Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben hanımların topuzla kıldıkları namazın hükmünü sormak istiyorum. Bir hocamız topuz yapmanın Peygamberimiz aleyhisselam tarafından lanetlendiğini ve bu durumda da kılınan namazların olmayacağını söylemişti. Bir hanımın başında topuzu varken kıldığı namaz kabul olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Kadının boyunu daha büyük gösterecek şekilde yukarı doğru yapılan topuz hadislerle yasaklanmıştır ama bu yasak namazla alakalı değildir. Topuzla kılınan namazın sahih olmayacağını duymadım, bilmiyorum.
İzin alındıysa ve temizse kılınabilir.
Evet, bu hususta farklı rivayetler vardır. Ama dediğiniz gibi o nedenle namazın olmayacağı şeklinde bir söz asla doğru değildir.
Size yardım edebileceğim bir durum yoktur. Ben de kadınların erkeklere göre biraz farklı kılmaları gerektiğini biliyorum. Sizin dalabildiğiniz ayrıntılara da dalamadım henüz.
Namaz caiz olacak şekilde tesettürlü olarak namaz kılarken birisinin sizi o şekilde görmüş olması namazınızı bozmaz.
Kadının saçını topuz yapması, BOYUNU DAHA UZUN GÖSTERECEK görüntüyü sağlamasıdır. O şekilde yapılan topuz yasaklanmıştır. İkinci kişilere erkek veya kadın bu görüntüyü vermek uygun olmaz. Ev de kadının başını açması sakıncalı değildir. Kadınlar arası ortam ise oradaki kadınların geneli sıkıntısız ise yine sakınca olmaz ama bunu bir kompleks durumuna getirmek sakıncalı ortama neden olabilir.
hadis konusundaki diğer fetvalar
İnternet iyi ve kötü her şeyin dolaştığı bir dünyaya benziyor. Bu bir hadistir. ( İbni Mace, 3925; Beyhaki (Kübra) 6530; Şerhu Müşkililasar, 2309) Hadisin özü de şudur: İki Müslümandan biri şehit olmuştur ve şehitlik makamına kavuşmuştur. İkincisi ise şehitlik arzusu içinde olduğu hâlde şehit olamamıştır. Şehit olan arkadaşından bir yıl sonra vefat etmiştir. Bu bir yıl içinde de bir Ramazan yaşamıştır. Ramazan ayının getirdikleri ile kazandığı ecirler şehit olanın kazanamadığı ecirlerdir. Şehit olan şehitlikle geldiği makama rağmen sevap birikimi itibariyle arkadaşından geride gibidir. Sonradan ölen arkadaşı bu sevap birikimi ve içindeki şehit olma arzusu ile birikim olarak şehit olandan daha ileride gibi durmaktadır. Zira ciddi bir şehitlik arzusu da şehitlik ecri kazandıran değerlerdendir.
Aşağıdaki adreslerde bu soru için verilmiş cevapları inceleyebilirsiniz. Allah’a emanet olunuz. http://www.fetvameclisi.com/fetva-turklerle-ilgili-hadis-i-serif-var-midir-38934.html http://www.fetvameclisi.com/fetva-turkler-size-saldirmadan-siz-sakin-turklere-saldirmayin-hadisi-sahih-midir-78899.html
Kur'an’ımızda ve hadislerde Allah’a ait bazı isimler ve sıfatlar öne çıkarılırken bu isimler ve sıfatların biz insanlar olarak anladığımız anlamı ile Allah’a yakıştırılması uygun mudur değil midir diye endişe edilmesinden kaynaklanan ilmi bir tartışma sonucu tefviz yani anlamını Allah’a salma, içeriğine karışmamayı tercih etmişlerdir. Bu manadaki tefviz iki türlü yapılmıştır. Birincisi, bu tür isim ve sıfatların varlığını kabul edip anlamlarını yok kabul etme yani ne anlama geldiğini bilemeyeceğimizi kabul etme şeklinde olandır. İkincisi de bu tür isim ve sıfatların anlamlarının bilinebileceğini ama Allah Teâlâ için konuşulduğunda bizdeki anlamı ile düşünülemeyeceğini “Allah’ın zatına ve azametine uygun bir anlamı olacağını” söyleyen tefviz vardır. Örneklendirecek olursak âyet, “Allah’ın eli, Allah’ın Arş’a istiva ettiğini…” bildiriyor. Birinci anlayışa göre böyle bir âyet vardır ama ne demektir bilemeyiz sonucu çıkar. İkinci anlayışa göre ise bu ayetlerde veya hadislerde bahsedilen anlam gayet açıktır ama bu açık anlamı Allah için uyarlayamayız, nasıl ve ne kadar olacağını da tartışmayız şeklinde bir sonuç çıkmaktadır.
Koltuk altı ve etek temizliği ilgili olarak şunu bilmeliyiz: Sahih hadislerde en son KIRK GÜN olarak rakam belirtilmiştir. Buradaki kırk gün EN SON anlamındadır. Gerekiyorsa daha önce de temizlik yapılmalıdır. Kırk günü aşması ise bazı fakihlerin içtihadında haram düzeyinde sakıncalı bulunmuştur. Temizlenmesi gerekecek düzeyde uzama/kirlenme olmuyorsa bu gün sayısına takılmaya gerek yoktur. Zira önemli olan beden temizliğinin gerekiyorsa yapılmasıdır.
İsabetli olan yüzmeyi öğrenmenin ve yüzmenin mubah olmasıdır. Sünnet olması bir nevi emir olduğu için elimizde bunu emreden sahih bir nas olması gerekir, o da yoktur. Fakat zayıf olsa da yüzmeyi tavsiye eden hadis vardır. Haramlardan bir harama yol açmadığı sürece yüzme öğrenmek faziletli bir iş olabilir.