Fetva Meclisi
Soru
Hocam biz arkadaşlarla ara sıra oyun oynuyoruz oyun kâğıdıyla. Ortada herhangi bir iddia veya para yok sadece zevkine oynanıyor. Bu oyunun namaz abdestini bozacağını söyleyenler var, bu doğru mu? Bir de oyundan kalkıp namaz kılabilir miyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bilgisayarda veya başka bir yerde oynanan oyun abdesti bozmaz. Oynadığınız oyun haram bir oyun ise onun sizin imanınıza zararı olabilir.
Sana namazı öğreten nasıl senin namaz kılmandan sevaplar kazanıyordu ise aynı şekilde senin oyun öğrettiklerinde oyunda/oynaşta kaldığı sürece sen de vebalde olursun. Önce kendin oyunu oynaşı bırak. Kimsenin çocuk kalmasına da sebep olma. Öyle bir kanal da oyun da açma.
Bahsettiğiniz oyun esasen mübahtır. İbadeti aksatma, vakit israfı, aileyi ya da diğer insani vazifeleri ihmal etme, kumar, kâfirlere benzeme gibi sorunlara neden olursa bu mübahlık ortadan kalkar. Kaybedenin ödemesi gereken maddi bir meblağ üzerine bir şans oyunu olmadığı için bu yaptığınıza kumar denemez. Fakat yüze vurmak haram olduğu için, sonunda tokat atmak bu bakımdan sakıncalıdır. Bir insana vurmak da dinimizin belli şartlarda caiz olarak kabul ettiği işlerden olduğundan vurma eylemine hiç girmemenizi tavsiye ederiz.
Selamünaleyküm. Bunlar abdest bozmaz. Namaz bozmaz ama ahlâk bozar. Ahlâk bozar! Ahlâk bozulunca da çok şey bozulabilir!
Bizim bir ibadet etme yükümlülüğümüz var bir de hata işlememe yükümlülüğümüz vardır. İbadetlerimizi yapıyor da hatadan da kaçınmıyorsak bu, bir yandan kazandığımızı bir yandan da borç yaptığımızı gösterir. Borçlar kazançtan fazla olması halinde terazi cehennemi gösterecek, aksi durumda da cenneti gösterecektir. Meseleye böyle bakalım. Oyun oynamaya gelince, mağlup olan ya da şöyle yapan ödeyecek denmesi durumunda bu bir kumardır, haramdır. Aksi takdirde boş işlerden bir iş olarak sahiplerini zarara uğratan bir hata işlenmiş olur. İstiğfar gerektirir. Şunu da unutmayalım: Tarikatta olmak, hata işlememek teminatı değildir. Biz, İslam'dayız da yine hata edebiliyoruz, tarikatta olmak nasıl garanti olsun. Mühim olan hemen Allah'ın kapısına yönelmektir. Allah'a emanet olun.
Bir Hanefi olarak o görüşe bu görüşe uymak gibi keyfi bir uygulama yapamazsınız ama alternatifin olmayacağı ağır bir zaruret durumunda diğer bir mezhepteki fetva ile hareket edebilirsiniz. Mesela bir cenaze namazını tam kılacakken kan aktı ve abdest almanız durumunda cenaze namazı kaçacak gibi bir durum varsa böyle bir uygulamanız caiz olabilir.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Allah Teâlâ niyetinizi kabul buyursun. Size büyük ecirler kazanmayı nasip etsin. Bulunduğunuz ortamda abdest ve namaz konusunda muafiyetiniz olmaz. Bazı kolaylıklar olur. Onları da şöyle özetleyebiliriz: a- Abdest almanız aşırı soğuk veya başka bir sebeple imkânsız olursa teyemmüm edin. Teyemmüm şudur: Temiz bir toprağa/toprak saksıya/toprak ürünü bir yüzeye iki elinizi temas ettirin. Ellerinizi yüzünüze abdestte yıkıyor gibi sürün. Tekrar aynı yere iki elinizi temas ettirin. Sol elinizle sağ kolunuzu yıkıyor gibi sıvazlayın. Sağ elinizle de sol kolunuzu yıkıyor gibi sıvazlayın. Teyemmüm budur. Abdest almış gibi sayılırsınız. Abdestiniz bozulunca bir daha teyemmümünüz bozulacak. Gusül gerekli olursa abdestteki durum onun için de geçerlidir. Aynı teyemmümü suyu kullanamama halinde gusül için de yaparsınız. b- Namaz kılmada vakit veya yer problemi, hasta yoğunluğu gibi durumlar olursa sadece farzları kılın. c- Yoğunluk durumunuza, sıkışıklığa ve acil destek gerekliliği gibi durumlarda öğlen ile ikindiyi ve akşam ile yatsıyı birleştirerek kılabilirsiniz. Bunu şöyle yaparsınız: Öğlen vaktinde sıkışık olursanız ikindi ile birleştirmeye niyet edersiniz ve akşam olmadan ikişer rekât olarak öğlen ve ikindiyi kılarsınız. Vaktiniz müsait ise ikindiyi, öğleni kılarken de kılabilirsiniz. Zaten seferi olduğunuz için ikişer rekât kılacaksınız. Aynı şeyi akşam ve yatsı için aynı şekilde yapabilirsiniz. d- Hastalarla ilgilenirken hatta istirahat ederken bile ibadet hâlinde olduğunuzu bilin. Belki ömrünüz boyu bir daha size nasip olmayacak kadar büyük bir ibadet içinde olacaksınız. Allah yardımcınız olsun. İşinize kolaylık versin. Âmîn.
Geçmiş olsun. Allah Teâlâ afiyetinizi daim kılsın. Bu durumda teyemmüm etmeniz gusül için yeterlidir. Bu acil durum geçene kadar o teyemmüm ile devam edersiniz. Namaz vakti abdest alacağınız zaman suyu kullanma imkânınız varsa abdest alırsınız. Abdest için de aynı sıkıntı oluşursa abdest yerine de teyemmüm edersiniz. Allah yardımcınız olsun.
Kadının gusülde olmazsa olmaz olarak yapması gereken, başındaki deri de dâhil bütün derisinin ıslanmasını sağlamaktır. Bu da saç dibine suyun ulaşması demektir. Özellikle örgünün veya benzeri şeklin bozulup saçın bizzat yıkanması şart görülmemiştir. Yıkanacak olursa ihtilaftan kurtulmak bakımından güzel olur.
Allah Teâlâ işinizi kolay kılsın. Size engin sabırlar indirsin. Zihninize berraklık, ellerinize bereket versin. Âmîn. Bu görevde bulunduğunuz sürece siz: Biiznillah murabıt makamındasınız. Dakikalarınız, ibadet nitelikli kazancınız olacaktır. Bu niyet ve ihlasla görevinizi yapmaya çalışınız. Belki de ömrünüzün en kazançlı günlerini geçirmiş olacaksınız. İnsanların gerginliklerine tahammül etmeye çalışın. Tam anlamı ile sabır günlerinde kabul edin kendinizi. Her yaptığınız işi hatta arabada uyuklamanızı bile Allah rızası için ibadet niyetiyle ve Allah’tan ecir bekleyerek yapmaya çalışın. Devletin sizi süresiz oraya göndermesi fıkıh ifadesiyle sizin seferi durumda olmanızı gerektirir. Seferi olduğunuza göre de Cuma namazı için camiye gidip kılabilirseniz kılarsınız. Ama cuma namazı size farz değildir. Cuma yerine öğlen namazını da kılabilirsiniz. Vakit namazlarını da cem ederek kılabilirsiniz. Cem etmek şudur: Öğleyi ikindi vaktine erteleyerek veya ikindiyi öğlen vaktine çekerek aynı anda kılarsınız. Aynı şekilde akşamı yatsı vaktine çekerek veya yatsıyı akşam vaktine çekerek kılarsınız. İki şekliyle de olur. Öğlen, ikindi ve yatsı namazlarının farzlarını ikişer rekât kılarsınız. Vakit namazların sünnetlerini kılmayabilirsiniz de. Sadece sabah namazının sünnetini muhakkak kılmaya çalışın. Abdestte kolaylık olması bakımından bot giyiyorsanız onu mest gibi kullanabilirsiniz. Ramazan ayı günlerinde orada görevde olmaya devam ederseniz oruçlarınızı erteleyebilirsiniz. Allah Teâlâ yardımcınız olsun. Sizin için dualar ederiz.
Bu konuyu şöyle bir daire içinde ele alabiliriz: Bugün Mü'minlerin takip ettiği mezhepler olan Hanefilik, Şafiilik, Malikilik ve Hanbelilik biiznillah bu ümmetin kendi itikadının ekseninde gelişmiş, dışarıdan bir etkinin bulunmadığı mezheplerdir. Bu mezheplerin tamamında Allah’ın kitabını ve Peygamber aleyhisselamın sünnetini en iyi şekilde anlama gayreti vardır. En başta imamları olmak üzere bu mezhepleri bugünkü çizgilerine getiren müçtehitler Allah için bir şeyler yapma gayreti içinde olmuşlardır. Tarih boyunca mü'minlerin mezhepler hakkındaki şahitlikleri bu şekilde olmuştur. Dolayısıyla bu dört mezhepten birinin abdest ve namaz gibi bir ibadette Allah’ın hükümlerine aykırı olacak bir uygulama yoktur. Evet, farklılık denebilecek noktalar bulunur ama bu farklılıklar o ibadetin esasına zarar verecek seviyede olmaz. Bu nedenle deriz ki, bir ibadeti eda ederken bir müçtehidin veya mezhebin çizgisinde kalmak gerekir ki ibadet ciddiyeti zarar görmesin ama aynı ibadetin diğer mezhepteki farklı denebilecek “ayrıntıları” o ibadetin geçersiz olması gibi bir sonuca asla götürmez. Bugün şu mezhepte böyle, öbür mezhepte böyle dediğimiz ibadetlere ve özellikle de namaza ait meselelerin tamamı Ashab-ı Kiram döneminden beri bulunmaktadır. Başta Ashab-ı Kiram olmak üzere bu ümmetin büyükleri birbirlerinin arkasında namaz kılmakta idiler. Onlar bazı ayrıntılarda abdesti farklı olabileceğini bildikleri halde birbirlerinin arkasında namaz kılmakta sakınca görmediler. Bizim onlardan daha iyi ve takvalı bir namaz kılmayı iddia ederek böyle bir ayrıntı üzerinden birbirimizin arkasında namaz kılmamamız ümmet olma şuurumuza ters düşecektir. Yapılan iş, namaza göstereceğimiz hassasiyetten değil taassubumuz ve kör taklit zevkimizden kaynaklanıyor olacaktır. Ashabı kiramdan Abdullah bin Ömer radıyallahu anhümanın, Haccac gibi birinin arkasında bile namaz kıldığı rivayet edilmektedir. Ehlisünnet itikadının en önemli ilkelerinden biri, ümmetin birliği ve namaz ciddiyeti açısından bakarak fasık olan birinin arkasında daha namaz kılmak gerekir ilkesidir. Bu nedenle başka bir nedene dayanmadan sadece mezhep farkını ileri sürerek namazın sahih olmayacağı iddia etmenin tutarlı bir tarafı yoktur.
Allah Teâlâ afiyetinizi size ihsan etsin. Her namaz vakti abdest almanız yapmanız gereken iştir. Bunun dışında zaten kullandığınız torbanın sizi kirletmesine dikkat ediyorsunuzdur. Özellikle torbayı boşaltmanız veya değiştirmeniz gerekmez. O sizde iken ve muhtemel akıntı devam ederken namazınızı kılın. Allah Teâlâ kabul buyursun.