Fetva Meclisi
Soru
Ebeveynimi hac ibadeti için Suudi Arabistan’a getireceğim. Ancak vizelerinin süresi dolacağı için (uzatma imkânı olmazsa) kurban bayramının ikinci günü ülkelerine dönmeleri gerekecek. Bu durumda, bayramın ikinci ve üçüncü günlerinde yapılması gereken şeytan taşlama görevlerini kendileri yerine getiremeyecekler. Ben de onların vekâletini alarak bu günlerdeki taşlamaları onlar adına yapmayı düşünüyorum. Hocam, bu durumda hacları sahih ve makbul olur mu? Vekâleten yapılan bu taşlamalar geçerli sayılır mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Şeytan taşlama vakti, Hanefî ve Mâlikîlere göre bayramın birinci günü fecr-i sâdıktan; Şâfiî ve Hanbelîlere göre ise arefe gününü bayrama bağlayan gece yarısından itibaren başlar. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/137; İbn Abdilber, el-Kâfî, 1/374, 410; Büceyrimî, Tuhfe, 2/445; Buhûtî, Keşşâfü’l-kınâ‘, 1/1001) Buna göre bayram gecesi, gece yarısından önce şeytan taşlamak, hiçbir mezhebe göre sahih/geçerli değildir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/515; Dimyâtî, Hâşiye, 2/326; Haraşî, Şerhu Muhtasarı Halîl, 2/336-337; İbn Kudâme, el-Mukni‘, 128) Bu itibarla vaktinden evvel atılan taşların, en geç bayramın dördüncü günü güneş batıncaya kadar iade edilmesi gerekir. Şayet iade edilmezse ceza gerekir. (Serahsî, el-Mebsût, 4/65; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/278-279)
Selamünaleyküm. Haccı erteleyebilirsiniz.
Aleykümselam. Bu şekilde bir kurbanda sakınca yoktur. Allah kabul etsin.
Değerli kardeşim. Size şöyle bir hakikati söylemem gerekiyor: Eğer en fazla bir ay sürecek bir hac yolculuğunda bile nefsimize hâkim olamayacaksak haccın azametine yazık olmaz mı? Hanımızın (Allah ona sabır ve afiyetler versin) bir ay kulağını ve gözünü kapatması ona belki iki kere, üç kere hac yapmış kadar sevap kazandırmaz mı? Bir de böyle bakın isterseniz. Üstelik de hanımınızı ertelerseniz, aralarındaki kavgayı bir daha düzelmez şekilde derinleştirmiş olmaz mısınız? Bunu da unutmayınız. Kim öle kim kala, sabır ve sebatla çıkın yola, orada her şey biiznillah düzelebilir de. Ben olsam böyle yapardım. Allah mübarek etsin.
Evet, hac ibadetinde kadın ile erkek arasında bazı farklar vardır. Bunların bazıları farz düzeyindedir, bazıları da müstahap düzeyindedir. Kadının, farz olmayan bir hacca gidecekse eşinden izin istemesi en azından müstahaptır. Farz bir hacca gidecekse izin şartı aranmaz. Kadın hacca giderken seferi bir mesafeye gitmiş olacağı için beraberinde mahremi olması şarttır. Mahremi olmadan hac yapacak olsa o hac, hac ibadetini yerine getirmek bakımından kabul olsa da sünnete aykırı hareket edildiği için hata edilmiş olur. Kadın ihramlı iken erkekler gibi kıyafetlerini çıkarmaz. Dikişli elbiselerini giyer, ayakkabılarını normal olarak giyer. Yüzünü örtmesi (peçe kullanması) ise caiz değildir. Kadının ihramı yüzünü açmakla yeterli sayılmaktadır. Kıyafet olarak belli bir renk veya şekil giyinmesi şart değildir, gerekli de değildir. Telbiye getirirken kadın sesini yükseltmez. Erkekler ise sesli telbiye getirir. Erkekler tavaf esnasında ihramlı iseler sağ omuzlarını açarlar. Bu sünnettir. Kadınlarda ise böyle bir sünnet yoktur. Erkekler sa’yin bir bölümünde hervele yaparlar, (koşar gibi sık adımlarla yürürler.) kadınlar ise bunu yapmazlar. Şeytan taşlamada kadınlar kalabalık sebebiyle başkasına vekalet verebilirler. Erkekler ise bir özürden dolayı vekalet verebilirler. Erkeğin kesecekse hac kurbanını kendisinin kesmesi müstahaptır, kadın için ise kendisinin kesmesi müstahap değildir, başkasına kestirir. İhramdan çıkarken erkeklerin saçlarını tamamen tıraş etmesi daha efdaldir. Kadın ise saçını sadece kısaltır, tamamen tıraş etmesi mekruhtur. Kadın hacda iken özel günlerine tesadüf ederse bütün hac ibadetlerini yerine getirir. Sadece İFADA tavafını Harem’e girip yapacağı için, o haliyle de Harem’e girmesi mümkün olmayacağı için normal olarak yapamaz. Beklemesi gerekir. Beklemesi konaklama, geri dönme gibi sebepler yüzünden sıkıntıya sebep olacaksa hayızlı ilen bile olsa tavafını yapar. Sonra da bir inek kurban eder veya bedelini sadaka olarak verir. Kadınla erkeğin hacta ayrıldığı temel başlıklar bunlardır.
Aleykümselam. Vasiyet edilmemiş bir hac nafile olarak yapılabilir. Onun yerine başka sadakalar da verilse olur.
bayram konusundaki diğer fetvalar
Miras, kitabımız Kur'an'ın kesin çizgilerini çizdiği kurallarla belirlenmiş bir sistemdir. Kesinlikle bireysel davranışlar caiz olmaz. Allah herkesin hakkını belirlemiştir. Babanız öldükten sonra, abilerinizin kendi şahıslarına ait olduğunu ispat ettikleri bölümler dışında bütün mal paylaşılacaktır. Anneniz yaşıyorsa o da pay alacaktır. Sizin hakkınıza düşen bölümü istemeniz ne ayıptır ne de günahtır. Sılai rahim bahane edilerek de hakkın zayi edilmesi doğru olmaz. Malınızı isteyin, kardeşlik hukukunuzu da devam ettirin. Zor ama gerekli olan budur. Eğer İslam'a göre bir taksime razı olurlarsa ona davet edin. Olmazsa bir hukuk yolu ile hakkınıza düşeni alın. Ama dikkat edin; haklı iken haksız duruma düşecek kaba hareketlere tevessül etmeyin. Geri dönülmeyecek sözler sarf etmeyin.
Selamünaleyküm. 'Dinen nikâhsız' olan biri kim ise sorudaki cevap onu kastetmektedir. Burada resmi nikâh hakkında bir soru akla gelebilmektedir. O da kişinin o işlemi de nikâh kabul edip etmemesine bağlıdır. Bildiğiniz gibi Müslümanların bu hususta farklı kanaatleri vardır. Kimilerine göre o işlemler dinen nikâh değildir. Kimilerine göre de nikâhtır. O kişinin anlayışına göre 'dinen nikâhlı olmak veya olmamak da' bu kanaate göre oluşmaktadır. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. İbadetinizle bunu karıştırmayın. Mideniz ağırınca gözünüz de kör olmadığı gibi bu hatanız ibadetlerinizi silmiyor. Ancak, siz de görüyorsunuz ki bu işler karışık. En az ne kadarla sıyrılabiliyorsanız ona bakın.
Teşrik tekbirlerinin kazası yoktur.
Hıdrellez dinle ilgili değildir. Yöresel bir uygulamadır. İtikadi bir boyut taşıması halinde de uzak durulması gerekmektedir.
Selamünaleyküm. Böyle bir 'müekked sünnet' yoktur.