Fetva Meclisi
Soru
Tanıdığım biri eşini internet ve telefon aracılığıyla aldatıyor. Cinsel resimler, cinsel sözler; görüntülü ve yazılı mesajlarla cinsel duygularını tatmin ediyor. Eşine kocasının onu aldattığını söylemeli miyim? Gerçekte olsa bir yuvanın yıkılması söz konusu ama diğer taraftan da bir kadının gururu söz konusu, ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Kötülüğü yaymaya yarayacak sözleri kullanmak kötülüğü yaymaktır. Asla yapmayın. Elinizi bulaştırmadığınız bir pisliğe dilinizi de bulaştırmayın. Onu arkadaşlık çevrenizden silin yeter.
Bu tür afetlerle sizin o insanın kızı olarak ilgilenmeniz risklidir. Bu rezaletin gömülmesi gerekir. Yayıldığında siz de etkileneceksiniz ondan. Babanızı gizli bir şekilde ikaz edin. Kendine gelmesini isteyin. Çok ileri gitmemeye gayret edin, bindiğiniz dalı da kesebilirsiniz ormanı da yakabilirsiniz, çok dikkat edin.
Eşiniz için belki çok bir müdahale yapamazsınız ama çocuklarınız için yapabileceğiniz şeyler olabilir. Onların oyun oynamakla alakalı durumlarına savaşarak kendinizi yormayın. Siz enerjinizi, onlara oyunun dışında da güzel ve eğlenceli bir dünyanın var olduğunu göstermeye, sosyal olmanın önemi ve güzelliğini göstermek üzerine harcamaya gayret edin. Güzel alışkanlıklar, çirkin alışkanlıkların gücünü zayıflatır. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Ortada ciddi olmayan bir tutum var demektir. Şahsiyetli bir mü'min bu tür şakaları dahi yapmaz/yapmamalıdır. Eşinizin bir kriz geçirmekte olduğunu zannediyorum. Allah yardımcınız olsun. Sabredin, yıkmaya sebep siz gibi olmayın. Tatlı diliniz en güçlü silahınızdır. Sürekli tartışmamaya çalışın ki inadı artmasın. Belli bir zaman sonra mesela bir yıl sonra dediklerini yapmaya başlayacak olursa siz karşı tedbirler alırsınız. Zannederim eşinizin bir psikologla görüşmesinde fayda olacaktır.
Evlenmişsiniz, nikâh olmuş, bir yuva kurulmuş. Şimdi sizin önünüzde iki yol var: Ya geçmişi sürekli kurcalayıp kendinize azap edeceksiniz, ya da “geçmişiyle değil bugünümle benim” deyip hayatınıza bakacaksınız. Hiç kimse eşinin mazisini değiştiremez. Siz eşinizin bugününe ve size karşı duruşuna bakmalısınız. Telefon karıştırmak, sürekli şüpheyle yaşamak hem sizi hem de evliliğinizi yıpratır. Böyle giderse siz de huzur bulamazsınız, eşiniz de bulamaz. Eğer güven duygusunu yeniden inşa edebileceğinizi hissediyorsanız, bu evliliği sabır ve dua ile yürütebilirsiniz. Ama “ben ne yaparsam yapayım içim rahat etmiyor” derseniz, o zaman da oturup ciddi bir şekilde evliliği devam ettirip ettirmemeyi konuşmanız gerekir. Unutmayın, evlilik güven üzerine kurulur. Güven olmayan yerde huzur olmaz. Karar sizin, dua sizin, tevekkül sizin. Bizim size tavsiyemiz, geçmişe değil bugüne bakmanızdır. Rabbim hakkınızda hayırlısını nasip etsin.
Selamünaleyküm. Eşinizden önce Allah'ı düşünün. Eşinizin ne cehennemi var ne de cenneti! Allah'ı düşünün. Mahşeri düşünün. Kabir âlemini düşünün. Ve hemen Allah'a dönün. Dağlar gibi bir tevbe edin. Göz yaşı akıtın. Yüreğinizi dağlayın.Evet nikâhınız düşmedi ama siz kendinizi düşürün eşinizden. Gömebiliyorsanız bu suçu gömün. Gömemeyecekseniz, bir yolla eşinizi aldatmaktan vaz geçip ayrılın, yeni bir hayat kurun. Tevbeniz ise sürsün.
aile hayatı konusundaki diğer fetvalar
Aile büyüklerinden birini kendine hakem yap. O senin adına diğer tarafla da görüşsün. Eğer o boşanmanızı uygun bulur noktaya gelirse öyle yaparsın. Anlaşılan senin yapabileceğin şeyler bitmiş. Sonra pişman olmaman için böyle yapman gerekir. Bunu da eşine bildir yaparken.
Aleykümselam. Aile büyüklerinizden biriyle konuyu ele alın. Hayatınızın geri kalan bölümünü değerlendirmede büyüklerinizin görüşleri ile karar verin. Böylesi sizin için daha hayırlı olur.
Onun Züleyha olarak kalması için senin de Yusuf olarak kalman gerekir. Esasen eriyen veya kabaran imanımızdır. Vazifemiz, imanımızı canlı tutmaktır. Dünya heveslerinin bizi esir etmesinin neticeleri olarak aile içinde sıkıntılar yaşıyoruz. Eşlerin birbirlerine karşı yapacakları fedakârlıkların karşılığını Allah'tan beklemeleri gerekir. Allah'tan bekleyen nefsinin kışkırtmalarına karşı basiretli davranabilir. Yaptığının karşılığını eşinden bekleyeni ise şeytan doyumsuz ve nankör biri yapabilir. Özellikle dikkat edilmesi gereken bir husus da çevreyi temiz tutmaktır. Eşi varken başka bayanları izleyen birinin yaptığı bile bile nefsi kışkırtmaktır. TV, internet, medya ve serpilmiş insanlar ortamı böyle bir felaket tellallığı yapmaktadır. Buna dikkat etmek gerekiyor. Üçüncü bir husus da dolu dolu bir hayat yaşamak zorunda olduğumuzu bilmemizdir. Nefse boşluk bırakıldığında o, o boşluğu doldurur. Hayatı cihat şuuru ile yaşamak gerekiyor. İbadetler başta olmak üzere, kültürel kabiliyetlerin geliştirilmesi gibi konularla hayatı aktif duruma getirip yaşamamız şarttır. Zikir ve duayı da unutmayalım.
Bunu bir imtihan kabul etmeye çalışın. Evlatlığınızı tam yapın, ondan aferin beklemeyin. Sabredin Allah'tan sevap kazanın. Madem hastadır anneniz, ona hasta gibi davranın. Menfaatinizi koruyun, eşinizi himaye edin ama annenizi dille ve eylemle özellikle incitmeyin. O kendine eziyet ederse onda da yapacak bir şeyiniz yoktur.
Zulme ve harama kaymadığınız sürece değerli bir mesleğiniz vardır. Allah yardımcınız olsun. - Sizin bu durumunuzu ve mesleğinizin gereklerini bilen bir adayla evlenmelisiniz. - Evleneceğiniz hanımın sizden doğacak boşlukları doldurma kabiliyeti olmalıdır. - Kendinizi yalnız hissetmeyeceğiniz bir mü'min kardeş çevresi muhakkak bulmalısınız. Bunun da kıymetini bilmelisiniz. - Asla umutsuz olmayın, imkânsız değildir aradığınız. Şeytan sizi ürkütmesin. Sabredin ama ihmal etmeyin. Dikkatli olun ama ürkmeyin. Umutla ve ciddi bir arayışla yola devam edin. Allah yardımcınız olsun.
Anneniz size zulmediyorsa veya babanız size zulmediyorsa onlardan intikam almayın. Hakkınızı Allah'a salın, daha kazançlı olursunuz. İçinizde onlara karşı bir düşmanlık büyütmemeye çalışın. Sevgi oluşturmak zorunda olmazsınız ama düşmanlık da etmeyin. Mesafeli durun. Yüzeysel de olsa seviyeli bir evlatlık sürdürün.