Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Sahurda ezan başlar başlamaz yeme içmeyi hemen bırakmalı mıyız, yoksa ezan bitene kadar devam edebilir miyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Sözlükte “kendini tutmak, engellemek, el çekmek, geri durmak” anlamlarına gelen imsak, dinî bir kavram olarak, fecr-i sâdıktan, iftar vaktine kadar yemeden, içmeden, cinsel ilişki ve diğer orucu bozan şeylerden uzak durmak, el çekmek demektir. İmsakin zıttı iftardır. Halk arasında ise “imsak” oruç tutmaya başlanan fecr-i sâdığın oluştuğu vakit anlamında kullanılır. Bu manada imsak, oruca başlama vakti demektir. Oruca ne zaman başlanıp ne zaman bitirileceği Kur’ân-ı Kerîm’de şu şekilde açıklanmıştır: “(Ramazan gecelerinde) şafağın aydınlığını gecenin karanlığından ayırt edinceye (tan yeri ağarıncaya/fecr-i sâdığa) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar (yiyip içmeden, cinsel ilişkide bulunmadan) orucu tamamlayın.” (el-Bakara, 2/187) Takvimlerde gösterilen “imsak”, oruca başlama vaktini ifade eder. İmsak vakti aynı zamanda gecenin sona erdiği, yatsı namazı vaktinin çıkıp sabah namazı vaktinin girdiği andır. Ramazan ayında ezân da imsak vaktinin başlaması ile okunmaktadır. Bu sebeple ezânın başlaması ile yemeyi içmeyi terk etmek gerekir. Ezân başladığı sırada ağızda bulunan lokmanın yutulmasında bir sakınca yoktur.
Diyanet Takvimi’ne göre oruç açabilirsiniz. Ezan başlayınca açmak gerekir.
Hatırladığınız şekilde bir bilgi var. Ama ibadetlerde tedbirli olmak esas olduğundan imsaktan hemen öncesinde yeme ve içmenin bırakılması yönünde tavsiye etmekteyiz. Ezan okunurken yeme ve içmelerinizle orucunuza zeval (sıkıntı) gelmemiştir. Ama bundan sonra sizi daha dikkatli olmaya davet ediyorum.
Selamünaleyküm. Buradaki anlam şudur: İftar vakti geldiği hâlde 'boş ver, henüz acıkmadım!' mantığı yerine, 'Rabbim, izin verince hemen!' diyen anlayış arasındaki farkın ortaya çıkmasıdır. İftar için ilk vakit, akşam namazının vaktinin girmesidir. Ezan önemli değildir, önemli olan vakittir.
Selamünaleyküm. Diyanet takvimine uymanız durumunda yanlış söz konusu olsa bile sizin orucunuz muteberdir biiznillah. Rahat olun, bu tip dedikodularla ibadetinizi zedelemeyin, huzurunuzu kaçırmayın. Allah kabul etsin.
Sabah namazı, takvimlerdeki imsak/güneş çizgisi arasında kılınır. Bu şu demektir: takvimin İMSAK olarak belirlediği dakikadan itibaren sabah namazı kılınabilir. GÜNEŞ olarak belirlediği anda da vakit biter, sabah namazı kılınamaz. Bu iki vakit arası sabah namazının vaktidir. Genellikle sabah namazı son yarım saatinde kılındığı için normal zamanlarda ezan da son bir saatinde okunmaktadır. Halbuki namazın vakti imsak anıyla beraber başlamaktadır. Ramazan ayına mahsus bir uygulama olarak ezan imsak anında okunmaktadır. Bu da oruç vaktinin başladığını ilan etme görevi görmektedir. Bir yandan oruç vaktinin başladığı duyurulurken bir yandan da sabah namazının vaktinin girdiği bildirilmiş olmaktadır. Dolayısıyla ramazanlardaki imsakta okunan ezanla beraber sabah namazının kılınmasında bir sakınca yoktur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Elbette yardımda bulunmak mükemmel bir iş ama kurban ibadeti hazzının ve heyecanının da kaybolmaması gerekir. İki kurban kesen birini burada keserek bunu yapabilir. Ya da bir yıl gönderip bir yıl kesebilir ama kurban ibadeti yardım gönderme ibadeti olmamalıdır. Ortalama bir yöntem bulabilirsiniz inşaallah.
Selamünaleyküm. Meri yasalara aykırı bir yöntemle olmamak şartı ile size verilecek parayı alabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Bu anlattığınıza göre bir sakınca yoktur. Allah size sabırlar versin, annenize de afiyetler ihsan etsin.
Selamünaleyküm. Rüya ile meşgul olmayın. Rüya hikâyeleri oyalamadır.
Kurban kesecekseniz koç olması şart değildir. Bir yaşına gelmiş koyun ve keçi olabilir. İki yaşını doldurmuş inek cinsinin yedi hissesinden birinin ortağı olabilirsiniz. Allah için kurban kesmeye niyet edin. Hayvanı güzelce keserek eve götürün. Arkadaşlarınıza verin, kendiniz yiyin, fakirlere verin. Şurası yenmeli diye de bir şey yoktur. Allah kabul buyursun.
Aleykümselam. Böyle bir durum namaza hiçbir şekilde mani değildir. Mani olma şöyle olabilir: namaz kıldığınız yer ile secde ettiğiniz yer arasında yaklaşık yirmi beş santimden daha fazla bir fark bulunursa böyle bir manilikten söz edilebilir. Aksi takdirde engel yoktur; Allah kabul buyursun.