Fetva Meclisi
Soru
İlk gördüğümüz ve evlenmiş olduğumuz Züleyha’nın bir ömür boyu aynı Züleyha olmasını yani ilk görmüş olduğumuz hali gibi görebilmek için, gözümüzün sağa sola kaymaması için ne yapmak gerekir?
Cevap
Benzer fetvalar
Şunu bilmeliyiz: Fakirliğin bir imtihan olduğu kadar zenginlik de bir imtihandır. Sadece zekât vererek malla alakalı imtihanlar bitirilmiş olamaz. Elbette ortada bir imtihan vardır. Bu imtihanı kazanmakla zühd ile israf arasında bir denge çizgisi korunması gerekmektedir. Zühd takva için şarttır ama imanın şartlarından değildir. Sizin belirttiğiniz zafiyetimiz ise bir afetin öncü bilgileri olarak ne yazık ki hepimizi bir rengi ile kuşatmıştır. Toplu ret ile batıp gitme arasında itidali buluncaya kadar gayret edeceğiz. Rabbim muinimiz olsun.
Allah teala size sabırlar versin. Elbette hayat birisinin eşi olmaktan ibaret değildir. Evlenmek kadar bekarlık da haktır. Mevcut durum ne ise onun üzerinden kulluğumuzu yerine getireceğiz, budur asıl önemli olan. İkinci olarak da şunu bilmeniz gerekir: Her an bir evliliğe hazır olmanız gerekir. Dul kalmaya da hazır olun yeni bir evliliğe de. Kadere karşı inat rolleri doğru değildir. İhlaslı ve gerçekçi bir evlilik her zaman en iyisidir. Üçüncü olarak da kendinize bir dernek, vakıf, ders halkası bulun. Onlarla beraber olmaya gayret edin. Muhakkak ve muhakkak günlük Kur'an okumalısınız. Her ay bir hatim indirecek şekilde okuyun. Bir ilmihal kitabını satır satır okuyun. Zikir virdi edinmeye çalışın. Sabredin kazanın. Allah yardımcınız olsun.
Evlenmişsiniz, nikâh olmuş, bir yuva kurulmuş. Şimdi sizin önünüzde iki yol var: Ya geçmişi sürekli kurcalayıp kendinize azap edeceksiniz, ya da “geçmişiyle değil bugünümle benim” deyip hayatınıza bakacaksınız. Hiç kimse eşinin mazisini değiştiremez. Siz eşinizin bugününe ve size karşı duruşuna bakmalısınız. Telefon karıştırmak, sürekli şüpheyle yaşamak hem sizi hem de evliliğinizi yıpratır. Böyle giderse siz de huzur bulamazsınız, eşiniz de bulamaz. Eğer güven duygusunu yeniden inşa edebileceğinizi hissediyorsanız, bu evliliği sabır ve dua ile yürütebilirsiniz. Ama “ben ne yaparsam yapayım içim rahat etmiyor” derseniz, o zaman da oturup ciddi bir şekilde evliliği devam ettirip ettirmemeyi konuşmanız gerekir. Unutmayın, evlilik güven üzerine kurulur. Güven olmayan yerde huzur olmaz. Karar sizin, dua sizin, tevekkül sizin. Bizim size tavsiyemiz, geçmişe değil bugüne bakmanızdır. Rabbim hakkınızda hayırlısını nasip etsin.
Kelimenin tam anlamı ile bir fitne zamanında yaşıyoruz. Kadın için de erkek için de zaman fitne zamanıdır. İmanımızı ve iffetimizi korumak asıl cihadımız olmuştur. Ne yazık ki asıl vazifemizi unutmuş gibi bir hayat yaşamaktayız. Bu nedenle İstanbul veya başka bir şehirde ya da köyde yaşayan mü'min insan bu hassasiyeti koruyarak yaşamak zorunda olduğunu bilecektir. Bunun için: Gereksiz yere gezmeyi, çarşı pazarda dolaşmayı risk almak olarak göreceğiz ama Allah’ın nimetlerinden kendimizi mahrum etmemizin de gereği yoktur. Kıyafetimizi ve diğer bize görev olarak düşen tedbirleri alacağız. Mesela kadın, sadece tesettürlü olmayı yeterli bulmayacak, aynı zamanda ilgi çekici olmamayı da önemseyecek. Her türlü tedbiri aldıktan sonra dışarı çıkacağız. Kendimize göre alacağımız tedbirler muhakkak vardır: Sokakta sakız çiğnemeyebiliriz. Dış alanda dondurma yalama rehaveti göstermeyebiliriz. Fotoğraf çekme bahanesi ile gevşemeyebiliriz. Kahkaha ile gülmekten vazgeçebiliriz. Arkadaşlarımızla el şakası yapmayabiliriz. Bindiğimiz vasıtalara dikkat edebiliriz… Yaşadığımız ülkede yasal haklarımızı ve yasal zorunlulukları iyi bilecek ve basiretli mü'min olacağız. Eti yenmeyen kuşlardan olmamız gerekiyor. Tek kalmamaya, bir mü'min arkadaş çevresi ile bulunmaya dikkat edeceğiz. Tek kalmanın şeytana yem olmaya daha yakın durduğunu bileceğiz. İbadetlerimizi ihmal etmeyeceğiz. Planlamalarımız mesela namaza göre olacak. Günlük Kur'an tilaveti ve zikir gibi takviyeleri alacağız. Bu bizim, bir nevi antibiyotik kullanmamız gibidir. Her şeye rağmen Rabbimizin açtığı tevbe ve istiğfar kapısından geri kalmayacağız.
Selamünaleyküm. Eviniz, yuvanız mamur olsun. Allah Teâlâ sizi, razı olacağı bir hayata muvaffak kılsın. Sözünü ettiğiniz durum geçicidir. Hayatın gel gitleri olur; meraklanmayın. Bunları bir karın ağrısı gibi görün ve geçin. Daha büyük işlerle uğraşın. Muhakkak bir ders halkasına katılın. Evde muhakkak bir kitap okumanız olsun. Cemaat ve okuma olmadan yalnız başınıza kalırsanız, evham üretmeye başlarsınız. Eşinizle ara sıra gezmeye çıkın. Evinizi özleyecek şekilde dışarıda kalın. Allah yardımcınız olsun.
Bir hastalık yaşayınca hayatı terk ediyor muyuz? Elbette hayır. O hastalıktan iyileşmeye çalışıyor, yaşama gayretimizi de sürdürüyoruz. Şeytanın bir dönemi kazanması hayatın tamamını ona vermemizi gerektirmez. Yaşadığımız sıkıntıyı düzeltmeye çalışırken yeni bilgiler, ibadetler, heyecanlar elde etmeye de çalışacağız. Doğrusu böyledir. Yılıp yıkılan mü'min şeytana teslim olan mü'min sayılır. Şeytanı sevindirmek hiçbir zaman doğru değildir. Bin kere yıkılsak bile bin birinci kalkışımız ve Rabbimize doğru yürüyüşümüz zorunludur. İbadet de böyledir. İlim de böyledir. Ahlâk da böyledir. Sosyal ilişkiler de böyledir. Hayata bakışımız böyledir.
aile hayatı konusundaki diğer fetvalar
Bunu bir imtihan kabul etmeye çalışın. Evlatlığınızı tam yapın, ondan aferin beklemeyin. Sabredin Allah'tan sevap kazanın. Madem hastadır anneniz, ona hasta gibi davranın. Menfaatinizi koruyun, eşinizi himaye edin ama annenizi dille ve eylemle özellikle incitmeyin. O kendine eziyet ederse onda da yapacak bir şeyiniz yoktur.
Anneniz size zulmediyorsa veya babanız size zulmediyorsa onlardan intikam almayın. Hakkınızı Allah'a salın, daha kazançlı olursunuz. İçinizde onlara karşı bir düşmanlık büyütmemeye çalışın. Sevgi oluşturmak zorunda olmazsınız ama düşmanlık da etmeyin. Mesafeli durun. Yüzeysel de olsa seviyeli bir evlatlık sürdürün.
Bu bir ateşle oyun oynama çeşididir. Size uzak durmanızı tavsiye ederiz, iyilik yaparken kötülük de yapabilirsiniz, altında kalacağınız bir kayayı da kaldırmış olabilirsiniz.
Bu, bir aile çatlağının başlangıcı olabilir. Dikkat etmelisiniz. Siz haklısınızdır ama çatlak sizin bu tavrınızla başlayacaktır. Çok dikkat edin. İşini değiştirmesi için tavsiyelerde bulunun.
Allah'ın adı ile kurduğunuz aileyi cemaatlerden ve fikir akımlarından daha üstün tutmalısınız. Aile olarak kalın. Kimse kimsenin görüşüne karışmasın. Evde o konulara girip şeytanı memnun etmeyin. Aileniz cemaatlerden daha kalıcı bir değerdir.
Aile büyüklerinden birini kendine hakem yap. O senin adına diğer tarafla da görüşsün. Eğer o boşanmanızı uygun bulur noktaya gelirse öyle yaparsın. Anlaşılan senin yapabileceğin şeyler bitmiş. Sonra pişman olmaman için böyle yapman gerekir. Bunu da eşine bildir yaparken.