becermek zorundayız. Yılmadan, usanmadan bu mücadeleye devam edeceğiz. Allah-u Teâla’dan namazda ölene kadar devamlı olmak için bolca dua edin. Çünkü her ibadet ancak Rabbimizin dilemesiyle gerçekleşecektir. 5.Tevbe: Düştüğünüz bu hatadan dolayı mümkün olduğunca kendinize hatırlatmada bulunun ki bu durum sizi tevbeye sevk etsin. İhmalkârlık ve kazaya bırakmış olmak en büyük tevbeyi gerektiren önemli hususlardandır. Rabbim namazı dosdoğru kılanlardan eylesin bizleri.
Hiç tartışmamak hayatı durdurmak olur. Biz bizi yaratan Allah ile tartışmayız, onun şeriatı ile tartışmayız. Bizim gibi insanlarla tartışırız. Edebine uyulabildikten sonra tartışmanın sakıncası yoktur. Dini konularda tartışırken şu kurallara uymaya çalışın: a. Düşündüklerini ve savunduklarını “din” olarak görme ve gösterme. “Dine ait olduğunu zannettiğin” şeyler olarak gör. Bu bakış sana haddini bilme ve ileri gitmeme nezaketi getirecektir. b. Senin için kesin gibi olan şeylerin karşındakiler için de öyle olmayabileceğini kabul et. c. Dine ait olarak bildiğin hususlarda baştan sona her şeyin tek düzey olması gibi bir tutum içinde olma. Sen ne konuşursan o konuştuğun dinin en önemli meselesi gibi olmasın. Dinin temelleri var, farzları var, vacipleri var… Bu derece olmayan hususları var. Âyet var hadisten öncelikli. Âlim sözü var hadisten sonra gelir. Din bir kurallar ve o kuralların tertibi üzerine kuruludur. Buna uy. d. Bazı doğruların ilk bakışta görülemeyebileceğini bilmelisin. İnsanların kavrama düzeyleri de farklı olunca sana açık seçik gibi gelen bir hususun bir başkası için kapalı olabileceğini bil. Bu da bazı doğruların farklı ihtimaller üzerinden anlaşılabileceği gerçeğini gösterir. e. Mü'minler arasında ülfet ve muhabbetin bulunması ve yükselmesinin kimi meseleleri konuşmaktan daha önemli olacağını asla unutma. Tartışınca ne olacak, tartışmayınca ne olacak denklemini iyi kurmalısın. f. Sık sık kendini test et; gerçekten doğruyu karşındaki ispat ederse kabul edebilecek ve susacak mısın yoksa inadın sürecek mi, bunu kalbine sık sık danış. Adalet ve insaf hissiyatın ne durumdadır diye kendini sorgula. g. Ve hiçbir zaman şunu unutma: Din yaşanması içindir tartışılması için değildir.
alay konusundaki diğer fetvalar
Küfür içeren sözlerin söylendiği, dinle alay edilen veya haram işlerin yapıldığı bir ortamda bulunmak ve bu durumlara karşı tutumumuza göre farklı hükümlere tabidir. Bu konuyla ilgili şöyle bir açılım yapabiliriz: Söylenen veya yapılanları kabul ederse ya da bu durumdan razı olursa, bu büyük bir günahtır ve kişinin imanını tehlikeye sokabilir. Ancak kabul etmez, razı olmaz, sadece zorunlu bir nedenle orada bulunur ve gönlünden bu duruma buğzederse, bu kimse küfre düşmüş sayılmaz. Sessiz kalmak ve tepki göstermemek, bulunduğunuz ortama ve niyete bağlı olarak farklı sonuçlar doğurabilir. Sessizlik onaylama anlamına geliyorsa, bu tehlikelidir. Çünkü küfre veya harama karşı açık bir tavır takınmak Müslüman’ın sorumluluğudur. Ancak sessizlik oradaki kişilerin sizi anlamayacağı, tepkinin faydasız olacağı bir durumdaysa veya güvenlik gibi nedenlerle tepki veremiyorsanız, bu durumda kalben buğzetmek ve ortamdan uzaklaşmak tavsiye edilir. Bulunduğunuz ortamda kalmanız işiniz veya başka zorunluluklardan dolayı ise kalben buğzetmeye ve olabildiğince bu ortamdan etkilenmemeye çalışmalısınız. Alternatif arayarak, mümkünse daha uygun bir ortamda çalışmayı veya bulunmayı hedeflemelisiniz. Küfür veya alay içeren şeylerden rahatsız olduğunuzu kibar bir şekilde ifade etmeyi deneyebilirsiniz. Günahkâr olma durumu, ortamı terk edebilme imkânı olduğu halde kalmaya devam ederse söz konusu olabilir. Mümkünse ortamdan uzaklaşın. Küfür ve dinle alay içeren ortamlar kalbi karartır ve kişinin manevi hayatına zarar verebilir. Allah sizin niyetinizi ve kalbinizdeki durumu bilir. İmanınızı koruma konusunda gösterdiğiniz çabayı karşılıksız bırakmaz. Allah yardımcınız olsun.
Küfre düşme söz konusu değildir. https://fetvameclisi.com/fetva/yanlis-bir-cumle-kurdum-kufre-dustum-mu
Birilerinin burnunuzla alay etmesi öyle olduğunuz anlamına gelmez. İnsanlar kendilerine alay konusu yapmak için küçük konuları büyüttüğünü unutmayın. Burnunuzun normalden hafif büyük olması estetik yapmak için geçerli bir mazeret değildir. Sabredin, imtihan görün ve sizinle alay eden insanlara biraz daha mesafeli olun. Allah yardımcınız olsun.
Arkadaşların bilmedikleri bir şeyi yaptılar, sen de kastetmeden güldün diye umarız. İnşaallah o olaya benzemez bu durum. Sen yine tevbe ve istiğfar et. Allah seni korusun, dinine hizmetkâr kılsın.
Bugünkü yapılan şekli ile güreşin sünnet olduğu söylenemez. Ayrıca güreşmek, herkese tavsiye edilen bir emir anlamında sünnet değildir. Peygamber aleyhisselam efendimizin hayatına ait tatlı bir hatıra anlamında sünnettir. Eğer sözün sahibi bütün bu ayrıntıyı kastederek tahkir etmek için öyle bir söz söylüyorsa vebale girer.
Çarşaflı bir kadına öyle bir eğlence lakabı takması direkt küfür yani dinden çıkmak olarak görmeyiz ama o ifadeyle kastedilen Allah’ın emri olan tesettür ise maazallah o küfürdür.