Fetva Meclisi
Soru
Hocam namazda secdedeyken subhanelrabbiyelala dedikten sonra kısaca dua ediyorum “Allah’ım sağlık sıhhat ver” gibi, bu caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Secdede dua yapılabilir. Peygamber aleyhisselam efendimizin duası olarak bize nakledilen dualar Arapça metinleri ile dua olarak yapılır. Türkçe veya başka bir dille dua yapılmaz namaz içinde.
Namazda zihnin de meşgul olmaması gerekir. Namazın bizzat kendisi meşguliyet olarak yetmelidir. Yapılan tesbihat ve okunan ayetler dili, fikri ve zihni meşgul etmelidir. Belirttiğiniz husus namazı bozmasa da namazın huşuuna mani olacağı için kerahetten uzak kalmaz.
Selamünaleyküm. Namazda yapılacak duaların âyet ve hadislerde geçen dualar ve o Arapça olması gerekmektedir. Bu duanın dili Arapça olduğundan değil namazın inceliklerinden dolayıdır.
Secdeyi tesbihatla geçirmek gerekiyor. Bilhassa farz namazlarda durum böyledir. Kaza namazı da farz namazdır.
Secdeyi bekleme ile değil de tesbih ile geçirmek gerekir. Yalnız kılan birinin farzlarda üç kere tesbih etmesi yeterlidir. Yedi kere de yapabilir. Daha fazlası namazı bozmasa da tavsiye edilmez.
Secde ile ilgili bildikleriniz doğrudur. Secde en güzel dua mahallerinden biridir. Size secdede duanın hükmünü şu şekilde özetleyebilirim: 1- Secde dua mahallidir; orada yaptığımız tesbih de bir çeşit duadır. 2- Farz namazların dışındaki namazların tamamında secdede dua müstahaptır. Hanefi uleması ise farzlarda değil de sünnet namazlarda secdede dua etmeyi uygun görmüşlerdir. 3- Secdede namazda yapılabilir her dua yapılır ve yapılmalıdır. Yalnız namazda yapılacak duada, Kur'an ve hadislerde geçen duaları tercih etmenin en azından namazın azametine riayet bakımından mühim olduğunu bilmemiz gerekir. Allah Teala rızasına yakın olmayı bize müyesser kılsın.
ayet konusundaki diğer fetvalar
Müslüman’ın dinini eksiltmesi ne kadar suç ise dinine bir delili olmadan ilave yapması da o kadar suçtur. Din Allah’ındır; ona ne ilave yapabiliriz ne de eksiltme. Bu söylediğiniz şeyin hiçbir dini dayanağı yoktur.
Bizim kanaatimiz, ayet ve mukaddesata ait yazıların oyuncak, dekor, yeme içme kabı olarak kullanılmasının hatalı olacağı, saygı anlayışımızın azalmasına sebep olabileceği şeklindedir. Ancak, üretilen bu malzemeyi saygıya uygun şartlarda kullanabilecekler için bir sakıncası olmayacağı görüşüne de sadece görüş olarak saygımız olur.
Evet, bu bilgiler sahih/güvenli kaynaklardan alınma değildir. Dolayısıyla “öyledir” diye iddia edemeyiz. Ve özellikle de Peygamber aleyhisselam efendimizin hicretinin ve yaptığı işlerin o tür desteklere de ihtiyacı yoktur. Olsa da olmasa da bizim imanımız tamdır biiznillah. Böyle bilmeliyiz.
Temiz olmayan mekânlarda ayet okunması ve dinlenmesi caiz olmaz. Normal bir konuşma da tuvalet gibi bir mahal için en azından kerih bir iştir. Bugünkü banyoların da tuvalet sayılabileceğini söylemek mümkündür. Mekânın farkı, özellikle pis görünmemesine dayanarak din muhtevalı konuşma dinlenebileceği görüşü dışlanabilir bir görüş değildir. Bizim tavsiyemiz ise bu dikkatli bakışı gevşetmeme yönündedir.
Bakara suresinin son iki ayeti gibi “gece okusun” diye tavsiye edilen gece ile kayıtlı olanları gündüz uyuyanın okuması gerekmez. Diğerlerini okumalıdır.
Şu tespiti yapmalıyız: Görselliğin bu kadar yoğun kullandığı bu zamanda çocuklar için görsellerle dolu bir tefsir çalışması yapılmasını tam anlamıyla muhteşem bir iş olarak görürüz. Bu konuda büyük bir sevap kazanılacağını da umarız. Ancak resmedilmesi hiç mümkün olmayan hususlar da bulunmaktadır. Allah Teâlâ’nın gayba ait olarak bize bildirdiği şeylerin resmedilmesi tehlikelidir. Çocukların aklında cennet denince palmiye ağacı ve türevleri gibi şeylerin canlanabileceği ihtimali Kur'an’ımızın cennet müjdesini küçültür. Bu tür hassasiyetleri koruyamazsak yaptığımız iş sevaptan önce vebale dönüşebilir. Bu da sizin işinizi teknik olarak da zora sokar. Proje sahipleri bir ilim heyetine müracaat ederek resimlemenin sınırları üzerine bir ön rapor hazırlatmalıdır. Siz de bu rapora bağlı olarak çalışmalısınız. Yayınlanmadan önce de muhakkak o ilim heyeti çalışmayı tekrar görmelidir. Eğer yayıncı bu ciddiyete yanaşmıyorsa siz de çalışmayı kabul etmeyin.