Fetva Meclisi
Soru
Hocam burun estetiği yaptırmak günah mıdır? Sınıftaki arkadaşlarım burnun büyük diyor. Bu durum benim psikolojimi çok etkiliyor.
Cevap
Benzer fetvalar
Yaratılıştan arızalı olan bir organ ameliyatla düzeltilebilir. Yasak olan ise ‘daha güzel görünmek için’ estetik yaptırmaktır. Sizinki normal insan burnuna göre arızalı gibi duruyorsa düzelttirebilirsiniz. Geçmiş olsun.
Ameliyatınız yapılırken ilave bir şekil verilmeden, estetik bir ameliyat yaptırmanızda sakınca olmaz.
Selamünaleyküm. Olan olduğuna göre şimdi tövbe ve istiğfar etmekten başka yapacağınız bir şey yoktur.
Gereksiz bir estetik hata idi, günah işlenmiş oldu. Tevbe etti iseniz ve tevbenizde samimi iseniz biiznillah o günah da kapanmıştır. Şimdi sizin düşünceniz sadece bir takıntıdır ve gereksizdir. Şeytan sizi meşgul ediyor. Hiç olmamışınız gibi yaşamaya çalışın.
Sağlığınızı etkileyen bir durum olmadıkça ya da yüz hatlarınız normalin dışında bulunmadıkça fıkhen estetik operasyon yaptırmanız caiz değildir. Hastalıkların tedavisi dışında bedene müdahale yasaktır. Toplum normları, çevre baskısı, sosyal medyanın etkisi Allah'ın rızasının karşısında durmamalı/durdurulmamalıdır. Bunu imtihanınız olarak düşünün. Rabbimiz sizi bu konu ile imtihan ediyor. Toplum normlarını değil kendisini tercih etmenizi istiyor. Elbette kolay olmayacaktır bu süreç ama cennet, nefse zor gelen şeylere tahammül edildikçe yakınlaşacaktır. - Bakış açınızı değiştirin. - Dini hassasiyetler olan arkadaşlar edinin. - Önce Rabbiniz ne diyecek onu hayal edin.
Aleykümselam. Bu saydıklarınızdan sadece uyku sorunu, ameliyat için yeterli bir sebeptir. Doktor, uykunuzu, burnunuz etkiliyor derse ameliyat olabilirsiniz. Onun dışında da burnunuzun uzun olduğu kararı, tıbben kararlaştırılmalıdır ki ameliyat caiz olsun.
alay konusundaki diğer fetvalar
Küfür içeren sözlerin söylendiği, dinle alay edilen veya haram işlerin yapıldığı bir ortamda bulunmak ve bu durumlara karşı tutumumuza göre farklı hükümlere tabidir. Bu konuyla ilgili şöyle bir açılım yapabiliriz: Söylenen veya yapılanları kabul ederse ya da bu durumdan razı olursa, bu büyük bir günahtır ve kişinin imanını tehlikeye sokabilir. Ancak kabul etmez, razı olmaz, sadece zorunlu bir nedenle orada bulunur ve gönlünden bu duruma buğzederse, bu kimse küfre düşmüş sayılmaz. Sessiz kalmak ve tepki göstermemek, bulunduğunuz ortama ve niyete bağlı olarak farklı sonuçlar doğurabilir. Sessizlik onaylama anlamına geliyorsa, bu tehlikelidir. Çünkü küfre veya harama karşı açık bir tavır takınmak Müslüman’ın sorumluluğudur. Ancak sessizlik oradaki kişilerin sizi anlamayacağı, tepkinin faydasız olacağı bir durumdaysa veya güvenlik gibi nedenlerle tepki veremiyorsanız, bu durumda kalben buğzetmek ve ortamdan uzaklaşmak tavsiye edilir. Bulunduğunuz ortamda kalmanız işiniz veya başka zorunluluklardan dolayı ise kalben buğzetmeye ve olabildiğince bu ortamdan etkilenmemeye çalışmalısınız. Alternatif arayarak, mümkünse daha uygun bir ortamda çalışmayı veya bulunmayı hedeflemelisiniz. Küfür veya alay içeren şeylerden rahatsız olduğunuzu kibar bir şekilde ifade etmeyi deneyebilirsiniz. Günahkâr olma durumu, ortamı terk edebilme imkânı olduğu halde kalmaya devam ederse söz konusu olabilir. Mümkünse ortamdan uzaklaşın. Küfür ve dinle alay içeren ortamlar kalbi karartır ve kişinin manevi hayatına zarar verebilir. Allah sizin niyetinizi ve kalbinizdeki durumu bilir. İmanınızı koruma konusunda gösterdiğiniz çabayı karşılıksız bırakmaz. Allah yardımcınız olsun.
Bahsettiğiniz husus günümüzde sadece bizim meselemiz asla değil; bunu önce kendimize hatırlatmamız gerekiyor. Ağzımızdan çıkan kelimelerle ilk insandan son insana kadar herkes mücadele edecek. Konuştuklarımız düşüncelerimizin yansıması olduğu için kendimizi eğiterek güzel düşünen, güzel konuşan insan olmamız için uğraşacağız. Şaka meselesine gelince; şaka haram ve yasak değildir hatta hayat şaka gerektiren bir yerdir. Günlük yorgunluklarımızda bize enerji verir âdeta. Hem Efendimiz aleyhisselam da Ashab-ı Kiram da şakalaştılar ama bu konuda mü’min olarak dengeli olmamız gerekmekte. Bu dengeyi kurabilmek için birkaç hususu şöyle hatırlatmak isterim: - İnsan onurunu rencide edecek bir içerik, bir tarzda olmamalı, - Dinimizin hassas meselelerini konu ederek zarara sebebiyet vermemeli, - Gıybet, dedikodu, nemime, yalan vb. kul hakkını teşkil edecek sonuç vermemeli. Bu şartlara dikkat ederek şaka kültürümüzü yeniden gözden geçirebiliriz. Bu şartların varlığını bilmek otomatik uygulamak anlamına gelmemekte şüphesiz. İnsanız, hata yapabiliriz. Bu hususları bilmek kadar uygulayabileceğimiz bir ortamın da varlığına ihtiyaç duyarız. Bulunduğumuz ortamlar bizi âdeta içine almakta. Bu sebeple dinimizi bir bütün yaşamak için bu tür hatalara düşebilecek ortamlardan da uzak durmaya, o ortamlarda bulunurken kontrollü davranmaya özen göstermemiz gerekir. Toplumda yaşıyoruz, birbirimizden etkileniyoruz. Bu etkilenme bazen de olaylar karşısında kendimize puan vermeyi beraberinde getirmekte. Karakterler, olaylar, tepkiler herkese göre farklılık göstermekte. Bizim en büyük tehlikemiz de bu farklılıkları değerlendiren, anlamaya çalışan hatta ders çıkartan değil KENDİMİZ İLE KIYASLAMAK olmakta. Çünkü bu kıyasın ardından bir kınama gelir çoğu zaman. Kınama da alaycı bir tavra ve tepkiye dönüşebilmekte. Böyle olmaktan Allah’a sığınmamız gerekir. İnsanız, her şey bizim için. Bugün olan yarın bizim de başımıza gelebilir. Böyle olmamak için; - Sürekli kendimizi geliştirmeliyiz, - Allah’a sığınarak bir hayat yaşamalıyız, - Acizliğimizi unutmamalıyız, - “Herkes kendisine baksın” dercesine topluma puan verme çabasında olmayarak yaşamalıyız bir kere cennet fırsatı için verilen hayatımızı. Son olarak büyüklerimizin mücadele ettikleri alanlardan biri olan malayani-bizi ilgilendirmeyen işlerden de uzak durmak gerektiğini de unutmamamız gerekir. Her hâlde bizi bizden daha iyi tanıyan, daha çok düşünen, daha çok seven bir Rabbimizin olduğu bilerek, buna iman ederek yaşamak çok büyük bir nimet… Rabbim yardımcımız olsun. Dualar eder dualar beklerim.
Arkadaşların bilmedikleri bir şeyi yaptılar, sen de kastetmeden güldün diye umarız. İnşaallah o olaya benzemez bu durum. Sen yine tevbe ve istiğfar et. Allah seni korusun, dinine hizmetkâr kılsın.
Küfre düşme söz konusu değildir. https://fetvameclisi.com/fetva/yanlis-bir-cumle-kurdum-kufre-dustum-mu
Bugünkü yapılan şekli ile güreşin sünnet olduğu söylenemez. Ayrıca güreşmek, herkese tavsiye edilen bir emir anlamında sünnet değildir. Peygamber aleyhisselam efendimizin hayatına ait tatlı bir hatıra anlamında sünnettir. Eğer sözün sahibi bütün bu ayrıntıyı kastederek tahkir etmek için öyle bir söz söylüyorsa vebale girer.
Çarşaflı bir kadına öyle bir eğlence lakabı takması direkt küfür yani dinden çıkmak olarak görmeyiz ama o ifadeyle kastedilen Allah’ın emri olan tesettür ise maazallah o küfürdür.