Fetva Meclisi
Soru
Hocam, diyelim sular kesildi ve o gece rüyalandık. Sürekli yakın duş almam dikkat çekici olacağından dolayı olsa dahi gusül abdesti almak zorunda kalıyorum, almakta zorundayım. Gecenin bir yarısı sular gittiğinde sabah namazı öncesi nasıl gusül almam gerekir? Malum, sular da soğuk. Termosifon sıcak su vermez sular olmayınca doğal olarak. Ama gece gece duş almam da dikkat çeker. Kaldı ki sular olmadığı için nasıl gusül alırım? Gecenin bir yarısı suyu ısıtırsam bu daha da dikkat çeker. Ne yapmalıyım böyle bir durumda?
Cevap
Benzer fetvalar
Geçmiş olsun. Allah Teâlâ afiyetinizi daim kılsın. Bu durumda teyemmüm etmeniz gusül için yeterlidir. Bu acil durum geçene kadar o teyemmüm ile devam edersiniz. Namaz vakti abdest alacağınız zaman suyu kullanma imkânınız varsa abdest alırsınız. Abdest için de aynı sıkıntı oluşursa abdest yerine de teyemmüm edersiniz. Allah yardımcınız olsun.
Bunu abartmanıza gerek yoktur. Tam bir banyo yapmanız gerekmez. Hızlı bir duş da yeterlidir. Bütün bedeninizin ıslanmasını ölçü alarak girin banyoya. Normal bir banyo/gusül yirmi dakika ise yeterli olacak kadar gusül beş dakikayı geçmez. Ürkerek bakmanıza gerek yoktur. Bir başka husus da şudur: Bu istek sürekli değildir merak etmeyin. Bir süre sonra ikiniz de bu isteğinizde gevşeyeceksiniz, ara vereceksiniz.
Gusül alacak biri, bütün vücudunu yıkadıktan sonra ağzına ve burnuna da su verdi ise gusül tamamdır. Ya da gusül budur. Bunun ötesinde gusül için müstahap denen ilaveler vardır. Mesela, gusülden önce avret yerleri kirli ise temizlemek, namaz abdesti gibi abdest almak bunlardandır. Ama bunlar guslün yerini bulmasını etkilemez. Nasıl yapılırsa yapılsın, önemli olan cünüplükten kurtaracak bir gusül almaktır.
Gusül almak için muhakkak banyo şartı bulunmamaktadır. Tüm vücudunuza su dökebileceğiniz bir mekân olması yeterlidir. Lavaboda da bunu sağlayabilirsiniz. Su ısıtıp lavaboda gusül alma, arkadaşınızın, yakınınızın evi gibi alternatifleri deneme gibi elinizden gelen her şeyi yaptıktan sonra yine de çaresiz kalırsanız teyemmüme o zaman başvurabilirsiniz. Elinizden gelen tüm seçenekleri denemeden teyemmüm aldı iseniz tekrar gusül alıp namazlarınızı kaza etmeniz gerekmektedir.
Guslün sünnetlerinden biri öncesinde normal abdest almaktır. Bu şekilde alınan bir gusülden sonra abdest gerekmez. Böyle alınmayan yani öncesinde abdest alınmayan gusül, eğer cünüplükten sonra ise onu da abdestli sayabiliriz. Diğeri için abdest alınması gerekmektedir. Havuz meselesinde size söyleyebilecek sözüm yoktur. Hepimiz ahirette zevklerimiz dinimizle çelişince ne yaptığımıza göre hesap vereceğiz. Onu düşünün.
Gusül abdestini almak farz iken su bulunuyor ancak uygun bir ortam -örneğin mahremiyet sağlayacak, üstünü açıp rahatça yıkanabileceğin bir yer- bulunamıyorsa, kişinin mahremiyetini koruyamayacağı bir durumda suyla gusletmesi gerekmez. Bu durumda teyemmümle yetinmesi caiz olur. Çünkü suyun varlığı değil su ile yıkanmanın fiilen mümkün olup olmaması dikkate alınır. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de: "Eğer hasta olur ya da yolculukta bulunur ya da tuvaletten gelir veya kadınlara dokunur da su bulamazsanız, temiz bir toprakla teyemmüm edin..." (Maide Sûresi, 6. âyet) buyrulmuştur. Bu ayette geçen "su bulamamak" sadece fiziksel yokluk değil, suya erişimin fiilen mümkün olmaması veya kullanmanın ciddi sıkıntıya yol açması hâllerini de kapsar. Banyo tadilatı gibi bir durum, başka güvenli ve mahrem bir yıkanma yeri yoksa geçici olarak teyemmümle ibadet etmene izin verir. Ama bu teyemmüm geçici bir çözümdür. Uygun ortam oluşur oluşmaz gusül alınmalıdır.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Koyun olma niteliği değişmedikçe o bir koyundur. Koyun ile alakalı hüküm onun için de geçerlidir.
Oturup okunan Kur'an'ı dinlemeyi tercih etmeliyiz.
Anlattığınız şey, kâğıt üzerinde iyi bir tiyatrodan başka bir şey değildir. Tiyatro! Nikâh dediğiniz şey olabilir ama siz kendinizi helake sürüklüyorsunuz; evinize dönün. Tevbe istiğfar edin!
Bayılacak hale gelmek oruç bozmak için bir ruhsattır, yaptığı işten keffaret gerekmez. O günü oruç tutup kaza etmesi yeterlidir.
Bu kararı aile büyüklerinizle beraber vermelisiniz. Ya da aile danışmanı ile kararlaştırın. Sonra üzülmemeniz için böylesi daha hayırlı olur.
Bunu, bizi bizden uzaklaştıran fitnelerden bir fitne olarak görebilirsiniz. Gündeminize almayın, konuşmaya değecek kadar ağırlığı bile yoktur. Ne ırkları inkâr etmenin yeri var ne de dini bir ırka mal etmenin yeri var. Edebiyat ve kuru gürültü, başka bir şey değil!