Fetva Meclisi
Soru
Sayın hocam, %93 özürlü olan, evde bakıma muhtaç anneme ben kendi evimde bakıyorum. Kendi aracım var, annemin bakıcısı da var, bu imkanları ben karşılıyorum. %90 ve üzeri engellilerle ilgili olarak devlet tarafından sağlanan vergi indiriminden faydalanarak parasının tamamını kendim ödeyerek oğlumun şahsi kullanımı için araç almamda sakınca var mıdır? Bu konuda 2011'de yapılan son kanun düzenlemesinde %90 ve üzeri engelli adına alınacak aracı, araç sahibinin 3. dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarından birisinin kullanabileceği belirtilmiş. Bu durumda oğlumun aracı kullanmasında herhangi bir kanuni sorun-yalan-aldatma bulunmamaktadır.
Cevap
Benzer fetvalar
Babanızın hizmetinde olduğunuz sürece sizin de o aracı kullanmanızda sakınca olmaz. Allah Teâlâ size sabır, babanıza afiyet ve huzur ihsan etsin.
Yalan üzerine kurulu bir kazanç helal olmaz. Ama engelliye o hakkı tanıyan makamın, o aracı engellinin kullanmayacağını biliyor ve bunu da yasada açık bir şekilde belirtiyorsa sakınca olmaz. Kamuya karşı hileyi makul göremeyiz. Bu ayrıntıya takılmıyorsa kullanımınız inşallah sakınca yoktur. Allah’a emanet olun.
Şayet araç yasal olarak alınmış ve devletin koyduğu kurallara uyularak alınmış ve kullanılmışsa, babanızın bundan dolayı azap çekmesi söz konusu olmaz. Ancak yanlış bir uygulama yapıldıysa, bunu düzeltmek gerekir ki kimsenin vebali kalmasın. Bu yüzden bir mali müşavire veya vergi dairesine danışarak net bir cevap almanız daha sağlıklı olur.
Şöyle bir gerçek var: O aracı, özürlü kullanamayacak zaten. Bunu bir yakını kullanacak. Bu sebeple “yakını aracı kullandı” diye bir hata prensip olarak olmaz. Devlet “şu sınırdan fazla kullanırsa…” gibi bir uyarı yapmadıkça bu konuda mesuliyet olmayacağını zannederim. O sınır aşılınca elbette vebal olur.
Güzel kardeşim, bu soruyu sizin oranın şartlarını daha iyi bilen oradaki bir âlime sorsanız daha iyi edersiniz. Biz Türkiye’de böyle bir şeye ruhsat olacağını zannetmeyiz.
Bu iş, yasaya göre suç ise yani onun size arabasını satması veya başka bir yolla devretmesi suç ise sizin bunu yapmanız caiz olmaz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Elbette yardımda bulunmak mükemmel bir iş ama kurban ibadeti hazzının ve heyecanının da kaybolmaması gerekir. İki kurban kesen birini burada keserek bunu yapabilir. Ya da bir yıl gönderip bir yıl kesebilir ama kurban ibadeti yardım gönderme ibadeti olmamalıdır. Ortalama bir yöntem bulabilirsiniz inşaallah.
Kurban kesecekseniz koç olması şart değildir. Bir yaşına gelmiş koyun ve keçi olabilir. İki yaşını doldurmuş inek cinsinin yedi hissesinden birinin ortağı olabilirsiniz. Allah için kurban kesmeye niyet edin. Hayvanı güzelce keserek eve götürün. Arkadaşlarınıza verin, kendiniz yiyin, fakirlere verin. Şurası yenmeli diye de bir şey yoktur. Allah kabul buyursun.
Aleykümselam. Orucun başlama vakti mesela 03.20 ise tam 03.20 oruç için başlangıçtır. Ezan da aynı saatte okunduğuna göre ezan, oruç başladıktan sonra başlamaktadır. Buna göre de ezan başlanınca yenen her lokma oruç yemek anlamına gelmektedir. Akşam iftar vakti için de aynı şey geçerlidir. Ezan, orucun bittiği saniyede başlamaktadır. Ezanın bitmesini beklemenin gereği yoktur çünkü ezan ancak orucun bitmesi ile başlayabilir. İmsakta da bunun tersi geçerlidir. Buna göre de imsak ezanı okunsun veya okunmasın takvimdeki dakika ile beraber yemek bitmiş olmalıdır. Allah’a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Hayır, annelik doğal hâliyle olursa anneliktir. Başka türlü anneliğin imkânı yoktur. Böyle bir şey kabul edemeyiz.
Selamünaleyküm. Meri yasalara aykırı bir yöntemle olmamak şartı ile size verilecek parayı alabilirsiniz.
Aleykümselam. Elbette gerçekleşecek olan kaderdir. Duaya gelince, dua bizim dediğimiz gerçekleşsin diye yapılmaz. Dua bir ibadettir. Biz üzerimize düşen görevlerden biri olarak duayı da yerine getirir ve görevimizi yapmanın rahatlığını yaşarız. Meseleye böyle bakın.