Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben gündelik yaşamında ibadetlerini kaçırmamaya ve dinimle ilgili birçok şey okumaya özen gösteren ayrıca İlahiyat Fakültesi ikinci sınıf öğrencisiyim. Son zamanlarda tüm sıkıntılarımı veya neşemi paylaşacak karşı cinsten birine ihtiyaç duyuyorum. Ne yazık ki ben şu an kendimi evliliğe hazır hissetmiyorum ve bu duygunun da beni yanlışa sürüklemesinden çok korkuyorum. Bu konuda ne yapabilirim? En azından evlenene kadar bu duygudan nasıl kurtulabilirim? Lütfen yardımcı olun, zira bu konuda çevremde de sıkıntısı olan birçok kişi var.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Ailenizi de üzmeyeceğiniz orta yöntemi bulun. İlahiyatı da okuyun, medrese gibi bir âlimin izini de sürün. Arayınca ikisini de bulabilirsin. Takip etmen de mümkündür. Çift dikişle yol alırsın. Dünya olaylarına seyirci kalmak hatadır. Olaylara takılıp kalmak ise daha ağır hatadır. Ortasını bul. Evlenme vaktinizin geldiğini yani evlenmenin size farz olduğunu anladığında bunu ailene bildir. Seni evlendirmelerini iste. Bunun Allah'ın emri olduğunu söyle. Onlar Allah'ın emrine karşı lakayt kalırlarsa sen de kendi başının çaresine bak. YETER Kİ BUNLARI, GENÇLİK HEYECANI İLE GEÇİCİ KARARLAR OLARAK VERMİŞ OLMAYASIN! Bu da senin ne kadar âkil biri olduğunun belgesi olur.
Kızım, 'ilahiyat okumak günahtır' sözü çok ağır olmuş. Böyle dememiz yerinde olmaz. Onun yerine 'ilahiyatta okuyan kızları günahlar çarpabilir' şeklinde bir söz daha doğru olur. Sen de madem cenneti istiyorsun, iş kolaylaşmıştır. Günahlara karşı kendini koruyabildiğin kadar okumaya devam et. Böylece aileni de üzmemiş olursun. Gevşeme riski hissedince o gün terk et orayı, aileni veya hiç bir beşeri takma ve terk et. Böylece mümin kız hassasiyetini korumuş olursun.
Selamünaleyküm. Sevgili kızım, Allah Teâlâ seni emellerine kavuştursun. Kur'an'ı yaşatanlar olarak diriltilecekler arasında bulunmanı, Kur'an'ın şefaati ile işi iyi olanlardan olmanı dilerim. Ne mutlu sana ki, kendini Kur'an hizmetine adamayı düşünüyorsun. Sen, tam anlamıyla bir mücahidesin. Mücahide ne demekse, o sensin bu düşüncelerinle. Yeni doğmuş bir bebek gibi görüyorum sizi; doğdunuz da büyüyorsunuz. Her gün Kur'an sizi emziriyor ve siz büyüyorsunuz. Allah yolunda olmak, Allah için çalışma azmi taşımak, sahabe neslini önder ve örnek görmek böyle bir şeydir. Bir bayan olarak, garip olduğunuz bir ortamda bu seviyede olmanız, ancak Allah'ın lütfu ile gerçekleşebilir bir seviyedir, muhakkak şükredin buna. Şükredin ki Allah sizi, dinine hizmet aşkı ile kavurmuş. Tekrar ve tekrar tebrik ediyorum sizi. Size dua ediyorum, bu ağabeyinize de dua etmenizi, Kur'an hizmetinden bir nefes ayrılmadan yaşamaya Allah Teâlâ'nın bizi muvaffak kılmasına dua edin. Öncelikle sana Ali Ulvi Kurucu'nun hatıratını okumanı tavsiye ederim; kendine çok güzel ufuklar bulacaksın o hatıratta. Bakacaksın ki sen, ne ilksin ne de son. Bu yol, böyle bir yoldur. Yesrib'e gitmeye razı olanlar, oradaki garipliği hayat bilebilenler ve kefensiz gömülmeye razı olanlar Kur'an ehli olabiliyorlar. Çok bilenlerden önce onlar gönüllere Kur'an akıtabiliyor. Bu anlayışı yakalaman açısından satır satır o kitabı okumanı tavsiye ederim. Okuduğun fakülteyi bitir, diplomasını al. Diyanet'e gir; kurs hocası ol.O gün, kendini ununu elemiş, eleğini asmış biri gibi görme. Bedir'de, Hendek'te bil kendini. Çünkü şeytan, o gün seni kızağa almayı deneyecektir. Diyanet'ten görev alan kızlarımız, bir daha tanınmayacak kadar değişiyorlar. Sen öyle olma. Bu süreçte evliliği ihmal etme. Evlenirken de, seninle evlenecek adaya, Kur'an'a adanmış bir hayat yaşamak istediğini belirt.Kendine bir müsteşar bul; her şeyi ona danış. Adeta iki kişi gibi yaşa işinde. Bu müsteşar, Kur'an eğitimi hususunda tecrübeli olsun. Çok uda et kızım, ucunda cennet bulunan çetin bir tünele girdin. Allah yardımcın olsun, seni korusun, yüceltsin.
Bu sözler doğru ama yerli yerinde söylenmemiş sözler olabilir. İlahiyat veya başka bir bölümde erkek ya da kadın olarak okunmaz diye bir kural yoktur. Kural şudur: Mü'min kendisini bile bile harama itmez, haram ortamında tutmaz. Bu kural değil fakülte, cami için bile geçerlidir. Bir kimse kendisini ne kadar haramdan uzak tutabileceğine bakarak bu konularda karar vermelidir. Bir harama ya da cehennemde bir saniye kalmaya değebilecek bir fakülte bu kâinatta kurulmamıştır ve kurulamayacaktır. İkinci olarak da şunu açık yüreklilikle düşünmeliyiz: Herkes, İslam'a hizmet etme, diplomayı din için kullanma gibi bir sloganla bu işe giriyor ama diploması olan bu sözleri yastık altına atıyor. Öyle başlayıp başka amaçlarla bitirmek hiç hoş değil. Bile bile kendimizi aldatıyoruz sadece. Ne kadar samimiyiz, bunu da ölçelim. Rabbim yardımcımız olsun.
Kadın ve erkek savaşının bir sahnesini görmüşsün. Elhamdülillah bir sıkıntı olmamış. Yüz verme, yalnız gezme. Cevap bile verme. Gerekiyorsa yakındaki bir emniyet mensubuna şikâyette bulun ama bu konuyu afet gibi abartmana da gerek yoktur. Sen kulluğunu yaşamana bak. Allah yardımcın olsun.
Bu anlamda bir denklik dinen şart değildir, herkes ana ilkelerde buluşulduktan sonra evlenilebilir durumdadır. Şunu da unutmamamız gerekir: Evlilik risk üzerine risktir, sizin verdiğiniz örnek bu riske ilave bir risk daha getirmiş oluyorsunuz. Kimseyi işinden dolayı ayıplayamayız ama bir tekstil işçisi ilim adamı birini takdir edemiyor olabilir. Evlenmek sizin için farz durumuna gelmedi ise tavsiye etmeyiz.
arkadaş konusundaki diğer fetvalar
Önce niyetini düzelt; birilerini ikna etmek, yanlışları düzeltmekten çok, Allah'ın rızasını kazanmak için iş yap. Bu da seni, sonuçları Allah'a havale etmeye sevk edecektir. Kaç kişi ile ilgilendiğin seni etkilemeyecektir. Allah razı olsun yeter, diyebildiğimiz zaman bütün dünyaya karşı duracak enerjimiz, bir kişi ile yetinebilecek sabrımız olur. Din Allah'ın dinidir. Biz de onun kullarıyız. Kader Allah'ın kaderidir, sonuçları da o belirleyecektir. Sana düşen, ümmetinin derdi ile dertlenmektir. O dert seni ihya eder Allah'ın izni ile. Ve sabredeceksin. Son nefese kadar sabredeceksin. Dine dair bilgini de sürekli takviye et. Fitne fesada uğramadan, tartışmalı konulara girmeden oku veya dinle. Bilerek yol al. Allah yardımcın olsun.
Arkadaşı ile kalacağı evde mahremiyet şartları korunabilecekse kalabilir. Prensip olarak bunda sakınca yoktur. Yalnız böyle bir istek bir nebze çocukluk kabul edilebilir evli bir kadın için. Üzerine gidip inatlaştırmadan daha ağır düşünmesini sağlamaya çalışın.
Sana namazı öğreten nasıl senin namaz kılmandan sevaplar kazanıyordu ise aynı şekilde senin oyun öğrettiklerinde oyunda/oynaşta kaldığı sürece sen de vebalde olursun. Önce kendin oyunu oynaşı bırak. Kimsenin çocuk kalmasına da sebep olma. Öyle bir kanal da oyun da açma.
Kadının erkeği, erkeğin kadını arayıp sorması esasen yasak değildir. Yasak olan mesela kadının eşinin razı oymayacağı bir şekilde bunu yapması veya fitne oluşturma ihtimalinin bulunduğu bir zemin ve ortamda bunu yapmaktır.
Siz, “şu kadar fark vereceksin” derseniz bu faiz olur ama o size fazlalık verirse sakıncası olmaz.
Bunun adı, tuzak içinde tuzaktır. Böyle bir mazeret tembelliği maskelemekten başka bir şey değildir. Bu tür düşünceleri olanlarla muhatap olmamalı, arkadaşlık yapmamalısınız.