Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben sakalımı sünnete uygun uzatmaya karar verdim ve yaklaşık 6 aydır kesmiyorum sadece yanak ve boyun temizliği yapıyorum, sakallarımın yanları kabarık duruyor yanlardan ve ucundan kısaltmaya müsaade var mı, sünnete uygun sakal nasıl bırakılmalı?
Cevap
Benzer fetvalar
Bıyıkta asıl olan bugünkü ifadelerle iki üç numaraya kadar kısaltılmasıdır. O şekilde kısaltılmadıktan sonra belirttiğiniz şekiller arasında çok fark yoktur. Özellikle kâfirlerin simgesi olmuş bir şekil olmasın yeter, önceliği böyle belirleyiniz. İnşaallah ileride daha sünnete uygun duruma gelir.
Sakala bir nebze şekil verilebilir. Yeter ki bu şekil, başkalarının sakalına benzemesin, bir yeri sıfıra vurmak şeklinde olmasın.
Sakal, erkeğin yüzünde belirdikten sonra tıraş edilmemelidir. Müekked sünnet yani Peygamber aleyhisselamın bize emrettiği sünnet böyledir. Ağır bir zaruretten ötürü ise kesilebilir. Zaruret yokken kesilmesi ise en azından tahrimen mekruhtur yani haramın kapısına yakın bir noktadır. İlk çıktığında veya bir kere uzatıldıktan sonra kesilmesi neticede “kesmek” ne ise odur.
Sakalla ilgili hükümleri topladığımızda şu sonuca ulaşıyoruz: Sakalın kökten kazınması haramdır. Bunu mekruh olarak adlandıran Şafii ulemasının 'mekruh' kavramını nasıl kullandığını bilmeyenler ise meseleyi gevşek tutmaktadırlar. Kaldı ki haramlık hükmü hadislerdeki ifadelere daha yakındır. Sakala hiç dokunmamak şeklindeki tutum yerine ashabın belli bir düzenleme yaptığına dair bilgileri de dikkate alarak diyebiliriz ki: Sakal bir tutam oluncaya kadar büyütülebilir. Ondan sonrasını büyütmenin de bir sakıncası yoktur. Hatta öyle bir Sünnet'ten de söz edilebilir. Fakat kazımanın dışındaki şekiller inşaallah Sünnet'e kökten karşı olmaktan korumuş olmaktadır. Yalnız sakalı tıraş etmekle sakalı gereksiz görmek arasında büyük fark vardır. Biri hatadır diğeri ise dalalettir. Allah'a emanet olun.
Aleykümselam. Sakal kesin Sünnet olan emirlerdendir. Fakat sakalın yasak olduğu ortamlarda sakalsız bulunmak caizdir. Böyle bir durumda sakallı olmayı istediğimizi meleklerin şahit olacağı şekilde içimizde saklarız. İlk fırsatta da sakallı oluruz. Bu aradaki sakalsız zamanımız için de Rabbimizin rahmetine sığınırız. Talebe olarak sakalsız olabilirsiniz, yeter ki yüreğinizden sakal ve Sünnet eksik olmasın.
Selamünaleyküm. Siz, sakallı sayılmazsınız ama jiletle kesen gibi de sayılmazsın. Kaşınma illetiniz tıbbî ise sakalınız var sayılır.
bıyık konusundaki diğer fetvalar
Dinimizin insana ait hiçbir şeyi dinin ilgi alanında tutmadığını bilmemiz gerekir. Buna göre de dinin karışmadığı bir alan gibi ne tüy ne sakal hiçbir şey yoktur. İnsan vücudundaki kıl, tüy, bıyık ve sakal dinin kurallarına dâhil konulardandır. Böyle geniş bir perspektifle bakmaya çalışınca şu özeti yapabiliriz: İnsanın bedenindeki tüyleri (saç, sakal, bıyık, kıl vs.) temiz ve bakımlı tutması, sağlığı ile ilgili bir konu olarak görüp ilgilenmesi İslam edebi ile alakalı kabul edilmiştir. Aynı zamanda da fıtratın korunması çizgileri içerisinde kalmaktadır. Baştaki saçın tıraşı konusunda hac ibadeti ile alakalı olarak sıfıra vurulması konusunda teşvik vardır. Bu hükmün dışında erkeğin saçı ile alakalı hüküm tek şekilli bir hüküm değildir. Bu da şu demektir: Kâfirlere ait bir sembolü taklit etmek, sağlıkla alakalı bir sorun oluşturmamak, ibadete (mesela gusle veya abdeste) engel bir durum oluşturmamak kaydıyla erkek saçını dilediği gibi bırakabilir. Sıfıra vurdurur, uzatır, düzeltir. Bu konuda birilerine benzememeye itina göstermek önemlidir. Kadınların saçları ile alakalı ise durum farklıdır. Kadının saçı onun ziyneti kabul edilmiştir. Kadın saçını kısaltabilir ama erkek gibi kökten kestiremez. Erkeklere benzemesi ve yabancı kültürleri taklit etmesi inceliğine dikkat edecektir. Erkeğin saçının (çocuklar da dâhil olmak üzere) bir bölümünün alınıp gerisinin bırakılması veya saç üzerinden şekiller yapılarak (mesela başın ortası sıfıra vurdurulup gerisi saçlı olacak) bir düzen yapılması da hadislerle yasaklanmıştır. Saça saç monte edilmesi de yasaktır. Tıbben gerekli bir tedavi dışında böyle bir uygulama caiz görülmez. Kaşlar başta olmak üzere yüzdeki kılların yolunması ile alakalı da şu kural vardır: Özellikle kaşların yaratılış şeklini değiştirip yeni bir tip oluşturacak uygulamalar caiz değildir. Göz kapaklarına temas eden, görmeyi engelleyen veya normal kaş yapısının dışına taşan kaşlara müdahale edilebilir. Bayanların yüzlerindeki tüyleri bir yolla almaları caizdir. Saç veya sakalın boyanması meselesinde ise genel olarak sakınca olmadığı söylenebilir. Özellikle siyah boya ile boyanması hususunda ise bazı âlimlerin en azından kerih gördüklerini bilmeliyiz. Bıyıklara müdahale edilmelidir. Tamamen salınmış bir bıyık şekli sünnete aykırı görülmüştür. Kısaltmak ile hafif bıyıklı olma arasında örfe ve çevre şartlarına itibar edilebilir. Sakalın kesilmesi konusunda hafi hüküm tahrimen mekruh olacağıdır. Bu da caiz olmamak anlamına gelir. Genel hüküm ise haram olmasıdır. Şu kadar ki, bu konudaki haram ifadesi bir zina ve alkol konusundaki haram ifadesi gibi değildir. Yaşanan toplumun şartlarını aşamamak gibi bir gerekçenin sakalsız olmaya ruhsat olabileceğini söyleyenlerin inşaallah yanılmamış olacağını umarız. Ama hedef Müslüman erkeğin sakallı olmasıdır. Sakala da kesinlikle bakım yapılmalıdır. Bedendeki diğer tüylerin (göğüslerde, bacaklarda, kollarda…) alınması konusunda haram düzeyinde bir yasak yoktur. Konu sağlıkla alakalı görülmelidir. Zaten sorunlu alınması gerekenler (koltuk altları ve etek tüyleri) alınacaktır. Gerisinde de sağlık kurallarına dikkat edilmelidir. Bedendeki tüylerin tamamına müdahale herhangi bir yöntemle yapılabilir. Yeter ki kullanılan yöntem insan sağlığı açısından uzun vadede bile olsa zararlı olmasın.
Hadisi şeriflerde özellikle bıyıkların kısa tutulması emredilmektedir. Bu manada bıyıkların büyütülmesi mekruhtur. Yabancı bir kavmin din içerikli kültürüne benzeme anlamında olursa haram da olabilir.
Böyle sabit ve kati bir ölçü bilmiyorum. “Kısa tutma” şeklinde bir ölçü vardır. Bu kısa tutmada da deri görülecek kadar da anlayan vardır, bıyıklardan aşağı inmeyecek, içilen bir ayrandan iz kalmayacak şeklinde anlayan da vardır. Demek ki örfe ve kişisel duruma göre farklılık arz edebilir bir durumdur.
Selamünaleyküm. Kadında bıyık fıtrî değildir yani yaratılışında esasen yoktur dolayısıyla bitmesi hâlinde alınabilir, bir sakıncası olmaz.