İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam okuduklarımız davranışlarımıza yansımıyorsa okumayı bırakmalı mıyız? Bir hadis öğrendikten sonra hayatımız değişmiyorsa, tövbe ettiğimiz halde o tövbeyi defalarca bozuyorsak da devam mı etmeliyiz bir şeyler öğrenmeye? Artık okuduklarımın amelime yansımadığını düşünüyorum. Kuru bir okuyuşmuş benim okuduklarım. Masa başına hep gelecekteki çocuklarım için otururdum, öğrenip öğretmek için. Bir hocanın dizinin dibine de oturamadım belki onun bereketsizliğidir. Ama yine de her şeyi bırakmak şeytana daha yakın olmak gibi geliyor bana. Bir yol gösterir misiniz hocam?

Cevap

Bir hastalık yaşayınca hayatı terk ediyor muyuz? Elbette hayır. O hastalıktan iyileşmeye çalışıyor, yaşama gayretimizi de sürdürüyoruz. Şeytanın bir dönemi kazanması hayatın tamamını ona vermemizi gerektirmez. Yaşadığımız sıkıntıyı düzeltmeye çalışırken yeni bilgiler, ibadetler, heyecanlar elde etmeye de çalışacağız. Doğrusu böyledir. Yılıp yıkılan mü'min şeytana teslim olan mü'min sayılır. Şeytanı sevindirmek hiçbir zaman doğru değildir. Bin kere yıkılsak bile bin birinci kalkışımız ve Rabbimize doğru yürüyüşümüz zorunludur. İbadet de böyledir. İlim de böyledir. Ahlâk da böyledir. Sosyal ilişkiler de böyledir. Hayata bakışımız böyledir.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evet, hayatın gerçeği budur, böyledir. Yalnız bu sürekli böyle gitmez. Bir süre sonra toparlayabilirsin. Şeytan seni perişan etmesin. Şu andaki durumunu mevsim değişikliği gibi anlamaya çalış. Aileni ihmal etme. Farzlarda hiçbir şekilde aksaklık yapma. Haramlardan uzak dur. Çok geçmeden vakit bolluğu ve planlı iş yapma düzeyine geleceksin. Bu da bir imtihan ve bu da bir süreçtir.

Hocam son zamanlarda iyice canımı sıkmaya başlayan bir hal içerisindeyim. Eskide
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hepimiz bu hayatı imtihan için yaşıyoruz. Rabbimiz bizi imtihan edecek ve kazanacak ya da kaybedeceğiz. Şunu unutmayınız: İmtihanımız bir anlık değildir. Vaktini bilmediğimiz son nefesimize kadar sürecektir imtihanımız. İnşaallah iman sahibi olarak öldüğümüzde, bu imtihan boyunca yaptığımız ve yapmadığımız artı eksi ne varsa hepsinin ortalaması ile karşılık bulacağız. Şeytan ister ki biz, bir iki düşme ile düştüğümüz yerde çöküp kalalım. Allah Teâlâ da ister ki kulu yılmasın; düştüğü yerden kalksın ve yürüsün. Siz Allah Teâlâ'nın istediği gibi yapın, düşseniz de yılıp çökmeyin, devam edin yürüyün. Bin kere düşseniz de bin birinciye kalkın ayağa. Yol böyle yürünüyor endişeye gerek yok. O iman enerjisi varken korkmayacaksın, umutlu olacaksın. Allah yardımcın olsun.

Hocam ben tövbe ediyorum ve ettiğim tövbelerin bazılarında tekrar aynı günaha dü
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kızım, bunun temelinde nefis ve şeytan var. Nefis ve şeytan için de en temel gerekçe senin boşlukta bulunmandır. Boşta bulunanı şeytan daha kolay çeker kendine. Geri dönüş için de kendini ciddi bir yoğunluğun içine koyman gerekir. Tam anlamıyla KAPASİTENİN İKİ KATI yoğunlaşman gerekir. İbadetini yoğunlaştır. Kur'an okumanı yoğunlaştır. Ders çalışmanı yoğunlaştır. Anne babanla ilgini yoğunlaştır. Okumayı yoğunlaştır. Yazmayı dene; şiir yaz, makale yaz. Netice olarak mevcut yoğunluğunu en az ikiye katla. Tabii, duayı unutma!

Değerli hocam ben yirmi yaşındayım ve İslami İlimler Fakültesi'nde okuyorum. Ken
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Eşinizin o denli uzun bir zaman evden uzak kalması normal değildir. Belli bir noktadan sonra dayanamamanız tabiidir. Eşinizle durumu konuşun, gerekiyorsa ülkenize dönün, daha ucuz bir iş bulun ama tabii ortamda aileniz sürsün.

Selamünaleyküm kıymetli hocam. Kalbime ışık saçan, son bir kaç aydır hayatımı de
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Siz elinizden geleni yapın. Gözle görülür bir hata yapmayın. Eşinizle muhabbetinizi canlı tutun. Bundan sonra da kimin ne dediğine ve diyeceğine bakmayın. Rahat edersiniz. Allah yardımcınız olsun.

Hocam ben dört yıldır evliyim, eşimin ailesiyle birlikte yaşıyorum. Onlar için e
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tam bir fitne zamanında yaşıyoruz. İmanın fitneye kapılma ihtimali yüksek olan bir zamandır bu zaman. Buna göre de bir mü'min olarak ilk ve öncelikli vazifemiz, imanımızı korumak olmaktır. Başkaları ile ilgilenirken biz eriyor olabiliriz. İmanımızı, salih amellerimizi, mü'min çevremizi, cihat heyecanımızı, ahiret endişemizi eskitmeden korumakla başlayan bir görevimiz vardır. Bu bölümü teminat altına almalıyız. İkinci olarak da şunu bileceğiz: Biz kuluz. İnsanlar da bizim gibi kuldurlar. Kalplerimiz Allah Teâlâ'nın elindedir. Hidayet etmek onun işidir. Biz ses çıkarırız, yol alırız; neticeyi Allah Teâlâ verir. Sanki her sözümüz bir kişiyi hidayete erdirecek gibi bir beklenti içinde olamayız. Görevimizi iyi belirleyelim. Bizim görevimiz hidayete erdirmek değil hidayete davet etmektir. Bunu becerebilirsek gerisini Allah Teâlâ kolaylaştırır. Üçüncü olarak da şunu bileceğiz: İnsanlar sözlerden çok örneklerden etkilenirler. Biz iman iddiası olan mü'minler olarak iyi mü'min olma gayretinde olacağız. 'Bütün dünya fesada boğulsa ben tek başıma son iyi mü'min örneği olarak kalacağım' şuuru bize hakim olmalıdır. Başarı burada gizlidir. Anlatan, anlattığını kendi üzerinde örneklendiremeyen mü'min başarılı olamaz. Resmi görevli, memur mantıklı hocalık başarısızlık bir numaralı örneğidir. Bir başka temel husus da şudur: İnsanların kul olmaları ile alakalı derdi olanlar insanlarla mal ilişkisine girmeyecekler. Mal alıp verme ile sürdürülen ilişkilerin üzerine imani etki geliştirmek zordur. Ve özellikle Allah Teâlâ'nın bizi başarılı kılması için samimi dualar yapmaya mecburuz. Duamız kadarız biz, duamız! Rabbim muvaffak kılsın.

Çevremde İslamiyet’ten uzak, inancı olan fakat Allah'a karşı hiçbir görevini yer

ahlak konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Önce şunu iyi bilmeliyiz: Şeytan işinde mahirdir. Herkese kafa numarasına göre bir külah uydurur. Mesela sizi o üyeliğe mahkûm ederken makul görülebilecek bir mantığa da ikna etmiş olabilir. Ateşin etrafında dönmenin akıllıca bir yanı yoktur. Uzak durmaktan başka her yol çıkmazdır.

Hocam biz 5 arkadaş evvel zamanda, yabancı güdümlü kuruluş olan “Netflix’ten” üy
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şüphesiz Allah’tan korkan bir arkadaşla oda paylaşman öyle biri ile paylaşmandan daha iyidir. Ama bu nedenle haram işlemiş olmazsın. • Sana ahlâk zafiyeti bulaştırmasına dikkat et. • Kardeşçe ve tatlı dille onu ikaz et. • Hiçbir hatasına destek olma. • Seni rahatsız etmesine izin verme. • Buna rağmen daha iyi bir arkadaşla değiştirme imkânın olursa onu değerlendir. • Sana olumsuz etki ettiğini anladığında da hiç durma ve onun yanından ayrıl.

Ben üniversite kız yurdunda kalıyorum. Aynı odada bir kız arkadaşım var. Arkadaş
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şu andaki Batı kültüründe bin bir rezilliğe rağmen kimi ahlâk denebilecek değer kalıntılarının bulunmasına benzer bir durum o zamanki Arap toplumlarında da bulunuyordu. Doğru konuşma, misafire ikram, sözde durma, komşuluğa saygı, şecaat, sabır… vardı denebilir.

İslam öncesi Araplarda ahlâktan söz ediliyor, bu doğru mudur? Hem müşrikler hem
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Meselenin insanlık boyutunu yazmamıza gerek yoktur. Babanıza eşlik etmiş birisine sizin insani destek vermeniz yüksek bir ahlâk eseridir. Fıkhi boyutuna gelince: Babanızın hanımının sizinle babanız ekseninden dolaylı bir bağı bulunuyordu. Babanız ölünce de bu bağ bitmiş olur. Babanızın ona bakma yükümlülüğü size intikal etmez. Babanızdan kalan maldan payını alınca hakkını almış olur.

Babamın ölümünden sonra benim annem olmayan eşine bakmakla yükümlü müyüm?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Baban başka hiç kimse değildir. Babana karşı casusluk yapamazsın. Evet, onun hatası onun için vebaldir ama senin babana karşı sıradan bir insan gibi casusluk yapman caiz olmaz. Onun için dua et. Dolaylı yollarla ona nasihat et/ettir. Asla onu rencide edecek tavırlar içinde olma.

Babamın bazı ahlâk sorunları ile yaşadığından şüpheleniyordum. İşimi bırakıp onu
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

O kadar çok vardır ki! Peygamber aleyhisselam efendimizin vefatı en baştaki alamet değil midir? Dinde, siyasette, hayatın içinde ve özellikle de aile içinde kıyamet zili çalan o kadar konu vardır ki, Allah Teâlâ görmeyi ve ibret almayı hepimize kolay kılsın. • İşlerin ehli olmayana yaptırılması, • Değer ölçülerinin alt üst olması, • İnsanlar arasında güven unsurunun erimesi, ahlâkın yok gibi kabul edilmesi, • Seri ve yoğun ölümler, ölümlerin önemsizleşmesi, • Ardı arkası kesilmeyen çeşit çeşit fitnelerin çoğalması, • Haram malın helal gibi çoğalması, • Yüksek yapılar etrafında şehirlerin kurulması, • Tabii afetlerin sıklaşması, • Bütün insanlığın önünde devletlere varıncaya kadar her yerde zalimlerin çoğalması… gibi işaretler, alametler gözümüzün önündedir de kim görür, kim ibret alır, o daha sonra belli olacak.

Kıyamet alametlerinden günümüzde görülebilecekler var mıdır? Ben bir Müslüman ol

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.