Fetva Meclisi
Soru
Hocam ortalıkta böyle bir şey dolaşıyor: Efendimizin bizzat kendisinin de katılmış olduğu savaşların birinde bir sahabe şehit oluyor. Aradan epey bir vakit geçer başka bir sahabe yatağında vefat ediyor. Bu her iki sahabeyi de tanıyan başka bir sahabe rüyasında bu iki sahabeyi görüyor. Rüyada, yatağında vefat eden sahabenin mertebesinin ve makamının o şehit olan sahabeden daha yukarı olduğunu görüyor. Bu onu ciddi anlamda etkiliyor. Herkese şehit olmak nasip olmaz. Peygamberlikten sonra gelecek en büyük derecelerden biri. Mahşerde yediden yetmişe herkesin muhasebeye tutulduğu o günde, Allah'ın tefekkür ettiği bir kişidir şehit. Bu hal o sahabeyi rahatsız ediyor ama nasıl olabilir diyor. Efendimize gidiyor, bir rüya gördüm kafamı meşgul ediyor diyor. Biri şehit diğeri yatağında vefat etti ama yatağında ölenin durumunun çok farklı olduğunu gördüm. Efendimizin şu tespitine bakın. Bunda hayret edilecek, bunda yadırganacak ne var ki? O yatağında vefat eden kişi şehit olandan sonra bir Ramazan'ı güzel bir şekilde yaşayarak ihya etmiş. Bu anlatılan şeyin aslı astarı var mıdır? Allah’a emanet olun hocam.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bütün hatalarımızdan istiğfar etmeliyiz. Bu hatadan da istiğfar edin. Allah rızasına kavuşmayı hepimize müyesser kılsın.
Selamünaleyküm. Bir kişi kalıncaya kadar devam edin. Hatta kimse gelmese bile siz tek başınıza orada olun, melekleri hesap ederek dersinizi yapın. Bir de, ara sıra derste farklılıklar yapın, rutinlik bozulsun. Mesela üç beş derste bir kitaptan bir bölüm okuyun, başka ders yapmayın. Bir görüntü izletin. Beraber bir cami ziyaretine gidin. Hocalık bir kelime ile anlatılacaksa o kelime muhakkak sabırdır. Bunu unutmayasınız. Size dualar ederim.
Bu karalamayı yanlış biri ile paylaştınız. Elhamdülillah Müslüman’ız biz. Bu karalama ise Müslüman olmayan bir oryantalistin derlemesidir. Biz Mü'miniz. Elhamdülillah.
Selamünaleyküm. Bu soruyu okuyunca çok üzüldüm. Genelde erkekler, eşlerinin çocuk istememesini şikâyet olarak yazıyorlar. Sizde ise tersi olmuş. Çok üzüldüm. Üzüntüm de, ümmetim adına bir kişinin daha çoğalmasına bir mü'minin engel olması ve Allah'ın kaderine teslimiyette sıkıntı varlığı. Bir kere bu düşünce, tevbeyi gerektiren bir durumdur. Mü'min, Rabbine teslim olmuş insandır. Siz hayatta olsanız ne olacak, olmasanız ne olacak; kim yarattı ise ona bırakın çocuğu. Birinci yavrunuzun da sadakası olur o. İlk fırsatta teslim olun Rabbinizin kaderine. Hem nereden biliyorsunuz size çocuk verileceğini; kim bilir çocuğunuz da olmayacak da siz, boşuna korkuyorsunuz. Lütfen kendinize gelin ve ilk fırsatta Allah'ın kaderine teslim olduğunuzu ispat edin. Sizden iyi haber bekliyorum. Sizin için dua ederiz. Allah yardımcınız olsun.
Şunu bilmelisiniz: Şeytan bizi, önce günahlarla vurur. Sonra da o günahların psikolojisini yıllarca üzerimizden atmayarak bizi bir tür nedamet aşırılığı ile etkisiz hâle getirebilir. Sizdeki durumun bu olduğunu zannediyorum. Eğer samimi bir tevbe etti iseniz, artık işinize bakın. Yok, tevbeniz samimi değilse zaten siz hâlâ bataklıktasınız demektir. Kendinizi boş tutmayın. Sürekli bir işle meşgul olun. Okuyun, gezin, konuşun, çalışın. Yazı yazmaya çalışın. Önce iki ayda bir sonra ayda bir ve on beş günde bir olmak üzere hatim indirerek Kur'an okuyun. Özel bir dua izlemeniz gerekmiyor. Bildiğiniz en kolay duaları sürekli yapın. Allah kalbinizi rahat kılsın.
Selamünaleyküm. Şehit olmanın en güzel yolu, ŞEHİT MANTIKLI OLARAK YAŞAMAKTIR. Yaşarken şehit mü'min mantıklı olarak yaşarsan Allah Teâlâ sana, şehit olmayı nasip etmese bile şehit sevabıyla ölürsün. Yaşarken dünyevi meşgalelerle yaşayıp şehit ölümüyle ölmek biraz ham hayal gibidir. Güzel kardeşim, Dinimiz macera dini değildir. Maceracıların da dini değildir. Evet, senin duyguların temiz ve temennin güzeldir ama birinci vazifen şehit olmaktan çok iyi bir mü'min gibi yaşamaktır. Önceliğin bu olsun, çalışman böyle olsun. Allah’a emanet ol.
hadis konusundaki diğer fetvalar
Kadının boyunu daha büyük gösterecek şekilde yukarı doğru yapılan topuz hadislerle yasaklanmıştır ama bu yasak namazla alakalı değildir. Topuzla kılınan namazın sahih olmayacağını duymadım, bilmiyorum.
Aşağıdaki adreslerde bu soru için verilmiş cevapları inceleyebilirsiniz. Allah’a emanet olunuz. http://www.fetvameclisi.com/fetva-turklerle-ilgili-hadis-i-serif-var-midir-38934.html http://www.fetvameclisi.com/fetva-turkler-size-saldirmadan-siz-sakin-turklere-saldirmayin-hadisi-sahih-midir-78899.html
Kadının boyunu daha büyük gösterecek şekilde yukarı doğru yapılan topuz hadislerle yasaklanmıştır ama bu yasak namazla alakalı değildir. Topuzla kılınan namazın sahih olmayacağını duymadım, bilmiyorum.
Kur'an’ımızda ve hadislerde Allah’a ait bazı isimler ve sıfatlar öne çıkarılırken bu isimler ve sıfatların biz insanlar olarak anladığımız anlamı ile Allah’a yakıştırılması uygun mudur değil midir diye endişe edilmesinden kaynaklanan ilmi bir tartışma sonucu tefviz yani anlamını Allah’a salma, içeriğine karışmamayı tercih etmişlerdir. Bu manadaki tefviz iki türlü yapılmıştır. Birincisi, bu tür isim ve sıfatların varlığını kabul edip anlamlarını yok kabul etme yani ne anlama geldiğini bilemeyeceğimizi kabul etme şeklinde olandır. İkincisi de bu tür isim ve sıfatların anlamlarının bilinebileceğini ama Allah Teâlâ için konuşulduğunda bizdeki anlamı ile düşünülemeyeceğini “Allah’ın zatına ve azametine uygun bir anlamı olacağını” söyleyen tefviz vardır. Örneklendirecek olursak âyet, “Allah’ın eli, Allah’ın Arş’a istiva ettiğini…” bildiriyor. Birinci anlayışa göre böyle bir âyet vardır ama ne demektir bilemeyiz sonucu çıkar. İkinci anlayışa göre ise bu ayetlerde veya hadislerde bahsedilen anlam gayet açıktır ama bu açık anlamı Allah için uyarlayamayız, nasıl ve ne kadar olacağını da tartışmayız şeklinde bir sonuç çıkmaktadır.
Koltuk altı ve etek temizliği ilgili olarak şunu bilmeliyiz: Sahih hadislerde en son KIRK GÜN olarak rakam belirtilmiştir. Buradaki kırk gün EN SON anlamındadır. Gerekiyorsa daha önce de temizlik yapılmalıdır. Kırk günü aşması ise bazı fakihlerin içtihadında haram düzeyinde sakıncalı bulunmuştur. Temizlenmesi gerekecek düzeyde uzama/kirlenme olmuyorsa bu gün sayısına takılmaya gerek yoktur. Zira önemli olan beden temizliğinin gerekiyorsa yapılmasıdır.
İsabetli olan yüzmeyi öğrenmenin ve yüzmenin mubah olmasıdır. Sünnet olması bir nevi emir olduğu için elimizde bunu emreden sahih bir nas olması gerekir, o da yoktur. Fakat zayıf olsa da yüzmeyi tavsiye eden hadis vardır. Haramlardan bir harama yol açmadığı sürece yüzme öğrenmek faziletli bir iş olabilir.