Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben Şanlıurfa’dan yazıyorum size, eve giremeyen bir depremzede olarak. Depremden sonra âdetim bitti. Kaldığımız yerde duş almak için yer yok ve sular soğuk. Bu durumlarda teyemmümün gusül yerine geçtiğini öğrendim ama su olduğu için namaz abdestini nasıl yapmam gerekiyor? Kafam çok karışık ve başımıza bir şey gelirse abdestsiz ölmek istemiyorum lütfen yardım edin.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Hayır, bir kere abdest almanız yeterlidir.
Teyemmüm, bazı durumlarda abdest ve gusül yerine geçen istisnai bir uygulama olup ancak belli bir mazeretin bulunması hâlinde yapılabilir. Abdest ve gusül için su bulunmaz veya bulunur da kullanma imkânı olmazsa her ikisi yerine geçmek üzere teyemmüm yapılır. Teyemmümün su bulunmadığında yapılabileceği âyet-i kerîmelerde açıkça belirtilmiştir. (en-Nisâ, 4/43; el-Mâide, 5/6) Teyemmümle ilgili hadisler de su bulunamadığında teyemmümün yapılabileceği yönündeki Kur’ân hükmünü teyit etmektedir. Nitekim bir kenara çekilip duran, cemaatle namaza iştirak etmeyen birini gören Resûlullah (s.a.s.), “Ey falan! Neden cemaate iştirak etmiyorsun?” diye sorduğunda adam, “Ey Allah’ın Resulü, cünüp oldum; su da yok” deyince Peygamber (s.a.s.), “Toprağı kullan, o sana yeterlidir.” buyurdular. (Buhârî, Teyemmüm, 9 [348]; Müslim, Mesâcid, 312 [682]) Teyemmüm şu hâllerde yapılır: a) Abdest veya gusle yetecek miktarda su bulunamaması, b) Su bulunduğu hâlde, suya ulaşma imkânının olmaması, c) Su bulunduğu hâlde, havanın çok soğuk oluşu, banyo yapacak yerin bulunmayışı gibi engellerle suyu kullanma imkânının bulunmaması, d) Sağlık açısından suyun kullanılmasının sakıncalı olması, e) Yıkandığı veya abdest azalarını yıkadığı takdirde hastalanması, hastalığının artması veya iyileşme süresinin uzaması, f) Vücudun veya abdest organlarının yarısından fazlasının yara, yanık vb. sebeplerle yıkanamaması. Uzuvlarının yarısından azında yara olan bir kimse ise sağlam olan organlarını yıkar, yaralı olanları mesh eder. Konu ile ilgili bir rivâyette ifade edildiğine göre, cünüp olan yaralı bir kişiye gusletmesi söylenmiş, o da yıkanmış ve bu sebeple ölmüştür. Haber Resûlullah’a (s.a.s.) ulaşınca, “Onu öldürmüşler! …Hâlbuki ona, teyemmüm yeterliydi.” (Ebû Dâvûd, Tahâret, 122 [336]) buyurmuştur.
Teyemmüm, su bulunmaması ya da suyu kullanmaya sıhhi bir engelin olması halinde abdestin yerine geçer. Sizin sorununuz ise vaktin darlığı sorunudur. Bu durumda teyemmüme geçemezsiniz. O namazı kaza edin, istiğfar edin. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Gusül için yeterli su bulunmadığı zaman teyemmüme başvurabiliriz ancak gusül yıkanmak derecesinde düşünülmemelidir. Sadece farz olan miktar için yeterli olacak kadar su bulunuyorsa -ki bu da yaklaşık iki litre civarındadır- gusül yaparız.
Gusül alacak biri, bütün vücudunu yıkadıktan sonra ağzına ve burnuna da su verdi ise gusül tamamdır. Ya da gusül budur. Bunun ötesinde gusül için müstahap denen ilaveler vardır. Mesela, gusülden önce avret yerleri kirli ise temizlemek, namaz abdesti gibi abdest almak bunlardandır. Ama bunlar guslün yerini bulmasını etkilemez. Nasıl yapılırsa yapılsın, önemli olan cünüplükten kurtaracak bir gusül almaktır.
Bir mü’minin banyo yapacak durumda olması ayıp değildir. Kimsenin bunu ayıp olarak görme hakkı da yoktur. Acil bir banyo için iki litre su ısıtman yeterlidir. Isıtıp banyo yap ve asla çekinme. Ayıp, Allah'ın dininden uzak kalacak bir iş yapıyor olmaktadır.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Allah Teâlâ niyetinizi kabul buyursun. Size büyük ecirler kazanmayı nasip etsin. Bulunduğunuz ortamda abdest ve namaz konusunda muafiyetiniz olmaz. Bazı kolaylıklar olur. Onları da şöyle özetleyebiliriz: a- Abdest almanız aşırı soğuk veya başka bir sebeple imkânsız olursa teyemmüm edin. Teyemmüm şudur: Temiz bir toprağa/toprak saksıya/toprak ürünü bir yüzeye iki elinizi temas ettirin. Ellerinizi yüzünüze abdestte yıkıyor gibi sürün. Tekrar aynı yere iki elinizi temas ettirin. Sol elinizle sağ kolunuzu yıkıyor gibi sıvazlayın. Sağ elinizle de sol kolunuzu yıkıyor gibi sıvazlayın. Teyemmüm budur. Abdest almış gibi sayılırsınız. Abdestiniz bozulunca bir daha teyemmümünüz bozulacak. Gusül gerekli olursa abdestteki durum onun için de geçerlidir. Aynı teyemmümü suyu kullanamama halinde gusül için de yaparsınız. b- Namaz kılmada vakit veya yer problemi, hasta yoğunluğu gibi durumlar olursa sadece farzları kılın. c- Yoğunluk durumunuza, sıkışıklığa ve acil destek gerekliliği gibi durumlarda öğlen ile ikindiyi ve akşam ile yatsıyı birleştirerek kılabilirsiniz. Bunu şöyle yaparsınız: Öğlen vaktinde sıkışık olursanız ikindi ile birleştirmeye niyet edersiniz ve akşam olmadan ikişer rekât olarak öğlen ve ikindiyi kılarsınız. Vaktiniz müsait ise ikindiyi, öğleni kılarken de kılabilirsiniz. Zaten seferi olduğunuz için ikişer rekât kılacaksınız. Aynı şeyi akşam ve yatsı için aynı şekilde yapabilirsiniz. d- Hastalarla ilgilenirken hatta istirahat ederken bile ibadet hâlinde olduğunuzu bilin. Belki ömrünüz boyu bir daha size nasip olmayacak kadar büyük bir ibadet içinde olacaksınız. Allah yardımcınız olsun. İşinize kolaylık versin. Âmîn.
Allah Teâlâ işinizi kolay kılsın. Size engin sabırlar indirsin. Zihninize berraklık, ellerinize bereket versin. Âmîn. Bu görevde bulunduğunuz sürece siz: Biiznillah murabıt makamındasınız. Dakikalarınız, ibadet nitelikli kazancınız olacaktır. Bu niyet ve ihlasla görevinizi yapmaya çalışınız. Belki de ömrünüzün en kazançlı günlerini geçirmiş olacaksınız. İnsanların gerginliklerine tahammül etmeye çalışın. Tam anlamı ile sabır günlerinde kabul edin kendinizi. Her yaptığınız işi hatta arabada uyuklamanızı bile Allah rızası için ibadet niyetiyle ve Allah’tan ecir bekleyerek yapmaya çalışın. Devletin sizi süresiz oraya göndermesi fıkıh ifadesiyle sizin seferi durumda olmanızı gerektirir. Seferi olduğunuza göre de Cuma namazı için camiye gidip kılabilirseniz kılarsınız. Ama cuma namazı size farz değildir. Cuma yerine öğlen namazını da kılabilirsiniz. Vakit namazlarını da cem ederek kılabilirsiniz. Cem etmek şudur: Öğleyi ikindi vaktine erteleyerek veya ikindiyi öğlen vaktine çekerek aynı anda kılarsınız. Aynı şekilde akşamı yatsı vaktine çekerek veya yatsıyı akşam vaktine çekerek kılarsınız. İki şekliyle de olur. Öğlen, ikindi ve yatsı namazlarının farzlarını ikişer rekât kılarsınız. Vakit namazların sünnetlerini kılmayabilirsiniz de. Sadece sabah namazının sünnetini muhakkak kılmaya çalışın. Abdestte kolaylık olması bakımından bot giyiyorsanız onu mest gibi kullanabilirsiniz. Ramazan ayı günlerinde orada görevde olmaya devam ederseniz oruçlarınızı erteleyebilirsiniz. Allah Teâlâ yardımcınız olsun. Sizin için dualar ederiz.
Kardeşim, 1) Zevk için dahi olsa kumarla adı beraber anılan kâğıtları oynamak değil "tutmanız" caiz değildir. 2) Bahsettiğiniz durum abdesti değil kalbi bozan bir durumdur. 3) Namazınızı kılabilirsiniz. https://www.fetvameclisi.com/fetva-zevk-icin-arkadaslar-arasinda-kumar-tarzi-oyunlar-oynamak-caiz-midir-6277.html
Kadının gusülde olmazsa olmaz olarak yapması gereken, başındaki deri de dâhil bütün derisinin ıslanmasını sağlamaktır. Bu da saç dibine suyun ulaşması demektir. Özellikle örgünün veya benzeri şeklin bozulup saçın bizzat yıkanması şart görülmemiştir. Yıkanacak olursa ihtilaftan kurtulmak bakımından güzel olur.
Bu konuyu şöyle bir daire içinde ele alabiliriz: Bugün Mü'minlerin takip ettiği mezhepler olan Hanefilik, Şafiilik, Malikilik ve Hanbelilik biiznillah bu ümmetin kendi itikadının ekseninde gelişmiş, dışarıdan bir etkinin bulunmadığı mezheplerdir. Bu mezheplerin tamamında Allah’ın kitabını ve Peygamber aleyhisselamın sünnetini en iyi şekilde anlama gayreti vardır. En başta imamları olmak üzere bu mezhepleri bugünkü çizgilerine getiren müçtehitler Allah için bir şeyler yapma gayreti içinde olmuşlardır. Tarih boyunca mü'minlerin mezhepler hakkındaki şahitlikleri bu şekilde olmuştur. Dolayısıyla bu dört mezhepten birinin abdest ve namaz gibi bir ibadette Allah’ın hükümlerine aykırı olacak bir uygulama yoktur. Evet, farklılık denebilecek noktalar bulunur ama bu farklılıklar o ibadetin esasına zarar verecek seviyede olmaz. Bu nedenle deriz ki, bir ibadeti eda ederken bir müçtehidin veya mezhebin çizgisinde kalmak gerekir ki ibadet ciddiyeti zarar görmesin ama aynı ibadetin diğer mezhepteki farklı denebilecek “ayrıntıları” o ibadetin geçersiz olması gibi bir sonuca asla götürmez. Bugün şu mezhepte böyle, öbür mezhepte böyle dediğimiz ibadetlere ve özellikle de namaza ait meselelerin tamamı Ashab-ı Kiram döneminden beri bulunmaktadır. Başta Ashab-ı Kiram olmak üzere bu ümmetin büyükleri birbirlerinin arkasında namaz kılmakta idiler. Onlar bazı ayrıntılarda abdesti farklı olabileceğini bildikleri halde birbirlerinin arkasında namaz kılmakta sakınca görmediler. Bizim onlardan daha iyi ve takvalı bir namaz kılmayı iddia ederek böyle bir ayrıntı üzerinden birbirimizin arkasında namaz kılmamamız ümmet olma şuurumuza ters düşecektir. Yapılan iş, namaza göstereceğimiz hassasiyetten değil taassubumuz ve kör taklit zevkimizden kaynaklanıyor olacaktır. Ashabı kiramdan Abdullah bin Ömer radıyallahu anhümanın, Haccac gibi birinin arkasında bile namaz kıldığı rivayet edilmektedir. Ehlisünnet itikadının en önemli ilkelerinden biri, ümmetin birliği ve namaz ciddiyeti açısından bakarak fasık olan birinin arkasında daha namaz kılmak gerekir ilkesidir. Bu nedenle başka bir nedene dayanmadan sadece mezhep farkını ileri sürerek namazın sahih olmayacağı iddia etmenin tutarlı bir tarafı yoktur.
Allah Teâlâ afiyetinizi size ihsan etsin. Her namaz vakti abdest almanız yapmanız gereken iştir. Bunun dışında zaten kullandığınız torbanın sizi kirletmesine dikkat ediyorsunuzdur. Özellikle torbayı boşaltmanız veya değiştirmeniz gerekmez. O sizde iken ve muhtemel akıntı devam ederken namazınızı kılın. Allah Teâlâ kabul buyursun.