Fetva Meclisi
Soru
Hocam incelediğim bazı kaynaklarda saç ticaretinin haram olduğu bazı kaynaklarda ise haram olmasa da caiz olmadığı belirtiliyor. Yani bu durumda saç ticareti yapabilir miyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Bir insan saçının başka birine monte edilmesi genel fetva olarak caiz değildir. Bazı âlimler tarafından ise caiz görüldüğü de olmuştur. Buna göre de sizin yaptığınız iş direkt haramdır denmese de bereketli bir iştir de denmez. Daha iyisini bulana kadar çalışın orada.
Sözünü etiğiniz üretim hakkında net bir bilgimiz yoktur. L-Cysteine olarak bilinen ürün ise zikrettiğiniz (ki öyle olması yüksek ihtimaldir) hiçbir şekilde kullanılması caiz değildir. Ekmekte veya başka bir nesnede kullanılamaz. Kullanıldığı takdirde o ekmek veya başka bir ürün yenemez. İnsandan alınan bir parçanın eşya gibi kullanılması caiz değildir. Bu parçanın atılacak bir saç olması hükmü değiştirmez.
İnsana ait bir organın, parçanın ticaret malzemesi olarak kullanılması yani para karşılığı satılması caiz değildir. Buna göre saç sahibinin saçını para veya başka bir menfaat karşılığı satması caiz değildir. Bunun dışında hasta birinin kullanması için verdiğiniz örnekteki gibi bir uygulama caiz olabilir. Bu durumda da ne kadar o hastada kalacağı ne kadar piyasaya sunulacağı iyi incelenmelidir. Çünkü ruhsat sadece hastalara verilmesi üzerine kuruludur. Süs için kullanılacak peruk konusunda ulemanın uygun görmeme görüşünü dikkatten kaçırmamalıyız.
Açlık gibi bir zaruret özrüne dayanan bir çalışma ise mümkündür.
Erkeğin saç bağlaması kâfirleri taklit gibi bir ayrıntı üzerinden değilse sakıncası söz konusu değildir.
elamünaleyküm. Açık bir haram olan işi yapmanız caiz değildir. Açık haram olmayan işlerde ise ortaya şüphe kuralı çıkar. Şüpheli işlerde ise hüküm, mü'min’in kalbine göre verilir. Kalbinizin rahat etmediğine devam etmeyin, daha iyi iş bulun. Allah yardımcınız olsun.
haram konusundaki diğer fetvalar
Uyku ve yemek, yok saymakla yok olmayacak tabii ihtiyaçlarımızdandır. Artı veya eksi aşırılığı ilim için engeldir. Çok veya az aşırılık engel olmaya devam eder. İtidalli olmak gerekir. İtidal de herkesin bünyesine göre değişir. Bu konudaki itidali ya uzun tecrübelerle ya da tıp desteği ile öğreniriz. Öğlen yemeğini terk etmek yerine iyi bir kahvaltı ve az bir öğlen yemeği çok az akşam yemeği tercih edilebilir. Beş saat uyku da ancak az yemekle mümkündür. Bu uygulamada da hızlı kararlar vermek yerine kademe kademe uygulama yapmak doğrudur.
Kitabın yayıncısının yasakladığı ve hakkını talep edeceğini söylediği bir şeyi yapmamalısınız. Bilgi edinebilirsiniz ama bereket bulamazsınız. Kâfir olması bir insanın hakkının yok sayılmasını gerektirmez. Öyle bir eser için koruma hakkı belirtilmemiş ise ya da sizin yapacağınız iş o hakkı ihlal düzeyinde değilse yapabilirsiniz.
Bunun helalliğinden önce mü'min bir insan olarak idare ettiklerinizin yediğinden yemeniz ya da onları da sizin yiyebileceğiniz yemekle doyurmanız gerekmez mi? Bunu da düşünün. Sorunuzdaki şekli ile ise cevabımız şudur: Vakıf yöneticileri size onay vermedikçe bunu yapmanız caiz olmaz.
İyi niyetli veya ahlaklı olması sonucu değiştirmez. Sınıfın kapısı kapalı ve “yalnız kalma” denebilecek bir ortamda bulunmayın. Allah yardımcınız olsun.
Özellikle iş sahibinin “alın” demesinden sonra bir sorun yoktur. İş sahibinin “onları almayın” demesi durumunda ise aldığınız size haram olur. Ortada kalmış durum için iş sözleşmesindeki şartlara dikkat edersiniz. Öyle bir sözleşme yoksa örf olarak cari olan duruma bakarsınız. Benim bildiğim ustalar enkazı almazlar. Enkazı alacak olan öyle bir anlaşma yapmaktadır. Siz de özellikle bu ayrıntıyı konuşun.