İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam 2008 yılında 4 yıllık bir fakülteden mezun oldum. Şu an Bursa İlahiyat Fakültesi Lisans örgün eğitim hazırlık öğrencisiyim. Ayrıca 2011 itibariyle Sakarya Temel İslam Bilimleri Yüksek Lisans okuma hakkı elde ettim. Yine 2011 itibariyle imam hatip olarak doğuda bir köye atandım. İlahiyat okumayı ve bu alanda uzmanlaşmayı yani okuluma devam edebilmeyi çok istiyorum. Bunun için tayinimi Bursa’ya çıkması gerekiyor. Tayinimin çıktığı Bitlis’te İlahiyat Fakültesi de yok ki kaydımı oraya aldırayım. Maddi durumum da yok ki imam hatiplik yapmadan okuyayım. Zaten gelir olmadan okumama yaşımda müsait değil, 27 yaşındayım. Hülasa okuyabilmemin tek yolu tayinimin Bursa’ya çıkması. Ancak buna Diyanet işleri başkanlığının yönetmeliği 2 yıl dolmadan başka bir yere tayine müsaade etmiyor. Buna rağmen ben acaba diyanetten okuyabilmem için tayin talep etsem hatta ısrarla talep etsem ve tayinim çıksa acaba kul hakkına geçmiş olur muyum? Mesela benim durumumdakilerin hakkına geçmiş olur muyum? Okuluma devam edebilmeyi çok istiyorum. Dini bilimler öğrenmeye iştiyakım çok olduğu için. Saygılarımla.

Cevap

Kimsenin hakkına tecavüz etmeden ve hile yapmadan, yalan konuşmadan tayininizi aldırmanızın hiçbir sakıncası olmaz.Ancak şunu bilmenizi isterim: Bu şekilde yoğun dini öğrenme emeliniz için doğru bir adreste durmuyor olabilirsiniz. İlahiyat Fakülteleri din ilimlerinin etrafında dönmeye uygun yerlerdir. Evet, iyi bir programla ilim de öğrenilebilir ama bu orayla kilitlenip kalan için çok uzak bir hayal olur. Allah'a emanet olun.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bir kere ilahiyat fakültesi düşmanlığımız olamaz, yoktur da. Ama ilahiyat fakültesinin Şeriat ilimlerini öğreten bir yer olduğunu iddia etmenin yanlış olduğunu söylüyoruz. İkincisi, insanlar ilahiyat fakültesini, iffet açısından güvenli zannediyorlar ki bu bir tuzaktır. İnsanın şeytana karşı güvenli bir yer bulunabileceğini zannetmesi tuzağa düşme nedenidir. Bu iki hassasiyete dikkat edilip gerekli tedbir alındıktan sonra ilahiyat da okunabilir. Boş yakalanma tehlikesine dikkat edilmesi gerekmektedir. Mesela sizin emelinizle ilahiyatlar uyuşan yerler değildir. Siz, Diyanette veya MEB'de görev almak için okuyacak olsaydınız diyeceğimiz yoktu. İlahiyat yerine ne yapılabilir sorusu ise herkes için değişkendir. Sizin yaşınız, kapasiteniz, ailenizin durumu, size verecekleri iznin niteliği gibi soruların cevabına bağlı olarak sizin ne yapabileceğinize de cevap verebiliriz. Ama her şeyden önce gereken şey olan ALLAH’A ADANMIŞLIĞA HAZIR OLMAK sizde samimi ise mesele yoktur, sizin aşamayacağınız yoktur, elinize geçmeyecek nimet olamaz.

Selamünaleyküm Nureddin Hocam, Hocam öncelikle Allah yaptığınız bütün hizmetleri
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Madem beni severek dinliyorsunuz, nerede ‘çocuklarınızı ilahiyat fakültelerine göndermeyin’ dediğimi dinlediniz? Ben öyle bir söz sarf ettiğimi hatırlamıyorum. Bu birinci cevabım olsun size. İkinci cevabım ise şudur: Filan tıp fakültesinde okuyan doktor adayları iyi yetişmiyor diye sitem etmek ne kadar mümkün ise birinin de ilahiyat fakültelerini tenkit etmesi o kadar hakkıdır. Kaldı ki ilahiyat fakültelerinin varlığı, gerekliliği, işe yararlılığını tek bir kelime ile tartışmadım, tartışmam da. Zira ilahiyat fakültelerinin alternatifini oluşturabilecek durumda değiliz. Yalnız şu noktalara itirazımız vardır: A- ‘İlahiyat fakültesini okuyan talebe; bir müçtehittir artık. Ebu Hanife’nin muarızı olabilir’ zanneden öğrenci velisinin, öğrencinin aldanmış olacağını bilmesi gerekir. Benim vazifem onu ikaz etmektir. İlahiyat fakülteleri alim yetiştirme yerleri değildir. İlim tahsili ile alakalı formülleri alma yeridir. Orada öğrenciye temel prensipler öğretilebilir ancak. Daha ilerisini beklemek yanlıştır. B- İlahiyat fakültesi diplomasının bir dindarlık belgesi olarak algılanmasını hatalı bulduğumu da beyan ederim. Değil ilahiyat fakültesi, Fatih dönemindeki bir medrese mollasının icazeti bile dindarlık garantisi belgesi olamaz. Bir genç ilahiyat fakültesi bitirince örnek Müslüman olmuyor, örnek Müslüman olmak için iyi bir malzeme toplamış oluyor. Diploma döğüştürme gibi bir gelişmeye karşı uyarmak vazifemdir, onu yapıyorum. C- İnsanların kız veya erkek çocuklarını ilahiyat fakültesine gönderince gençleri kuşatabilecek pek çok riskten korunmuş mübarek bir ortama bırakıldıklarını zannetmelerini şiddetle tenkit ediyorum. Fakültelerin tamamı neticede büyük şehirlerin içinde kurulmuştur ve milyonlarca insanla iç içe bir hayat yaşanmaktadır o şehirlerde. İlahiyat fakültelerini mikroptan arındırılmış bölgeler zannetmek hatadır. Bunu ikaz ediyorum. D- En ağır iman konularımız bile ilahiyat fakültelerinde gençlerin zihnini bulandıracak bir tarzla tartışılarak dinimizin gelecek kuşaklara sulandırılmış olarak taşınmasına zemin hazırlayabilmektedir. Geçmiş ulemayı tahkir etmeyi bir bilimsellik, akademisyenlik zannetmeyi hata olarak anlıyorum, bir yıkılma ve çökme sinyali olarak görüyorum. Bunu da ikaz etmek imanımla alakalı bir durumdur. Temel beş itirazım bunlardır. Bunları söyledim, biiznillah söyleyeceğim. Daha ötesi bana ait değil. Allah’a emanet olunuz.

Ben çocuklarımın ilahiyat okumalarını istiyorum. Eşim ise Nurettin hoca caiz gör
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bir bayan olarak, 'takva ölçülerinde' bir ilahiyat okayamazsınız bu ülkede. Kalbinizin sesine kulak verin. O sizi evinize çekilmeye davet ediyorsa gidin evinize. Orada iyi bir kul olmanız, fakülte mezunu sıradan biri olmanızdan iyidir. Allah işinizi kolay etsin.

Selamun aleyküm hocam size kaç defadır soru gönderiyorum çok oluyorum galiba ama
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kızım, karşı cins sorunu sadece sizin sorununuz değildir. Âdem aleyhisselamın bütün kızları ve oğulları bu sorunla karşılaştılar. Allah’ın razı olduğu dostları olan Ashab-ı Kiram da bu sorunu iliklerine kadar hissettiler. Allah onlardan razı olsun. Bu hususta kimsenin istisnası yoktur. İstisna olmak için farklı bir bedenle yaratılmış olmak gerekir. O da mümkün olmayacağına göre bu imtihanı herkes yaşayacak ve muhakkak kazanan/kaybeden olacak. Bunun çaresi yoktur. Bunu ayıplamak ve yermek de boş iştir. Sizin gibi bir gencin erkek veya kız olarak bu sıkıntıyı hissetmesi hayatta olduğunu gösterir. Bedendeki canlılığın sıcağı/soğuğu hissetmeyi sağladığı gibi imandaki canlılık da bu sıkıntıları hissetmeyi sağlar. Bu açıdan kendinizi iyi görebilirsiniz. Özellikle ilahiyat okumanızın bu tür konularda erken uyarıya benzer bir şekilde sanki sizin lehinize bir avantaj olabileceğini düşünmek akılsızlıktır. İnsan velev İlahiyat adıyla da olsa din üzerinden ilim arayışı içinde iken bu tür sıkıntılara biraz daha fazla muhatap olur. Derinliklere inildikçe solunumun zorlaşmasından daha tabii ne olabilir? Bu inceliği yakalayamayan ilahiyat veya medrese müntesibi, solunumsuz kaldığında tehlikeyi anlar ama iş işten geçmiş olur. Bu tabloyu kul, şeytanın saldırılarına karşı uyanık ve tedbirli olma şeklinde okumalıdır. Sizin vazifeniz üzerinize düşen tedbirleri almak ve bu imtihanın siz ölmeden sizi terk etmeyeceğini bilmenizdir. Okulda iken okul şartlarında, dışarıda iken bulunduğunuz mekânın şartlarında muhakkak sizinle olacaktır. Kur'an’ımızın ağır cezalar getirdiği günahların işlenmesi açısından o gün mekân Mekke ve Medine idi. Yani o günahlar o iki mübarek mekânda işleniyor veya işlenir diye indi ayetler. Bu da gösteriyor ki, sizin bulunduğunuz yer hiç önemli değildir. Siz insansınız, insan olarak nerede bulunursanız bulunun gerçek budur. Bir başka dikkatinizde olması gereken incelik de şudur: Siz bu sıkıntılarla yaşarken kulluk seviyenizi düşürmeden güzel bir mü'min olarak yaşayabilirsiniz. Sizi hırpalayan bu muhtemel hatalara rağmen imanınız ve mü'min kimliğiniz sağlam kalabilir. Yeter ki kimliğinizi kaybetmeyin. Allah’ın kulu olduğunuzu unutmayın. Rabbimizin, yüz kişi öldürmüş bir insana hangi keremi ile kapısını açtığını asla unutmamalıyız. Ne olursa olsun hatanız, kimliğinizi kaybetmeyin. Şeytan sizi kimliksiz bıraktığı, kulluk bağınızı kopardığı zaman, o kazanmış ve siz bitmişsiniz demektir. Buna göre kendinizi programlayabileceğiniz tavsiyelerimizi şöyle kaydedebilirsiniz: a- Önce kimliğinizin şuurunda olun. Mü'minsiniz. Gökleri çınlatacak kadar gür bir haykırışla bu büyük gerçeğe hamdedin, Elhamdülillah diyerek göklere yükselin. Mü'min olmak hele bu fesat asrında mü'min bir kız olmak hamd etmeyi gerektirir. Hamdedin, bu kaliteyi hiç düşürmeyin. İmanınız üzerinden hiçbir pazarlığa yanaşmayın. İmanınız varsa siz varsınız yoksa yoksunuz şeklinde bilin. b- İmanınız sizi salih amele teşvik etmelidir. Namaz başta olmak üzere ibadetlerinizi yoğunlaştırın. Nafileler ilave edin. Kur'an okuyun. Kur'an ezberleyin. Mesela her hafta bir sayfa ezberleyin. İki ayda bir hatim indirmeyi yaşam prensibiniz yapın. Zikirler yapın. Yaptığınızda da istikrar olsun. c- Tevbe sizin unutmayacağınız kurtarıcınız olsun. Tevbe silahınızdır, can simidinizdir. Sakın ertelemeyin tevbeyi. d- Dininiz ve insanlığınız üzerinde umut yükü ile yaşamayı ilke edinin. Gördükleriniz ve duyduklarınız asla Allah’ın mülkünü aşabilecek çapta olamayacağına göre siz, Allah’ın kulu olarak kendinizi ezilmiş ve kaybolmuş görmemelisiniz. Ezilmişlik psikolojisi sizi haramlara sürükleyebilir. e- Kiminle arkadaş iseniz onun kadarsınız. Bunu hiç unutmayasınız! Arkadaşta seçici olun. f- Sizi yönlendiren, hatalarınızı ikaz eden bir mürşidiniz olmalıdır. O mürşid de size sadece İslam bağı ile bağlanmış olmalıdır. Vakıf/dernek gibi bağlar küçük bağlardır. İstişare edin. İstişare ile yalnız kalma tehlikesini önlemiş olun. g- Okumuş olmak için değil, bilmek ve amel etmek için okuyun. Disiplinli bir okumanız osun. Mesela bir ilmihal kitabını üniversite imtihanına hazırlanır gibi okuyup anlayın. Ardından başka kitaplara geçin. h- Duayı unutmayın sakın. Duayı!

Hocam ben gündelik yaşamında ibadetlerini kaçırmamaya ve dinimle ilgili birçok ş
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. İHL'sini okumanız mümkünse onu okuyun. Açıktan okursanız da rahat rahat bitirirsiniz. Kendinizi basit ve küçük görmeyin. Allah Teâlâ herkesi bir kabiliyet ile yaratmıştır. Sizin kabiliyetinizi de henüz keşfetmedi iseniz de er geç belli olacaktır. Sabırlı olun. Size dualar ederiz.

Selamünaleyküm hocam. Dışarıdan açık öğretim meslek lisesinden imam hatip 4 sene
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hak edilerek alınmış bir burs haram değildir. Karşılıksız almaya alıştırması açısından hoş görülmemiştir demeliyiz. Bursunuzu alın, hakkını da verin. İyi ders çalışın. Vakit artırıp ibadet yapın, kendinizi daha iyi yetiştirin. Allah yardımcınız olsun.

Hocam Fetva meclisindeki cevaplarınıza bakarak burs almanın faziletli bir iş olm

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İslamî bir sistemde devlet topluyor olsa bile şu anda bunun mümkün olmadığını biliyorsunuz. Bu nedenle bir ilmihalden ziraat mahsullerinin zekâtını öğrenip verirseniz önemli bir görevi ifa etmiş olursunuz. Allah kabul buyursun.

Tarım ürünlerinden alınan zekatı yani öşürü devlet mi toplar biz kendimiz de ver
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yalanın ve hilenin karıştığı bir işten bereket gider. Sizin durumunuz dolaylı olarak işe karışmak şeklinde anlaşılabilir. Tavsiyeden öteye gitmeseniz bile mesul olmayacağınızı düşünüyorum. Allah'a emanet olun.

Hocam benim çalıştığım işyerinde ticari araç yedek parçaları satılmaktadır. Ben
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sigara büyük bir afet olarak içimizden atamadığımız bir sorundur. İçenlerimiz de onu tevil ederek içmektedirler. Bütün çirkinliğine rağmen, alkol gibi yüzde yüz ittifak edilen bir mesele olmadığından, sigara içene selam verilmemesi gerekir diyemeyiz. Allah onların da bizim de yardımcımız olsun.

Sigara hususunda çoğu alimler haramdır diyor. Peki sigara içmekte olan birisine
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu meseleyi mezhep meselesi olarak görmeyelim. Mesele Allah'ın haramlarından korkmakla ilgili bir meseledir. Büyük bir cüret içine girmişlerdir. Hocaya mal edilen görüş ise şu şekildedir: Eğer emme bir iki damla şeklinde ise böyle bir ihtilaftan söz edilebilir. ama ne kadar emdiğini şu anda bilmemiz ne kadar mümkündür? Gençlere Allah'ı hatırlatmaktan başka çaremiz yoktur. Allah yardımcımız olsun.

Hocam; komşumuzun, kendi kız kardeşi ile aynı dönemde çocukları olmuş. Komşumun
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

TAHLİL YAYINLARI'ndan RAHMETİN KAPISINDA isimli kitabı isterseniz istifade edeceğinizi umarım. Allah'a emanet olun.

Sitenizdeki sohbetlerin neredeyse tamamını izledim. Sayenizde çok şey öğrendim.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ulemamızın genel görüşü, kadının tek başına 90 kilometreden uzun bir mesafeye gidemeyeceği, bunun haram olduğu şeklindedir. Bu görüşün dayanağı da sahih bir hadisi şeriftir. Asrımızda yaşayan bazı alimler ise hadisteki gerekçelerin ortadan kalktığını (güven ortamının oluştuğunu) ileri sürerek kadının tek başına yolculuk yapabileceğini söylemişlerdir. Bu hususta iki ilkeyi konuşabiliriz: a- Evli bir bayan hiçbir şekilde eşinin izni olmadan böyle bir yolculuğa çıkamaz. b- Çok acil durumlar için böyle bir ruhsatı kullanabiliriz. Yeter ki gevşeklik ve önemsememek gibi bir nedenden kaynaklanmasın. Mesela acil bir tedavi, bir cenaze gibi nedenle kadın yola çıkabilir.

Evli bir kadın tek başına, kocasının izni dahilinde, bir saatlik uçak yolculuğu

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.