Fetva Meclisi
Soru
Hocam eşim iki defa düşük yaptı ve biz bu duruma çok üzülüyoruz. Annesi sübyan muskası yaptıralım diye bir teklifte bulundu. Ben ise araştırdığımda böyle bir şeyin olmadığını, imtihan üzere olduğumuzu, Felak, Nas ve şifa ayetleri ile Rabbimize dua edeceğimizi söyledim. Onlar buna iman etmekle beraber biraz da vicdanen rahatlamak için ısrarla sübyan muskası yaptırmak istiyorlar. Siz ne buyurursunuz bu konuda?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Sakın öyle bir işe bulaşmayın, doktorluk bir durum yoksa sabırlık bir durum var demektir. Sabredin.
Benzer bir örnekte yedinci düşükten sonra doğum yapan hanım biliyorum. Dolayısıyla meseleyi bir tıp meselesi olarak görmelisiniz. Zikrettiğiniz tarzda bir takıntıya gerek yoktur. Geçmiş olsun.
Selamünaleyküm. Bu tür kavramlar Kur'an veya Sünnet kaynaklı değildir. O işle iştigal edenlerin kullandığı kavramlardır. Eğer okuma yoluyla o kişi bir tedavi yapabilecekse onu yapsın, yoksa sizi oyalama amaçlı gibi bir ifade şeklinde görülmektedir. Bilhassa tıbbî tedaviyi önemsemenizi tavsiye ederim. Çok geçmiş olsun.
Selamünaleyküm. Sadece doktorların önerilerine dikkat edin. Çocuğunuza dua edin. Her gün Fatiha, İhlâs, Felak/Nas surelerine çocuğun üzerine okuyun. Gerisini kafanıza takmayın. Geçmiş olsun. Yavrunuz mübarek olsun.
Dinimizde muskayı tavsiye edecek veya kullanılmasını men edecek güçlü delillerimiz bulunmamaktadır. Çocuklar için kullanılmasında cevaz bulunabilse de büyüklerin kullanmaması görüşü daha evladır. Asıl olan ise duaların okunmasıdır. Muskanın içeriği ile ilgili de dikkat edilmesi gereken hususlar vardır. Muskanın içeriği şifre gibi şeylerden oluşuyor ise böyle bir muskayı da kabul edemeyiz. Ayet ve hadislerden oluşan bir muska ancak kabul edilebilir. Bahsettiğiniz sorunlar tıbbi bir tedaviyi gerektirebilir. Doktora gidip teşhis edilmesi ve gereken bir tedavi varsa yapılması da ihmal edilmemelidir. Tabi ki bir mü’min olarak şifa için duayı ihmal etmemeliyiz. Kur’an’ımızın tamamının şifa olduğunu da unutmamak gerekir. Hem tedbir hem de teslimiyet ile bir hayat yaşamak asıl yakalanması gereken nokta olmalıdır. Rabbim şifalar versin.
Selamünaleyküm. Geçmiş olsun, Allah Teâlâ sizi acil bir şifaya kavuştursun. Şifanız mukadder değilse sizin de eşinizin de çektikleri hasenat defterlerinize kaydolsun. Tıbben yapılması gerekenleri hiç ihmal etmeyin, ne istiyorsa tabip onu yapın. Sözünü ettiğiniz mektup hakkında bir bilgim yoktur. Öyle bir şey taşımanız şirk olmaz. Geçmiş olsun tekrar.
bebek konusundaki diğer fetvalar
Bunun çok özel bir anlamı olması gerekmiyor. Sizin hissedemediğiniz bir ortamda mesela uykulu iken öyle bir ses onu ürkütmüştür, o korkuyu atamamış olduğu için sizin duyurmanızla ürkmesi canlanıyor. Buna takılıp kalmayın. Üzerine üzerine de gitmeyin. Cin ve benzeri şeyleri de üretmeyin durup dururken. Allah Teâlâ size ve yavrunuza afiyetler ihsan etsin.
Aşağıdaki cevaplarımızı inceleyebilirsiniz: https://fetvameclisi.com/fetva/cocuklarin-uzerinde-canli-resmi-ve-yazi-bulunan-kiyafetleri-giymesi-uygun-mudur https://fetvameclisi.com/fetva/uzerinde-resim-bulunan-kiyafetler-hk https://fetvameclisi.com/fetva/cocuklarin-seccadesinde-resim-olmasinda-sakinca-var-midir https://fetvameclisi.com/fetva/uzerinde-canli-figur-bulunan-kiyafetler-giyilebilir-mi https://fetvameclisi.com/fetva/resim-bulunan-cocuk-odasina-da-melek-girmez-mi
“Boşanma” sözcüğü ile irtibatınızı bu kadar kolay kullanmayın. Onu en son çare gibi düşünmelisiniz. Eşlerin çocuk konusunda birbirlerinin ortak kararına sadık kalmaları evlilik ilkelerinden biridir. Normalde bir engel yoksa çocuk sahibi olmak iki tarafın da hakkıdır. Bunu uzun süre gizlice engelleyen taraf hatalıdır. Bir hakem heyetinin onayı ile olursa yani duygusal karar vermemek kaydı ile bu bir boşanma nedeni olabilir ama bunu sakın siz tek başınıza kararlaştırmayın, sonrası sizi üzebilir. Sabredin, istişare edin ve destek alın.
“Dinen şunu yapmanız gerekir’ diyemem. Kalbinizin daha huzurlu olacağı hangisi ise onu tavsiye ederim size ama ben olsa idim şeytanın vesvesesini önlemek için helal bir tüp bebeği denerdim. Allah size sabırlar versin.
Bir çocuğun hayata tutunmasına vesile olmaya biz, bütün insanlığı kurtarmak gibi bakarız. Kur'an’ımızın bize öğrettiği budur. Fakat bazı gerçekleri tespit etmemiz gerekiyor: Devletin ailesiz çocuklar konusunda hassasiyeti yüksektir. Bu nedenle sokakta aç açık kalmış çocuk birkaç saatliğine olabilir. Uzun vadede böyle bir tehlike olmayacağına inanıyoruz. Kaldı ki bölge insanı da bu hususlarda dikkatlidir. Her çocuğun bir amcası, halası vs. vardır. Elbette her şeye rağmen olumsuzluk ihtimalini de düşünürüz ve kimsesiz çocuklara sahip olmayı Allah’ın razı olacağı mübarek bir iş olarak görürüz. Özellikle sizi kastederek söylemiyorum ama bu konu su götürür bir konudur. Mesele, oradaki çocukların ortada kalmasına karşı bir çare üretmek mi yoksa uygun ve yeterli şartları oluşturmadan bir anlık duygusallıkla hareket etmek mi, ya da beğenip almak şeklinde ifade edebileceğimiz dünyevi bir algıyla sahiplenmek mi? Bu noktaların hangisinde bulunulduğunu şüphesiz sadece Allah Teâlâ bilir. Fakat geçmişten bildiğimiz sıkıntılar bizi dikkatli olmaya sevk ediyor. Daha sonra bu çocuğun ileriki yıllarda aranan/umulan vasıflara uygun (!) olmamasına karşı yaşanan maddi ve manevi sıkıntıları ne yazık ki duyduk, gördük. Elbette ve elbette bunu genelleyemeyiz. Herkesin kalbi Allah ile arasında olup biten sırlarla doludur. Bir insanın bütün bir hayatına yönelik karar verilirken çok dikkat edilmelidir. Konunun bir de din boyutu vardır. Bu boyuta da şöyle işaret edelim: Bizim dinimizde hiçbir insan, kendisinden doğmadığı bir anne - babanın çocuğu olamaz. Sonradan mahkeme yoluyla veya sahiplenme ile evlat olmak yoktur. Bunun sonucu olarak da bir çocuk, evlatlık olarak girdiği evde mahremiyet ve miras konularında “evin çocuğu” işlemi göremez. Bunun tek istisnası emzirme yoluyla olabilir. Bunda da sadece mahremiyet sorunu kalkar. Miras yine hak edilemez. Çocuğun süt yoluyla aileye katılabilmesi için: - Çocuk yirmi dört ayını doldurmamış olmalıdır. - Gireceği evin hanımının sütünü emmelidir. Bu da yaklaşık olarak beş küçük fincan kadar olmalıdır. (Buradaki beş fincan ifadesi, ilk ayında yarım fincan kadar, bir yaşında iken tam fincan olarak ve iki yaşına yaklaştığı dönemde ise bir buçuk fincan olarak düşünülür.) -Fakihler arasında bu sütün miktarı farklı düşünülmüştür. Hanefi mezhebi çocuğun bir kere süte doymasını yeterli bulmuştur. Bunu da fincan olarak ölçtük. Diğer fukaha ise beş doyum olarak anlamıştır. Biz de ihtiyaten büyük olanı burada tespit ettik. - Bu süt, kadının göğsünden bir yolla alındığında yeterlidir. Kadının doğal süt günleri olmasa bile bir ilaç yardımı ile süt alınıp çocuğa içirildiğinde sütanneliği gerçekleşir. - Sütanneliği ile o kadının erkeği de sütbabası, varsa çocukları da süt kardeşleri olur. Böylece mahremiyet sebebiyle bir engel kalmaz. Müslümanlar olarak ihtiyaç duyulması durumunda evlerimizi kimsesiz çocuklara açmakla tam anlamıyla bir ibadet yapmış oluruz. Biiznillah kalıcı bir sadaka olur bu. Sevabını ancak Allah Teâlâ’nın bilebileceği kadar büyük bir kazanç kapısı olur. Fakat büyük bir kazancın büyük riskleri de olabileceğini anlamamız gerekir. Haber bültenlerindeki manzaralardan etkilenip duygusal kararlar vermek ve sonra da gevşemek vebale girmek olabilir. İyi düşünmek ve güzel karar vermek gerekir. Allah Teâlâ hepimizi güzel işlere muvaffak kılsın. Ümmetimizin çocuklarını zayi olmaktan muhafaza buyursun. Âmîn.
İki yaşından küçük bir çocuk alınız. Onu anne olacak kişi emzirsin. Sütünü başka bir aletle çekip biberonla ağzına akıtmayla da olsa emzirsin. Bu emzirme dört beş kahve fincanı kadar olsun. Artık o çocukla aranızda hiçbir mahremiyet sorunu yoktur. Kendi doğurduğunuz gibidir. Kendi doğurduğunuzla ne olacaktı iseniz siz ve eşiniz için o odur. Sadece mirasınızı alması ona helal olmaz. Onu da önceden ona devrederek çözersiniz. Ona söyleyip söylememe meselesini onun ileri yaşlarında bir pedagog/psikolog nezaretinde çözersiniz. Şu anda bunu düşünmeniz gerekmez. Dinen ise onun sütannesi/sütbabası olduğunuzu söylemeniz gerekir. Bunun yaşını pedagogla görüşerek belirlersiniz. İnsanların kendi doğurdukları ile yaşadıklarını duyuyorsunuzdur. Bu muhtemel yavrunuzun da size neler getirebileceğini bilemezsiniz, siz her şeye hazır olun. Onu şımarık bir puta çevirmemeye bakın ki sizi de çiğnemesin ileride. Allah Teâlâ yüreğinize rahatlık versin.