Fetva Meclisi
Soru
'Türkler size saldırmadan siz sakın Türklere saldırmayın çünkü onların gelecekte İslamiyet'e çok hizmetleri bulunacaktır' hadisi sahih midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Aşağıdaki adreslerde bu soru için verilmiş cevapları inceleyebilirsiniz. Allah’a emanet olunuz. http://www.fetvameclisi.com/fetva-turklerle-ilgili-hadis-i-serif-var-midir-38934.html http://www.fetvameclisi.com/fetva-turkler-size-saldirmadan-siz-sakin-turklere-saldirmayin-hadisi-sahih-midir-78899.html
Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz hadisi o şekilde bilmiyorum.
Bu hadis Tirmizi'nin rivayet ettiği bir hadistir. Hadisi siz aslından farklı olarak aktarmışsınız, netice olarak aynı anlamda bir hadisten söz ediyoruz. Hadis ilmi açısından bu hadis, hadisliği tartışılabilecek durumdadır ancak başka hadisler ele alındığında bu anlamın, anlam olarak doğru olduğu görülmektedir. Bize verdiği ders ise şudur: İnsanın bir başka insanın ayıbını, kendisini öne çıkarmak ve kibirlenmek anlamında ayıplaması kulluk mantığı içinde hatadır. Bu hatanın cezası da benzeri bir hatayı işlemekle cezalandırılmaktır.
Selamünaleyküm. Bu şekilde bir beyan çok tehlikelidir. Anlatmaya ve anlattığınız gibi olma gayretine devam edin. Bu sözü bu anlamda duymamış olun.
Böyle bir hadis çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Ama SAHİH hadisler arasında böyle bir hadis yoktur. Zayıf denebilecek rivayetleri de çok azdır. Bu nedenle, ashabın faziletini beyan bakımından kullanılabilir bir söz olmakla beraber dini bir belge olarak kullanılamaz.
Sahih bir hadis olarak bu yoktur. Kadınlar aleyhine uluorta üretilmiş sözlerden biri olarak yaygınlık kazanmıştır.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Hak etmiş biri durumunda iseniz sizi işe aldırabilir. Tercih yaparken hak edenler arasında sizi tercih etmesinde sakınca yoktur. Hak etmiyor olmanıza rağmen sizi tercih ederse o bir vebaldir.
İnsanların birbirlerinin ayıpları ile uğraşmamaları gerekir, herkes kendi ayıbı ile ilgilenmelidir. Bu nedenle de hadisi şerifte, ayıpladığı kişinin durumu başına gelmeden ölmez anlamında bir ikaz vardır. Buna rağmen şu kesin kuralı bilmek şarttır: Tevbesi olmayan bir günah asla yoktur. Yeter ki tevbe samimi olsun, hatanın tekrarı olmasın. Eğer bu ayıplamadan bir kul hakkı oluştu ise o takdirde de hak sahibi ile helalleşmek gerekir elbette.
Zariyat suresinin 56. ayetinde Allah Teâlâ, bütün insanları ve cinleri 'ona kulluk etsinler diye' yarattığını buyurmaktadır. Demek ki asıl maksat kulluk edilmesidir. Evet, kulluk edecek olan insanlar ve cinlerdir. Kâinat da o kulluğu yapacak olanların mekânıdır. Tıpkı asıl maksadın namaz olması ama caminin namaz mekânı olarak inşa edilmesi gibi bir durumdur bu.
Meselemiz sadece etlerin helal olması meselesi değildir. Bir ahlâk/kültür değirmenine dönen o firmalara teslim olmamalıyız. Şükürler olsun aç değiliz.
Kadının İslam Devleti'nin en üst ismi olmasına yol kapalıdır. Onun alt isimlerinden biri ise olabilir. Şu iki hususu ise not etmeliyiz: Birincisi, bugünkü yaşadığımız ortam için İslam kelimesini kullanmak bile suçtur. İkincisi de, kadının devlet yönetmesinin bedeli evini kaybetmesi ise kazanan kim olacaktır?
O zaman çocuk için şart olan cimayı yapmamak da öldürmek mi olur? Var olan çocuğu cenin de olsa öldürmek 'öldürmek'tir. Hamileliği önlemek ise öldürmek sayılmaz.