Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir şirketin mescidinde Cuma namazı kılmak için hangi şartların yerine getirilmiş olması gerekir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Cuma namazının özel şartlarının olduğu doğrudur. Sizin bağlı olduğunuz müftülüğe müracaat edin, size 'olur' belgesi versinler rahat edersiniz.
Şehirden uzak yerlerde ya da yerleşim yeri olmayan mekânlarda Cuma namazı kılmak farz değildir. Orada öğlen namazını kılarsınız. Belli bir sayıdaki mü'min bir araya gelip birinizi imam yaparak Cuma kılacak olsanız onun da sakıncası yoktur. Allah yardımcınız olsun.
Sizin özel bir durumunuz var; eğer cuma namazını tek değil de cemaatle kılıyorsanız inşaallah bir sıkıntısı yoktur.
Mevcut sistem içinde müftülüklerin namaz kılınabilir diye ruhsat verdiği her yer cami veya mescit hükmünde olur. Özellikle de Cuma Beratı verildi ise hiçbir sakınca kalmamış demektir. Bir mescidin üzerinde meskün evlerin olması orayı mescitlikten çıkarmaz. Orada eda edeceğiniz her namaz evinizde kılacağınız namazdan daha evladır, daha sevaplıdır. Allah kabul etsin.
Kılmamak için kalın kitapların arasından bir ruhsat aranacaksa cuma kılınmayabilir. Bunun dışında cuma namazı yeryüzünün her yerinde cuma namazıdır. Biz, kılmak için uğraşmalıyız. Allah'a emanet olun.
Cuma namazı kılınan bir mıntıkada yaşıyorsanız ve o iş yeri de o mıntıkada ise mesela beş on km yakınınızda Cuma namazı kılınan bir yer varsa Cuma namazı kılmanız gerekir. O mıntıkada Cuma namazı kılınan bir cami yoksa zaten Cuma namazı yerine öğlen kılacaksınız. Başka bir iş bulamıyor ve sıkıntı içinde kalıyorsanız zaruret durumu geçene kadar işe girin.
cemaat konusundaki diğer fetvalar
Ashab-ı Kiramın yaşadığı Müslümanlıkta böyle bir şey yoktur. Bunu konuşmak bile onların zamanında abesti. Uzak durun böyle fikirlerden, bu sözleri tekrar bile etmeyin. Allah Teâlâ, dini ile oynamaktan hepimizi muhafaza buyursun. Aklımızı korumayı bize kolay etsin.
Cemaat olup namaz kılarken imamın hatasını cemaatten birinin ikaz etmesi konusunda kadının farkı sesle okumaya yardım etmesi veya sübhanallah demesi yoktur. Ancak bu, kadının sesinin mahrem tutulması sebebi iledir. Sizin yaptığınız cemaatte mahremiyet söz konusu olmadığına göre eşinizin sesle sizi ikaz etmesinde sakınca olmazdı. Neticede namazınızda bu şekliyle de bir eksiklik kalmamıştır. Allah mübarek etsin.
Belirttiğiniz uygulamanın sahabe içinde bir örneği olduğunu bilmiyorum ama ortada zikir denecek şey yapılmaktadır. Bu zikirdeki metot yüzünden onu hatalı görmemiz gerekmez. Siz katılmayın, katılmadığınız için de esef etmeyin. Keşke siz de o arada ezber bildiğiniz yerleri okusaydınız. Diğer duygularınız için de teşekkür ederim, dua ederim sana. Sen İstanbul'a gelince seni çay içmeye bekliyorum.
Gece namazlarında sesli kıraat yapılabilir. Kunut’u da sesli yapabilirsiniz. İmamın ALLAHUEKBER dediği yerde aynısını dersiniz. Semiallahulimenhamideh dediğinde ise RABBENA VELEKELHAMD dersiniz.
Böyle engeli olan veya yaşlı olan biri imamın durduğu kadar rükûda duramıyorsa duramadığı anda doğrulabilir ve imamı ayakta bekler. Namazına bir eksiklik gelmez.
Allah Teâlâ işinizi kolay kılsın, kalbinize ferahlık, bileğinize kuvvet versin. Âmin. Hutbede "elhamdülillahi rabbilalemin" desen, farz olan yerini bulur. Gerisini ne kadar yapabilirsen, merak etme.