Fetva Meclisi
Soru
27 yaşında memuriyet hayatına yeni başlamış bir gencim. Bende köselik problemi var. Tam köse olmasam da belli belirsiz kıl taneleri var çene ve yanak bölgemde. Bu beni psikolojik olarak olumsuz etkiliyor. İş hayatımda da insanlar çocukmuşum gibi davranıyor mesleğimi söylediğimde davranışları değişiyor. Kendimle barışık halde yaşamaya alışmıştım, fakat iş hayatında ve sosyal yaşantımda insanlar itibar etmiyor ve işim gereği toplumla iç içe olmam gerekiyor. Depresif bir hal oluştu. Bunu çözmek için 2 yol var . sakal bıyık ekimi caiz midir? Doktora gidip hormon seviyesi ölçümü sonrası dışarıdan ilaçla testosteron türevi ilaç kullanmak caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah yardımcınız olsun. İnsan sağlığı ile alakalı bir iş yapmak sürekli sevap kazanma durumunda olmak demektir. Belirttiğiniz bu ayrıntı ile alakalı olarak şunu söyleyebiliriz: - Elbette gücünüzün yetmediği işten sorumlu olmazsınız. Sizin üstünüz olan yöneticilerin esnek bıraktığı konuda sizin zorlanmanız gerekmez. Neticede siz bir memursunuz, amirinizin emrettiğini yapmanız yeterlidir. Siz elinizden geleni yapmaya çalışın. Yazdığınızda yalan ve aldatma olmasın. En azından normlara yakın olduğuna kanaatinizle karar vermelisiniz. Tamamen yanlış bir bilgi hem o insana zarar vermek hem devleti aldatmak olabilir ki bunu caiz göremeyiz. Üst amirlerinizi bu konularda uyarın, yetişmiyor diyerek bilgilendirin ki vebal sizde olmasın.
Güzel kardeşim, evvela bir psikiyatristten ziyade bir psikoterapiste gitmen daha iyi olur. Terapi alarak bu yolda ilerleme kat etmen daha muhtemel olur inşaallah. Bunun yanı sıra bu problemi yenmek için keyif almasan bile, normalde depresyonda olmasaydın keyif alacağın işlerle uğraş. Canın istemese bile uğraşıp onlardan zevk almaya odaklan. Fakat bunu bir anda üst seviyede başlatma. Yavaş yavaş. Kendine güzel arkadaşlar edin. Onlarla beraber etkinlikler yapmaya çalış. Onlarla beraber keyif alacağın şeylere odaklan. Evet, canın bunların hiçbirini yapmak istemeyebilir. Fakat canın istemese bile sen yap. Bir süre sonra yavaş yavaş keyif alabileceğini göreceksin Allah'ın izniyle. Depresyon ile nasıl başa çıkacağını anlatan "kendine yardım kitapları" okumanı da tavsiye ederim. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Kıymetli kardeşim, vesveseli bir bakış açısı içine girmişsin gibi görünüyor. Senin bu hassasiyetin, bir tür "dini OKB" (obsesif kompulsif bozukluk) yönünde olabilir. Bu çok yaygındır ve tedavi edilebilir. Dini bilen bir psikologla çalışman, bu süreci hem ilmen hem ruhen güçlendirir. Bu takıntılar senin suçun değil. Ruhunun bir rahatsızlığı bu. Tıpkı grip olmak gibi. Bir psikoloğun yanı sıra şunları da uygulamaya geçir: - Güvendiğin bir ilim ehliyle düzenli olarak görüş. Fıkhî meselelerde içini ferahlatacak açıklamalar duymaya ihtiyacın var. - Şüpheli gördüğün işleri bir kâğıda yaz, sonra gerçekten haram mı diye araştır. %80’inin vesvese olduğunu göreceksin. - Sabah namazlarından sonra 5-10 dakika tevekkül ve teslimiyet duaları oku. (mesela: “Hasbiyallahu lâ ilâhe illâ huv…”) - Sanatına devam et. Bunda hiçbir beis yok. Güzel, faydalı işler yap. Allah’ın ismini yüceltmek için kullan bu yeteneğini. - Kendine karşı şefkatli ol. Allah sana merhamet ediyorken sen niye kendine bu kadar yükleniyorsun? Vesveselerinden korkma. Onlar senden korksun. Onlarla cesurca mücadele edip üzerlerine gidince inşaallah onlar da kaybolup gideceklerdir. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Selamünaleyküm. Psikolojinizin bozulması da bir sağlık sorunudur. Bu kararı, uzman kişilerle istişare edip vermelisiniz. Mesela bir psikologla muhakkak görüşün. Tıp uzmanı ile görüşün, düzeltme sonrasının sağlığınız açısından neler getireceğini öğrenin. Sonra da düzelttirme kararı verirsiniz.
İki arada bir derede kaldığınızı tarif ettiğiniz bu durumda ikinci bir ihtimal olarak gözüken “eve geri dönme” seçeneğinin sizi tatmin etmeyeceğinin gayet farkında olarak sormuşsunuz sorunuzu. İçinizdeki gel-git diye tarif edebileceğimiz sıkıntı durumu gayet anlaşılabilir. Hem iş hem de hayatın diğer alanlarında duygusal ve manevi açıdan boşlukta kalmadan devam ettirmeye çalışmak zorlayıcı bir durum. Elbette ki bu içinizde bir çatışmaya veya belirsizliğe sebep oluyor. Bu hususta size hatırlatabileceğim birkaç madde olabilir. Bunları göz önünde bulundurarak durumunuzu tekrardan düşünebilirsiniz: -İş hayatında kadınların görev yapması doğru olsa da her işin kadın için uygun olup olmadığını kendi iç huzurunuzu dikkate alarak değerlendirmek önemlidir. -Mesleğinizin getirdiği şartlar bünyenizle çatışıyorsa veya size huzur vermiyorsa, bu konuda kendinizi zorlamamanız çok kıymetlidir. -Düzenli bir şekilde devam ettirdiğiniz rutininize yeni bir şeyler eklemeye çalışın. Yeni bir hobi, yeni bir uğraş, hayatınızda heyecan yaratacak ve var olan dinamiği değiştirebilecek işler eklemek gibi. -Ailenizin beklentilerini karşılamaya çalışırken, kendi kalbiniz ve iç sesiniz huzursuz oluyorsa, bu duyguları göz ardı etmemelisiniz. Ailenizin rızasını kazanmak, umutlarını boşa çıkarmamak kıymetli olsa da sonunda yaşamı şekillendirecek olan sizsiniz. -Allah’ın her zaman sizin için en hayırlı yolu açacağına inanmalısınız. Yalnızca nefsinize ve çevrenizin baskılarına göre karar vermek yerine, bu konuda Allah’a tevekkül etmek ve dua etmek büyük bir huzur kaynağı olacaktır. Rabbim yar ve yardımcınız olsun.
Aleykümselam.Bu, onun sağlık durumuna göre değişecek bir hükümdür. Tıbben mesela yüzde ellinin üzerinde bir özürlü durumuna geçiyorsa o günlerinde mesul olmaz. Değilse mesuliyeti vardır ama siz her durumda ona hasta gibi muamele yapın ve ecir kazanın. Allah yardımcınız olsun.