Fetva Meclisi
Soru
Ben 20 yaşında bir gencim. Saçlarım dökülüyor. Bunun için doktora gitmem caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Tedavi maksatlı olarak saçı kazıtmakta erkek veya bayan için bir sakınca yoktur.
Saçı dökülen için saç ektirmek denen işlemi yaptırmak bir tıbbi tedavidir, o da caizdir.
Kendi vücudunuzdan sökülüp dikilerek yapılan tedavinin bir sakıncası yoktur. Başkasının saçını alıp dikme ise ihtilaflıdır. Siz, tedavinizi olduğunuza göre yapacak bir şey yoktur. Geçmiş olsun. Hatalarımız için istiğfar etmeye mecburuz. Allah kolaylıklar versin.
Aleykümselam. Acilen doktora gitmelisiniz, tedaviniz eksik kalmış sizin.
Önceden konuşulması gereken, konuşulmazsa haram işlenmiş olunan sıkıntılar şunlardır: a- Eş olmanın gereklerine zarar verebilecek yani cinselliği ve çocuk konusunu etkileyecek sıkıntılar, b- Görüntü ve koku gibi karşıdaki insan için itici sayılacak sıkıntılar, c- İleri derecede psikiyatrik vaka denebilecek sıkıntılar söylenmelidir. Bunun dışındakiler ise gizlenmiş olsa aldatmış olmaz sıkıntı sahibi. Size tavsiyemiz şudur: Bir doktora görünün, eğer memeleriniz için “küçük, evliliğin hakkını vermeye manidir” derse bunu zikredin gelenlere. Kabul ederlerse bir sorun olmaz. Daha sonra bunu konu etmeleri hakları olmaz. Doktor size bir sıkıntı yok derse zikretmeniz de gerekmez. Saçlarınız ise birkaç beyazla beyazlamış sayılmaz. Mesela sizi elli yaşında gibi gösterecek kadar beyazı çok siyahı az duruma gelmiş ise bunu da zikretmelisiniz ki yarın tartışma konusu olmasın. Allah’a emanet olunuz.
Öyle bir arızayı düzelttirebilirsiniz. Geçmiş olsun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Kadınların çalışması bu asrın yeni fitnelerinden biridir. İkna etmekte zorlanabilirsiniz. Kadınlar bir ihtiyaçtan çok bir kimlik göstergesi olarak çalışmayı istemektedirler. Eşinizle bunu tartışma yerine işe vakti ve aklı kalmayacak bir yoğunlukta olmasını sağlayın. Özel kabiliyetlerini ev içinde geliştirmesini, bir sosyal faaliyet içine girmesini sağlamaya çalışın. Aksi takdirde bitmez bir tartışmanın içinde yoğrulursunuz.
İHYAUULUMİDDİN bu ümmetin kütüphanesinin en önemli eserlerinden biridir. Allah Teâlâ, müellifi Gazali'ye rahmeti ile muamele buyursun. Ele aldığı konuların önemli bir bölümünde, kendisinden sonrakilerin temel dayanağı olmuştur. Yalnız şu hususu bilmemiz gerekir: Bir ilacın gücünün büyük olması aynı zamanda o ilacın yan tesir kabiliyetinin de var olmasını gösterebilir. Nitekim Gazali'nin engin görüşleri müessir bir ilaç gibidir. Bu zaman, Gazali'nin eserlerinin bir âlim nezaretinde okunması gereken zamandır. Sizin gibi pek çok insanda yan tesir yapmıştır. Bu durum, İhya'nın ne önemsizliğini ne de gereksizliğini göstermez. Ne yazık ki bizim yaşadığımız hayat, İhya'da anlatılan konuların bizi uçuk noktaya taşımasına neden olacak durumdadır. Tavsiyemiz şimdilik o kitaptan uzak durmanızdır. Onu size bir âlim okutsun. Aksi takdirde kâr/zarar dengesi kuramayabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.
Sizin hakkınızı ödemek durumunda olan birinin size hakkınızı verirken onu nereden bulduğunu soruşturmanız gerekmez. Evet, öyle bir iş yapmadan vermiş olsalar daha iyi olurdu ama bu onların dikkat etmesi gereken bir kuraldır.
Üç önemli KERAHET VAKTİ vardır. Bu vakitlerde namaz kılmak caiz değildir. Bu vakitleri takvimlerdeki sembollere göre şeyle sıralayabiliriz: a- Takvimde yazan GÜNEŞ vaktinden sonra kırk dakika, b- Öğlen vaktine kırk dakika kala, c- Akşam vaktine kırk dakika kala. Sadece şöyle bir istisna vardır: İkindi namazını kılmayan akşam vaktine beş dakika kala bile olsa namazını kılar.
İnsandan insana organ nakli ile alakalı olarak şu kuralları zikredebiliriz: - Varislerinin muvafakatı ile ölüden nakil yapılabilir. - Yaşayan bir insandan ONUN İÇİN HAYATÎ niteliği bulunan yani olun yaşamını tehlikeye atan bir nakil yapılamaz. Bunu şöyle anlayabiliriz: Muhtemeli bir sağlık için devam eden bir sağlığı tehlikeye atamayız. Mesela sağlıklı bir insanın kalbini ve benzeri hayatî niteliği bulunan organını o bağışlasa bile alıp hasta birine veremeyiz. - Hayatî niteliği bulunmayan organların ya da yenilenebilen bölümlerin verilmesi pek çok muasır âlim ve fıkıh kurulu tarafından caiz görülmüştür. Mesela böbrek verilebilir bir organ kabul edilmiştir. Bu hususta tam bir fikir birliği yoktur. Bizim kanaatimiz, ulemanın olur görüşünü saygıyla kabul etmekle beraber bu husustaki suiistimal endişesini göz ardı etmemek gerektiği şeklindedir. Yaygınlaştırılması üzerine düşüncelerimiz vardır. - Böyle bir nakil durumunda kesinlikle ticari bir işlem yapılmamalıdır yani verecek insan, BÖBREĞİNİ SATAN değil insan kardeşine hibe eden olmalıdır. - Ön tahliller tıbbın son verilerine göre net yararlı nitelikte olmalıdır. - Veren kişi, hayatını eksik yaşayacak şekilde bir zarar görmemelidir. - Böyle bir alıp vermede insan olmayı öne çıkarırız. İyi birine vermek elbette önemlidir ama insanlık ortak paydamızdır.
Mü'min insan, yeri geldiğinde espri yapar, güler/güldürür ama bunu seviyeli bir şekilde yapar, yerinde yapar, adamına göre yapar. Sıkıntılı olan yersiz zamansız ve ölçüsüz iş yapmaktır. Ashabı kiramı bu konuda örnek göstermede uygun bir iş yapmış olmayız. Hangi büyük işlerin arasında hangi esprileri yapmışlardı ona dikkat etmeliyiz. Siz, mevcut sıkıntınızın bir psikolojik nedene dayanıp dayanmadığını araştırın. Öyle değilse bir sıkıntı yoktur. Allah yardımcımız olsun.