Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben 5 vakit namazını kılmaya çalışan tesettürlü bir gencim. Çok uzun zamandır sıkıntıdayım. Üniversite sınavına hazırlanıyorum ama düşüncelerimden dolayı doğru düzgün çalışamıyorum. O kadar doluyum ki iki farklı düşünce arasında sıkışıp kalıyorum. Öncelikle şunu söyleyeyim, benim birçok hedefim var; öğrenmek ve yaptığım işlerde en iyi olmak istiyorum. İlk hedefim mimarlık okumak ve kazanırsam bu alanda en iyilerden olmak isterim, bu devrin Mimar Sinan'ı olmak isterdim. Çizimim de iyidir, gerçekçi resimler çiziyorum. Çizdiklerimi hem kendim hem de çevrem beğenir. Tabi daha da geliştirilebilir. Zaten diğer bir hedefim de en üst seviyelerde resim çizebilmek. Hatta çizdiklerimi satmak da istiyorum. Şimdiden internet satış sayfası oluşturdum, sınav geçtikten sonra satış yapmayı düşünüyorum. Ama bazen çizim yapmak da boş geliyor. Bunun sebebi de İslam’da bu konuya o kadar da iyi bakılmamasından dolayı. Yoksa resim çizmek bana mutluluk veriyor. Psikolojik olarak çok iyi geliyor, bırakmak istemem. Ayrıca bırakırsam diğer çizerleri gördüğümde üzüleceğim ve içimde sıkıntı oluşacak muhtemelen. Bunların dışında başka konularda da bilgi sahibi olmak isterim. Eğer mimarlık okuyabilirsem ikinci bir fakülte de okusam mı diye düşünmüyorum değil. Kısacası ben sanatta ve diğer ilimlerde ilerlemek istiyorum ama diğer taraftan da bütün bu arzularımı bırakıp tamamen hayır işleriyle uğraşmak hatta peçe takmak daha iyiymiş gibi geliyor. Benim isteğim bilgiye ve sanata yönelmek ama acaba nefsime mi uyuyorum diye düşünüyorum. Çünkü eğer ikinciyi seçersem hedeflerim gerçekleşmediği ve arkadaşlarımdan geri kalacağım için üzüleceğim ama ben kimseden geri kalmak istemiyorum. Birçok kişiyi geçebilecek kapasitem olduğunu düşünüyorum. Bana çok zor geliyor bunları bırakmak, acaba kibirli miyim? Hocam bir de ben çok vesveseli biriyim hatta belki de dinden çıkmışımdır. Vesveseler büyüyor ve bu sefer Allah’ın varlığını sorgulamaya ve içten içe öfkeye sebep oluyor. Bana ne tavsiyede bulunursunuz?
Cevap
Benzer fetvalar
Kıymetli kardeşim gerek iraden için, gerek namazlarındaki istikrar ve devamlılığın için bu konuda başarılı ve gayretkâr insanlarla arkadaşlıklar kurmaya çalış. Onlarla samimiyetini geliştirmeye çalış. Çevreni böylesi insanlarla inşa et. Bunun yanı sıra bu konularla alakalı kitaplar oku. Bu okuma sürecini her gün olacak şekilde en az üç aylık bir süreye yay. Günün en az kırk dakikalık bir kısmında sakin bir yere geçip bu konular hakkında tefekkür et. Tefekkür vakitlerinde dikkatinin başka yerlere kaymamasına da dikkat et. Ve bolca dua et. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Kendini çıkmazda görme yerine şöyle yap: Günlük yoğunluğunu ikiye katla. Daha çok kitap oku. Yazı yaz. Ders dinle. Araştırma yap. Sılayırahim yap. Nafile namaz kıl. Zikir yap… Bunlar seni belirttiğin hatalardan uzak durmaya sevk edecektir. Böylece de bile bile hatanın etrafında dönmemiş olacaksın.
- Yaptığınız iş ne denli büyük ve ağır olursa olsun asla Allah’ın mağfiretinden daha büyük olamaz. Şeytan sizi umutsuz komasın; bu da onun ikinci tuzağı olur. - Kesinlikle ama kesinlikle size ait bir suçu ikinci bir insana anlatmayın. Ne kadar bileni az olursa o kadar kurtuluşu kolay olur. - Kötülük yapmış olmanız iyi biri ve iyiliklere sebep biri olmanıza asla mani değildir. Ömer bin Hattab radıyallahu anhtan daha ilginç bir örnek var mı? Hatta geçirdiğiniz badire sizi, başkalarından daha iyi bir duruma geçirebilir. Yeter ki siz, ciddi olun. Sarsılıp kendinize gelmenizden başka yapacak bir şey yok. Her şeyi gömün, yola devam edin. Gerekiyorsa o beldeyi terk etmeye hazır olun. İyi haberlerinizi bekleyeceğiz.
Kıymetli kardeşim, vesveseli bir bakış açısı içine girmişsin gibi görünüyor. Senin bu hassasiyetin, bir tür "dini OKB" (obsesif kompulsif bozukluk) yönünde olabilir. Bu çok yaygındır ve tedavi edilebilir. Dini bilen bir psikologla çalışman, bu süreci hem ilmen hem ruhen güçlendirir. Bu takıntılar senin suçun değil. Ruhunun bir rahatsızlığı bu. Tıpkı grip olmak gibi. Bir psikoloğun yanı sıra şunları da uygulamaya geçir: - Güvendiğin bir ilim ehliyle düzenli olarak görüş. Fıkhî meselelerde içini ferahlatacak açıklamalar duymaya ihtiyacın var. - Şüpheli gördüğün işleri bir kâğıda yaz, sonra gerçekten haram mı diye araştır. %80’inin vesvese olduğunu göreceksin. - Sabah namazlarından sonra 5-10 dakika tevekkül ve teslimiyet duaları oku. (mesela: “Hasbiyallahu lâ ilâhe illâ huv…”) - Sanatına devam et. Bunda hiçbir beis yok. Güzel, faydalı işler yap. Allah’ın ismini yüceltmek için kullan bu yeteneğini. - Kendine karşı şefkatli ol. Allah sana merhamet ediyorken sen niye kendine bu kadar yükleniyorsun? Vesveselerinden korkma. Onlar senden korksun. Onlarla cesurca mücadele edip üzerlerine gidince inşaallah onlar da kaybolup gideceklerdir. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Selamünaleyküm. Sizde iki önemli husus var. Birincisi, ayrıntılara çok takılıyorsunuz. Ayrıntılarla uğraşmayın, aslı kaybedersiniz. İkincisi de vaktinizi tam dolduramıyorsunuz. Kendinize faydalı işler üretin. Okumayı artırın. İbadetleri artırın. Sılayırahim yapın, ders dinleyin. Vaktinizi size yetmeyecek hâle getirin. Başka bir sorun yok inşaallah.
Kızım, bunun temelinde nefis ve şeytan var. Nefis ve şeytan için de en temel gerekçe senin boşlukta bulunmandır. Boşta bulunanı şeytan daha kolay çeker kendine. Geri dönüş için de kendini ciddi bir yoğunluğun içine koyman gerekir. Tam anlamıyla KAPASİTENİN İKİ KATI yoğunlaşman gerekir. İbadetini yoğunlaştır. Kur'an okumanı yoğunlaştır. Ders çalışmanı yoğunlaştır. Anne babanla ilgini yoğunlaştır. Okumayı yoğunlaştır. Yazmayı dene; şiir yaz, makale yaz. Netice olarak mevcut yoğunluğunu en az ikiye katla. Tabii, duayı unutma!