Fetva Meclisi
Soru
Burger King ve McDonald’s gibi firmalar, helal sertifikaları olduğunu söylüyor. Bu sertifikalar TSE’nin verdiği helal sertifikaları. Bunları ciddiye alarak (güvenerek) bu lokantalarda yemek yiyebilir miyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Bir markette et ürünleri ve alkollü mamuller sakıncalıdır. Diğer ürünlerde de sıkıntı olabilir ama öncelikli bunlardır. Alkollü ürünlerde nispeten tespit kolay olmaktadır. Etlerde ise sizin de belirttiğiniz gibi büyük bir haram olma riski bulunuyor. Şöyle yapabilirsiniz: - Sahibini bildiğiniz ve sizin hassasiyetinizi gösteren market bulun. - Bu mümkün olmuyorsa ciddi markalar tespit edin. O markaya güvenin. - Marka da mümkün olmuyorsa helal belgesi sunanların sunumlarındaki ciddiyeti inceleyin. Kalbiniz rahat ediyorsa tüketebilirsiniz. - Bunların hiçbiri mümkün değilse balıkla yetinin. Allah yardımcınız olsun.
Bulunduğunuz yerde alkol veya domuz mamulü bulunuyorsa hemen terk edin orayı ve helal bir iş arayın. Öyle değilse, daha iyisini buluncaya kadar orada kalabilirsiniz. Elbette mümin, imanına uygun olan ortamları tercih edecek. Allah yardımcınız olsun, size dua ederiz.
Aleykümselam. Biz yemeklerde, seçici davranıyoruz. Hiçbir yer Mü'min için tertemiz değildir artık, dikkatli olmaya mecburuz. 'Nereden ve hangi eti aldığını' sormamız kadar tabii ne olabilir ki?
Et cinsi ürünleri böyle yerlerde yememek gerekir. Oradaki bir Müslüman'ın garantisi olmadıkça uzak durmalısınız.
İnsan sağılığına DİREKT VE KESİN zarar veren şey hakkındaki bu zarar verme bilgisi bilimsel bir bilgiye dayanıyorsa onu yememiz de haram olur. Bu düzeyde bir bilgi değil ise dedikodu üzerinden bir gıda haram olmaz. Şüpheli durum oluşursa şüpheden kaçmak için dikkat etmek evla olur. Elbette israf düzeyindeki bir tüketim helal nesne üzerinden de olsa sakıncalıdır, o ayrı bir meseledir.
Helal sertifikası konusunda doğru veya yanlış dememiz ancak inceleme ile mümkündür. O da olmadığına göre bir beyanda bulunamayız. Neticede kullandığınız ilaç olduğu için inşaallah böylesinde bir sıkıntı olmaz diye umarız.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Kadının İslam Devleti'nin en üst ismi olmasına yol kapalıdır. Onun alt isimlerinden biri ise olabilir. Şu iki hususu ise not etmeliyiz: Birincisi, bugünkü yaşadığımız ortam için İslam kelimesini kullanmak bile suçtur. İkincisi de, kadının devlet yönetmesinin bedeli evini kaybetmesi ise kazanan kim olacaktır?
Hak etmiş biri durumunda iseniz sizi işe aldırabilir. Tercih yaparken hak edenler arasında sizi tercih etmesinde sakınca yoktur. Hak etmiyor olmanıza rağmen sizi tercih ederse o bir vebaldir.
O zaman çocuk için şart olan cimayı yapmamak da öldürmek mi olur? Var olan çocuğu cenin de olsa öldürmek 'öldürmek'tir. Hamileliği önlemek ise öldürmek sayılmaz.
'Her ikisi de olabilir' diye inanmak zorundayız ama olacağını şartlı olarak beklemeye hakkımız yoktur. Zira dua, tıpkı namaz gibi yapmak zorunda olduğumuz ama ayrıntılarını irdeleyemeyeceğimiz bir değerdir.
Zekât açısından 'aslî ihtiyaç' denen eşyanın en sınırdaki rakamlarla elde edilir olması gerekmez. Yaşanan asrın getirdiği ve Allah'ın nimetleri olan müreffeh hayat standardı oluşturacak nimetler de aslî ihtiyaç sayılabilir. Yüz bin liralık araba ile yirmi bin liralık araba arasındaki kalite farkı zekât alt yapısını değiştirmez. Rabbimiz, nimetlerden uzak durmamızı değil, nimetlere köle olmamamızı istiyor. Hanımlar her şeyi tuşla çözecek rahatlığa kavuşsunlar, bunun sakıncası yoktur. Buna rağmen doğurmaktan ve din tebliğinden uzak kalmalarında sakınca vardır. Rabbim sonumuzu hayrede..
Evet, böyle sahih bir hadis vardır. Buradaki Türk kelimesi ise Türkiye'de yaşayanlarla ilgili değildir. Tarif edilenlerin bir dönem İslam toprağını kana bulayan Moğol ve Tatar kökenlilere daha yakın olduğu anlaşılmaktadır. Hadisteki ifadenin hangi hikmete dayalı olduğunu bilemiyoruz. Bildiğimiz şu ki, yarın Müslüman olması muhtemel bir kitleyi karşınıza almayın denebilecek bir rahmet mesajı verilmektedir.