Fetva Meclisi
Soru
Hocam diyelim ki ben bilgisayarda oyun oynuyorum ve yanımda bir arkadaşım var. Arkadaşım o oyunu ilk defa ben oynarken görüyor, oyunu beğeniyor o da eve gidince bilgisayarına benden gördüğü oyunu yüklüyor fakat o oyunu oynarken vakit namazlarını kaçırıyor. Ben bu durumda bu arkadaşımın namazlarını kılmadığı için mesul olur muyum? Hocam bir de Youtube’da oyun kanalı kurmak dinen caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Güzel gencim, şu anda sakıncasız gibi dursa da o oyunlar seni sakıncalılara taşır ileride. Sen onların yerine güzel bir spor yap, sılayırahim yap. Farklı kitaplar oku. Allah Teâlâ seni muhafaza buyursun, geleceğini bereketli kılsın.
Selamünaleyküm. 1- TV veya bilgisayar bulunan odada namaz kılınabilir. Namazı meşgul etmesi ise namazın huşuu ile alakalıdır ki buna sizin dikkat etmeniz gerekir. 2- Heykel şeklindeki nesnelerin evlerimizde bulunması caiz değildir. 3- Size gönül rizası ile verilen hediye sizindir.
Kardeşim, 1) Zevk için dahi olsa kumarla adı beraber anılan kâğıtları oynamak değil "tutmanız" caiz değildir. 2) Bahsettiğiniz durum abdesti değil kalbi bozan bir durumdur. 3) Namazınızı kılabilirsiniz. https://www.fetvameclisi.com/fetva-zevk-icin-arkadaslar-arasinda-kumar-tarzi-oyunlar-oynamak-caiz-midir-6277.html
Bir insanın namaz kılmıyor olması onun gıybetini yapmamızı normalleştirmez.
Selamünaleyküm. Bilgisayarda veya başka bir yerde oynanan oyun abdesti bozmaz. Oynadığınız oyun haram bir oyun ise onun sizin imanınıza zararı olabilir.
Aleykümselam. 1- Para kazanmak için oynanan oyunlar kumar olacağı için hiçbir şekilde o tür oyunlar caiz olmaz. 2- Kumar olmayan yani bir şey kazanmak için olmayan, teselli ve eğlence için oynanan oyunlar para ile satın alınabilir. 3- Gerek satın alma ve gerekse oynamada helal olması için en temel şart, oyunun bir haram ihtiva etmiyor olmasıdır. Haram ihtiva ediyorsa mesela erkek veya kadının bedenini çıplak gösteriyorsa veya benzeri bir haram söz konusu ise ne satın almak ne oynamak caiz olmaz. 4- Dinimiz sadece namaz dini değildir. Namaz, yapmamız gerekenlerden sadece biridir. Namaz gibi mesela anne babaya hizmet de bir görevdir. Bu görevlere farzlar adını veririz. Genel olarak farzlarda bir eksiklik olmuyorsa sözü edilen oyun caiz olabilir. 5- Bir başka önemli husus da sıhhat konusudur. Oynanan oyun başta göz olmak üzere sağlık açısından sakınca oluşturmamalıdır. Kısa veya uzun vadede insan sağlığını olumsuz etkileyen oyun oynanamaz.
arkadaş konusundaki diğer fetvalar
Siz, “şu kadar fark vereceksin” derseniz bu faiz olur ama o size fazlalık verirse sakıncası olmaz.
Kızım, karşı cins sorunu sadece sizin sorununuz değildir. Âdem aleyhisselamın bütün kızları ve oğulları bu sorunla karşılaştılar. Allah’ın razı olduğu dostları olan Ashab-ı Kiram da bu sorunu iliklerine kadar hissettiler. Allah onlardan razı olsun. Bu hususta kimsenin istisnası yoktur. İstisna olmak için farklı bir bedenle yaratılmış olmak gerekir. O da mümkün olmayacağına göre bu imtihanı herkes yaşayacak ve muhakkak kazanan/kaybeden olacak. Bunun çaresi yoktur. Bunu ayıplamak ve yermek de boş iştir. Sizin gibi bir gencin erkek veya kız olarak bu sıkıntıyı hissetmesi hayatta olduğunu gösterir. Bedendeki canlılığın sıcağı/soğuğu hissetmeyi sağladığı gibi imandaki canlılık da bu sıkıntıları hissetmeyi sağlar. Bu açıdan kendinizi iyi görebilirsiniz. Özellikle ilahiyat okumanızın bu tür konularda erken uyarıya benzer bir şekilde sanki sizin lehinize bir avantaj olabileceğini düşünmek akılsızlıktır. İnsan velev İlahiyat adıyla da olsa din üzerinden ilim arayışı içinde iken bu tür sıkıntılara biraz daha fazla muhatap olur. Derinliklere inildikçe solunumun zorlaşmasından daha tabii ne olabilir? Bu inceliği yakalayamayan ilahiyat veya medrese müntesibi, solunumsuz kaldığında tehlikeyi anlar ama iş işten geçmiş olur. Bu tabloyu kul, şeytanın saldırılarına karşı uyanık ve tedbirli olma şeklinde okumalıdır. Sizin vazifeniz üzerinize düşen tedbirleri almak ve bu imtihanın siz ölmeden sizi terk etmeyeceğini bilmenizdir. Okulda iken okul şartlarında, dışarıda iken bulunduğunuz mekânın şartlarında muhakkak sizinle olacaktır. Kur'an’ımızın ağır cezalar getirdiği günahların işlenmesi açısından o gün mekân Mekke ve Medine idi. Yani o günahlar o iki mübarek mekânda işleniyor veya işlenir diye indi ayetler. Bu da gösteriyor ki, sizin bulunduğunuz yer hiç önemli değildir. Siz insansınız, insan olarak nerede bulunursanız bulunun gerçek budur. Bir başka dikkatinizde olması gereken incelik de şudur: Siz bu sıkıntılarla yaşarken kulluk seviyenizi düşürmeden güzel bir mü'min olarak yaşayabilirsiniz. Sizi hırpalayan bu muhtemel hatalara rağmen imanınız ve mü'min kimliğiniz sağlam kalabilir. Yeter ki kimliğinizi kaybetmeyin. Allah’ın kulu olduğunuzu unutmayın. Rabbimizin, yüz kişi öldürmüş bir insana hangi keremi ile kapısını açtığını asla unutmamalıyız. Ne olursa olsun hatanız, kimliğinizi kaybetmeyin. Şeytan sizi kimliksiz bıraktığı, kulluk bağınızı kopardığı zaman, o kazanmış ve siz bitmişsiniz demektir. Buna göre kendinizi programlayabileceğiniz tavsiyelerimizi şöyle kaydedebilirsiniz: a- Önce kimliğinizin şuurunda olun. Mü'minsiniz. Gökleri çınlatacak kadar gür bir haykırışla bu büyük gerçeğe hamdedin, Elhamdülillah diyerek göklere yükselin. Mü'min olmak hele bu fesat asrında mü'min bir kız olmak hamd etmeyi gerektirir. Hamdedin, bu kaliteyi hiç düşürmeyin. İmanınız üzerinden hiçbir pazarlığa yanaşmayın. İmanınız varsa siz varsınız yoksa yoksunuz şeklinde bilin. b- İmanınız sizi salih amele teşvik etmelidir. Namaz başta olmak üzere ibadetlerinizi yoğunlaştırın. Nafileler ilave edin. Kur'an okuyun. Kur'an ezberleyin. Mesela her hafta bir sayfa ezberleyin. İki ayda bir hatim indirmeyi yaşam prensibiniz yapın. Zikirler yapın. Yaptığınızda da istikrar olsun. c- Tevbe sizin unutmayacağınız kurtarıcınız olsun. Tevbe silahınızdır, can simidinizdir. Sakın ertelemeyin tevbeyi. d- Dininiz ve insanlığınız üzerinde umut yükü ile yaşamayı ilke edinin. Gördükleriniz ve duyduklarınız asla Allah’ın mülkünü aşabilecek çapta olamayacağına göre siz, Allah’ın kulu olarak kendinizi ezilmiş ve kaybolmuş görmemelisiniz. Ezilmişlik psikolojisi sizi haramlara sürükleyebilir. e- Kiminle arkadaş iseniz onun kadarsınız. Bunu hiç unutmayasınız! Arkadaşta seçici olun. f- Sizi yönlendiren, hatalarınızı ikaz eden bir mürşidiniz olmalıdır. O mürşid de size sadece İslam bağı ile bağlanmış olmalıdır. Vakıf/dernek gibi bağlar küçük bağlardır. İstişare edin. İstişare ile yalnız kalma tehlikesini önlemiş olun. g- Okumuş olmak için değil, bilmek ve amel etmek için okuyun. Disiplinli bir okumanız osun. Mesela bir ilmihal kitabını üniversite imtihanına hazırlanır gibi okuyup anlayın. Ardından başka kitaplara geçin. h- Duayı unutmayın sakın. Duayı!
Önce niyetini düzelt; birilerini ikna etmek, yanlışları düzeltmekten çok, Allah'ın rızasını kazanmak için iş yap. Bu da seni, sonuçları Allah'a havale etmeye sevk edecektir. Kaç kişi ile ilgilendiğin seni etkilemeyecektir. Allah razı olsun yeter, diyebildiğimiz zaman bütün dünyaya karşı duracak enerjimiz, bir kişi ile yetinebilecek sabrımız olur. Din Allah'ın dinidir. Biz de onun kullarıyız. Kader Allah'ın kaderidir, sonuçları da o belirleyecektir. Sana düşen, ümmetinin derdi ile dertlenmektir. O dert seni ihya eder Allah'ın izni ile. Ve sabredeceksin. Son nefese kadar sabredeceksin. Dine dair bilgini de sürekli takviye et. Fitne fesada uğramadan, tartışmalı konulara girmeden oku veya dinle. Bilerek yol al. Allah yardımcın olsun.
Müslüman bir kadın, tesettür şuuru olmayan başka bir kadının yanında kendine dikkat etmelidir elbette. Kâfir bir kadına karşı da bir erkek gibi olmasa da dikkatli olunması gerekir.
Arkadaşı ile kalacağı evde mahremiyet şartları korunabilecekse kalabilir. Prensip olarak bunda sakınca yoktur. Yalnız böyle bir istek bir nebze çocukluk kabul edilebilir evli bir kadın için. Üzerine gidip inatlaştırmadan daha ağır düşünmesini sağlamaya çalışın.
Kadının erkeği, erkeğin kadını arayıp sorması esasen yasak değildir. Yasak olan mesela kadının eşinin razı oymayacağı bir şekilde bunu yapması veya fitne oluşturma ihtimalinin bulunduğu bir zemin ve ortamda bunu yapmaktır.