Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim bir arkadaşım internette video izlerken karşısına bir video çıktı. Videoda, down sendromlu bir kişi namaz kılıyordu. Ancak videoya yapılan yorumlarda, haşa "Allah’ın duymama ihtimali yok", "Sanki sure indiriyor" gibi ifadeler kullanılarak dalga geçiliyordu. Arkadaşım bu videoya gülmeye başladı. Onun gülmesi bana komik geldi ve kendimi tutmaya çalışsam da birkaç kez benim de sesim çıktı. Çünkü hem o kardeşimizin yüksek sesle ve farklı bir şekilde namaz kılması bir anlığına komik geldi hem de arkadaşımın gülüşü etkiledi. Ancak yorumlarda yazılan ifadelerin “Elfaz-ı Küfür” (küfre düşüren sözler) olduğunu biliyordum. Bu yüzden içim çok kötü oldu. Gülmemi tutamadığım için küfre düşmüş olur muyum? Dinden çıkma tehlikesi var mıdır? Hemen tövbe ettim ama yine de çok üzgünüm. Bu konuda ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Önce, o sözlerin gerçekten dinden çıkma anlamına gelmesi konusunda kesin bilgi sahibi olmalıyız. Zanla din kuralı konamaz. Eğer kullanılan sözlerin dinden çıkardığını o kişi bilmiyorsa, o kişinin kastı yok, hatanın ağırlığını bilse tevbe edecekti diye umarız. Namaz kılmasını da kesin dine dönüş olarak görürüz. Çünkü o sözün muhtevası onun inatla sürdürdüğü bir tavrı değildir.
Selamünaleyküm. Çok açık bilinebilecek durumlar vardır, herkesin derin bilemeyeceği durumlar vardır. Meselâ meleklerin varlığı inkâr etmekle meleklerden birinin inkârı aynı değildir. Buna göre de hüküm farklı olur. Herhalükârda tevbe ile durum biiznillah düzelir.
Selamünaleyküm. Küfür kelimesini kullanmayın. Günah deyin, haram deyin. Küfür, daha ötesi olmayan bir uçurumdur.
Selamünaleyküm. Onu bunu bırakın, arkadaş çevrenizi değiştirin. Sizin küfretmekten daha tehlikeli durumunuz o arkadaş çevresi ile bulunmanızdır. En kestirme olanı yapın, çevrenizi değiştirin. Küfretmek, fasıklık nedenlerindendir. Yani ağır günahlardandır. Mü'min ağız, temizdir. Allah diyen ağız berraktır. Dikkat etmelisiniz.
Aleykümselam. Tevbe ile sildiğiniz dosyalara geri dönmeyin. Allah'ın sildiğini karıştırmak doğru değildir hatta o da yeni bir günahtır.
Elfaz-ı küfür, söyleyeni dinden çıkarıp kâfir yapan sözler demektir. Allah’a, Peygamber aleyhisselama sövmek, Kur'an ve mukaddesatla alay etmek, dine ait bir şeyi inkâr etmek gibi sözler dinden çıkarır. Kastetmeden ve dil sürçmesi gibi durumlar için ise istiğfar edilmelidir. Müslüman dilini kullanmayı bilen insandır. Diline, kulağına hatta gözüne sahip olamamak bir Müslüman için eğitimsizlik, çevre kötülüğü, yetişme hataları gibi nedenlere dayanabilir. Neden nerede ise oradan başlanmalı ve riskten kurtulmalıdır Müslüman. Öyle veya böyle tövbesi olmayan bir günah yoktur. Ağzından bu tür ağır sözlerden biri çıkan hemen tövbe etmeli ve kelimeyi şehadet getirerek imanını yenilemelidir. Diğerleri için de tövbe ve istiğfar etmelidir.
alay konusundaki diğer fetvalar
Bahsettiğiniz husus günümüzde sadece bizim meselemiz asla değil; bunu önce kendimize hatırlatmamız gerekiyor. Ağzımızdan çıkan kelimelerle ilk insandan son insana kadar herkes mücadele edecek. Konuştuklarımız düşüncelerimizin yansıması olduğu için kendimizi eğiterek güzel düşünen, güzel konuşan insan olmamız için uğraşacağız. Şaka meselesine gelince; şaka haram ve yasak değildir hatta hayat şaka gerektiren bir yerdir. Günlük yorgunluklarımızda bize enerji verir âdeta. Hem Efendimiz aleyhisselam da Ashab-ı Kiram da şakalaştılar ama bu konuda mü’min olarak dengeli olmamız gerekmekte. Bu dengeyi kurabilmek için birkaç hususu şöyle hatırlatmak isterim: - İnsan onurunu rencide edecek bir içerik, bir tarzda olmamalı, - Dinimizin hassas meselelerini konu ederek zarara sebebiyet vermemeli, - Gıybet, dedikodu, nemime, yalan vb. kul hakkını teşkil edecek sonuç vermemeli. Bu şartlara dikkat ederek şaka kültürümüzü yeniden gözden geçirebiliriz. Bu şartların varlığını bilmek otomatik uygulamak anlamına gelmemekte şüphesiz. İnsanız, hata yapabiliriz. Bu hususları bilmek kadar uygulayabileceğimiz bir ortamın da varlığına ihtiyaç duyarız. Bulunduğumuz ortamlar bizi âdeta içine almakta. Bu sebeple dinimizi bir bütün yaşamak için bu tür hatalara düşebilecek ortamlardan da uzak durmaya, o ortamlarda bulunurken kontrollü davranmaya özen göstermemiz gerekir. Toplumda yaşıyoruz, birbirimizden etkileniyoruz. Bu etkilenme bazen de olaylar karşısında kendimize puan vermeyi beraberinde getirmekte. Karakterler, olaylar, tepkiler herkese göre farklılık göstermekte. Bizim en büyük tehlikemiz de bu farklılıkları değerlendiren, anlamaya çalışan hatta ders çıkartan değil KENDİMİZ İLE KIYASLAMAK olmakta. Çünkü bu kıyasın ardından bir kınama gelir çoğu zaman. Kınama da alaycı bir tavra ve tepkiye dönüşebilmekte. Böyle olmaktan Allah’a sığınmamız gerekir. İnsanız, her şey bizim için. Bugün olan yarın bizim de başımıza gelebilir. Böyle olmamak için; - Sürekli kendimizi geliştirmeliyiz, - Allah’a sığınarak bir hayat yaşamalıyız, - Acizliğimizi unutmamalıyız, - “Herkes kendisine baksın” dercesine topluma puan verme çabasında olmayarak yaşamalıyız bir kere cennet fırsatı için verilen hayatımızı. Son olarak büyüklerimizin mücadele ettikleri alanlardan biri olan malayani-bizi ilgilendirmeyen işlerden de uzak durmak gerektiğini de unutmamamız gerekir. Her hâlde bizi bizden daha iyi tanıyan, daha çok düşünen, daha çok seven bir Rabbimizin olduğu bilerek, buna iman ederek yaşamak çok büyük bir nimet… Rabbim yardımcımız olsun. Dualar eder dualar beklerim.
Küfür içeren sözlerin söylendiği, dinle alay edilen veya haram işlerin yapıldığı bir ortamda bulunmak ve bu durumlara karşı tutumumuza göre farklı hükümlere tabidir. Bu konuyla ilgili şöyle bir açılım yapabiliriz: Söylenen veya yapılanları kabul ederse ya da bu durumdan razı olursa, bu büyük bir günahtır ve kişinin imanını tehlikeye sokabilir. Ancak kabul etmez, razı olmaz, sadece zorunlu bir nedenle orada bulunur ve gönlünden bu duruma buğzederse, bu kimse küfre düşmüş sayılmaz. Sessiz kalmak ve tepki göstermemek, bulunduğunuz ortama ve niyete bağlı olarak farklı sonuçlar doğurabilir. Sessizlik onaylama anlamına geliyorsa, bu tehlikelidir. Çünkü küfre veya harama karşı açık bir tavır takınmak Müslüman’ın sorumluluğudur. Ancak sessizlik oradaki kişilerin sizi anlamayacağı, tepkinin faydasız olacağı bir durumdaysa veya güvenlik gibi nedenlerle tepki veremiyorsanız, bu durumda kalben buğzetmek ve ortamdan uzaklaşmak tavsiye edilir. Bulunduğunuz ortamda kalmanız işiniz veya başka zorunluluklardan dolayı ise kalben buğzetmeye ve olabildiğince bu ortamdan etkilenmemeye çalışmalısınız. Alternatif arayarak, mümkünse daha uygun bir ortamda çalışmayı veya bulunmayı hedeflemelisiniz. Küfür veya alay içeren şeylerden rahatsız olduğunuzu kibar bir şekilde ifade etmeyi deneyebilirsiniz. Günahkâr olma durumu, ortamı terk edebilme imkânı olduğu halde kalmaya devam ederse söz konusu olabilir. Mümkünse ortamdan uzaklaşın. Küfür ve dinle alay içeren ortamlar kalbi karartır ve kişinin manevi hayatına zarar verebilir. Allah sizin niyetinizi ve kalbinizdeki durumu bilir. İmanınızı koruma konusunda gösterdiğiniz çabayı karşılıksız bırakmaz. Allah yardımcınız olsun.
Birilerinin burnunuzla alay etmesi öyle olduğunuz anlamına gelmez. İnsanlar kendilerine alay konusu yapmak için küçük konuları büyüttüğünü unutmayın. Burnunuzun normalden hafif büyük olması estetik yapmak için geçerli bir mazeret değildir. Sabredin, imtihan görün ve sizinle alay eden insanlara biraz daha mesafeli olun. Allah yardımcınız olsun.
Arkadaşların bilmedikleri bir şeyi yaptılar, sen de kastetmeden güldün diye umarız. İnşaallah o olaya benzemez bu durum. Sen yine tevbe ve istiğfar et. Allah seni korusun, dinine hizmetkâr kılsın.
Bugünkü yapılan şekli ile güreşin sünnet olduğu söylenemez. Ayrıca güreşmek, herkese tavsiye edilen bir emir anlamında sünnet değildir. Peygamber aleyhisselam efendimizin hayatına ait tatlı bir hatıra anlamında sünnettir. Eğer sözün sahibi bütün bu ayrıntıyı kastederek tahkir etmek için öyle bir söz söylüyorsa vebale girer.
Çarşaflı bir kadına öyle bir eğlence lakabı takması direkt küfür yani dinden çıkmak olarak görmeyiz ama o ifadeyle kastedilen Allah’ın emri olan tesettür ise maazallah o küfürdür.