Fetva Meclisi
Soru
Hocam, benim sorum şu; bir arkadaşımı İslama davet etmek istiyorum yani o kişi zaten müslüman ama sözde. Ben onun başını, kapatması namaza başlaması ve hakikatleri öğrenmesini istiyorum. Bunun için onunla nasıl konuşmalıyım? Bildiğimiz üzere bazı insanlar doğruları bilseler de hatalardan vazgeçmiyorlar. Benim arkadaşımın da durumu bu. Özet olarak ona neleri anlatmalıyım ki bana dönüp gözlerimi açtın artık namaza başlayacağım başımı kapatacağım desin. Ona neler demeliyim nasıl cümleler kurup hatasını anlamasını sağlarım zaten biliyor o hata yaptığını ama nefsinin rahatına düşüyor maalesef. Ben onu bu oyundan nasıl kurtarırım? Allah Razı Olsun Hocam
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Allah’ın rızasından başka bir ölçü alma kendine. Koca dünyada tek kalmaya razı ol ki yaptığın işin heyecanı olsun. Giden gitsin sen kal. Sen ve melekler kalın. Hata edersen özür dile, istiğfar et. Hatanı tekrar etme. Gerisini de önemseme. Allah’a emanet ederim seni.
Selamünaleyküm. Bir: Boş verin kimin ne dediğine, siz Allah için bir şeyler yapın, Allah için çalıştığına inandıklarınıza dualar edin, onlarla olun. Meleklerin işi ne, kimin ne yaptığını onlar hesap edip dursun. Bize Rabbimiz yeter. İki: Sizin için en kestirme hitabet yolu şudur: Konuşmalarını beğendiğiniz birinin en hoşunuza giden bir konuşmasını MP3'e yükleyin. O konuşmayı, yürürken, bulaşık yıkarken defalarca dinleyin. Bir zaman sonra o konuşmayı taklit etmeye başlayın. Ses tonunu, iniş çıkışları taklit edin. Yalnız bir yerde, önünüzde kalabalık varmış gibi tiyatro yapın. Buna iki ay kadar devam edince sizin de yeteneğinizin olduğunu keşfedecek rahatlayacaksınız. Allah yardımcınız olsun. Büyük düşünün, büyük çalışın.
Ben senin yerinde olsam, Rabbim beni nasıl yarattı ise ona öyle razı olurdum ki, bir bahçede ot olsam bile dert etmezdim. Sesin güzel olsa ne olur olmasa ne olur? Bunun nedeni dolu olmayan bir hayatın sahibi olmak olabilir. Kendinize iş üretin, size Rabbiniz ne verdi ise onu ihya edin. Sizdekini başkasına vermeyin, başkasınınkini sizin görmeyin. Hayat böyle yaşanır, gerisi sefalettir.
- Yaptığınız iş ne denli büyük ve ağır olursa olsun asla Allah’ın mağfiretinden daha büyük olamaz. Şeytan sizi umutsuz komasın; bu da onun ikinci tuzağı olur. - Kesinlikle ama kesinlikle size ait bir suçu ikinci bir insana anlatmayın. Ne kadar bileni az olursa o kadar kurtuluşu kolay olur. - Kötülük yapmış olmanız iyi biri ve iyiliklere sebep biri olmanıza asla mani değildir. Ömer bin Hattab radıyallahu anhtan daha ilginç bir örnek var mı? Hatta geçirdiğiniz badire sizi, başkalarından daha iyi bir duruma geçirebilir. Yeter ki siz, ciddi olun. Sarsılıp kendinize gelmenizden başka yapacak bir şey yok. Her şeyi gömün, yola devam edin. Gerekiyorsa o beldeyi terk etmeye hazır olun. İyi haberlerinizi bekleyeceğiz.
Evlilik, karı-kocanın karşı tarafa kendi doğrularını dayatmaları değil birbirlerinde gördükleri hataları incitmeden ve incinmeden düzeltme işidir. Dolayısıyla eşinle değil yanlışlarıyla mücadelen olsun. Bu mücadeleni ne eylem ne de söylemle gerçekleştir. Yaşam tarzınla göster. Örneğin eşinin bir kusurdan dolayı gidil(e)mez gördüğü bir yere gitmenin daha doğru olduğunu düşünüyorsan eşini oraya gitmeye zorlama; kendin git. Misafir davet etmek istediğinde abartılı ikram olmamak şartıyla davet edebilirsin. Eşin ilgilenmek istemezse sen hizmet et. Basit ikramlarla bu sorunu da çözebilirsin. Ayrıca eşinle ilgili bahsettiğin konular boşanmayı gerektiren bir durum değildir. Hanımın sana, çocuklarına ve işe gittiğinde evine karşı vazifelerini yerine getiriyorsa evliliğe ait önemli derecede sorumluluğu yerine getiriyor demektir. Çevrenle ilişkilerini sağlam tutmak da seni ilgilendiren bir durumdur. Bildiğin doğrulardan vazgeçmeni tavsiye etmiyorum. Yalnızca duruş ve kararlılığınla kaba olmadan biraz da yeri geldiğinde esneterek bilinçli davranmanı söylüyorum.
Burası dünya! Her birimizin ayrı ayrı imtihan olacağı, cennete ulaşabilmek için nefsimize ağır gelen konularla denendiğimiz yer. Senin nefsine ağır gelen başörtüsü bir başka müminin başka bir konu ile sınanmaktadır. Ama hepimiz güzel son için yaşıyoruz. Kulluğumuzu Rabbimize gösterebilmek için yiyoruz, içiyoruz daha iyi namaz daha kaliteli bir insan olmak için imanımızın gerektirdiği gibi davranıyoruz. - Sabret, sabırla bekle. Merak etme her zorlukla beraber bir kolaylık gelecektir. - Yılma, kenara çekilme, şeytana karşı taviz verme. - Arkadaş grubunu daha iyi mümin olmak isteyenlerden oluştur. - Namazını daha huşulu kılmaya çalış. - Dua et, dua ederken ağla gerçekten iyi bir kul olmayı iste Rabbinden. - Ahireti, cennet nimetlerini dünyada çekeceğin eziyetin azlığını cehennem azabının şiddetini tefekkür et. Güzel kardeşim çok değil biraz daha sabret.