Fetva Meclisi
Soru
Hocam, babam son evre kanser hastası gümüş suyunun kansere iyi geldiğini duydum lakin Peygamber efendimizin bir hadisi şerifini duyunca kullanmakta tereddüt ediyorum. Hadis şu şekilde: “Kim altın ve gümüş kaplardan yer ve de içer ise karnını cehennem ateşi ile doldurmuş olur.” Gümüş suyu dediğim ise gümüş çubukları elektrik akımı verilerek suda bir miktar bekletilmesiyle elde ediliyor. Bilgi verirseniz sevinirim dinimizce bir mahsuru var mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Altın ve gümüş kapların kullanılma yasağı sağlıkla alakalı bir yasak değildir. Onların kullanılma yasağı, toplumda kibirli aile, kibirli kişi üretme zemini oluşturduğu içindir. Bu sebeple, bunların kap ve bardak gibi şeyler dışında kullanılması o yasağa girmez. Belki başka bir başlık açılmalıdır. O başlık da İSRAF başlığıdır. Bu nedenle de uzman doktor tavsiyesi olmadıkça o şekilde tüketilmelerinin israf başlığına gireceği kanaatini taşırız. Allah yardımcımız olsun.
Müslüman erkek veya kadınların yemek ve içmek için kullandıkları tabak, kaşık gibi araçların altın ve gümüş olması haramdır. Hiçbir şekilde kullanılamaz. Genel hüküm böyledir.
Altın ve gümüşün kap çanak olarak kullanılması caiz değildir. Her ne kadar sizinki bir kap kaşık türünden kullanım değilse de dinimizin bir emrini daha hassas düşünmemiz bakımından kullanılmasının caiz olmayacağını söylemeliyiz. Ayarının düşük olması ise hükmü değiştirmez.
Zikrettiğiniz hadisi şerif Müslim'de sabittir. Hadisin varlığı açısından bir sıkıntı yoktur. Zikredilen hüküm ulema tarafından 'tenzihen mekruh' olarak tespit edildiği için gösterdiğiniz cevapta HARAM DEĞİLDİR ifadesi kullanılmıştır. Hassasiyetiniz için teşekkür ederiz. Allah Teâlâ rızasına ermeyi hepimize nasip buyursun. Yüzük kullanmakla ilgili hadisi şeriflerin genelinden anlaşılan hususları şu şekilde özetleyebiliriz: a- Yüzük kullanmak mubah bir iştir. Mubah olması da yüzük kullanmanın bir ibadet çeşidi olmadığını gösterir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem yüzük kullanmıştır ama bu onun yemek yemesi gibi bir durumdur. İbadet maksatlı bir yüzük kullanma tavsiyesi olmamıştır. Kullanana nasihatlerde bulunmuştur. Yemek yiyen birine sağ elini kullanmasını emrettiği gibi bir durumdur bu. b- Kadınlar altın veya başka bir madenden yüzük kullanabilirler. Erkeklerin ise altın yüzük kullanması caiz değildir. c- Hangi ele takılacağı konusunda ise farklı bilgiler vardır. Sağı tercih eden görüşler daha uygun gibi durmaktadır. Sağ küçük parmak için en uygun denmesinde bir sakınca yoktur.
Kadınların altın, gümüş veya başka bir madenden süs eşyası kullanmalarını yasaklayan bir kayıt yoktur. Basit demir gibi bir şeyin yüzük olarak kullanılması insanın kıymetli varlık olması açısından doğru olmaz şeklinde bir kayıt konabilir ama ya altın gümüş veya olmaz şeklinde bir kayıt yoktur. Hanefi uleması demir cinsi yüzüğü kerih görmüşlerdir. Gümüş yüzük kullanılmasını tavsiye etmektedirler. Diğer ulemaya göre demir cinsinden de yüzük kullanılabilir. Haram olan sadece erkeklerin altın yüzük kullanmalarıdır. Rabbim dinini en güzel şekilde yaşayanlardan etsin.
Selamünaleyküm. Hadis olanla olmayan ifadenizde karışmış durumdadır. Sözünü ettiğiniz anlamda hadis vardır ama yüzük kullanmada şart olan bir kural yoktur. Gram açısından da bir kati ölçü yoktur. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin yüzüğü, aynı zamanda mühür için kullanıldığından onun yüzüğüne benzetme şartı aranmamıştır.
altın konusundaki diğer fetvalar
Konusu haram olan şeylerin borsadan alınmasında sakınca vardır, borsada değil.
Kapora ile satıştan şunu kastederiz: Müşteri bir malı beğenir, onu ister. Satın alacağının garantisi olarak da fiyatının bir bölümünü satıcıya verir. Malı almaya geldiğinde de fiyatının tamamını verir. Almaya gelmez veya vazgeçerse ödediği para satıcıda kalır. Böyle bir ticaret için kitaplarımızda fukahanın önemli bir bölümü, caiz olmaz demişlerdir. Onlar, böyle bir parayı almayı insanların malını haksız yere almak şeklinde yorumlamışlardır. Ancak caiz olacağını söyleyen fıkıh görüşü de vardır. Fıkıh konseyi de bu caiz olur görüşü üzerine fetva vermiştir. Zira ticaretin taşıdığı risklere karşı satıcının da korunması gerekmektedir. Özellikle sipariş üzerine yapılan işlerde satıcı veya üreticinin kapora almaması ciddi bir hak ihlaline dönüşebilir. Kapora bu nedenle caizdir. Yalnız; • Kaporaya ait ticaret bir süre ile sınırlandırılmalıdır. Mesela üç gün içinde şeklinde veya hangi süre belirlenecekse, belli bir süre konmalıdır. Ucu açık durumda kapora caiz olmaz. • Ticareti satıcı iptal ederse aldığı kaporayı geri vermek zorundadır. • Kapora kiralama işleri için de kullanılabilir. • Altın ve gümüş ticaretinde yani kuyumcuda ve döviz ticaretinde ise kapora üzerinden iş yapmak caiz değildir. • Satıcının müşterinin iptali üzerine kaporayı geri vermesi ise bir fazilettir ve evla olandır ama buna mecbur değildir, kapora ona helaldir.
Maddi değeri olan her şey mehir olarak verilebilir, yeter ki anlaşmalı olsun yani kadın ona razı olsun.
Kumarda her şeyini kaybeden Müslüman biri ise, tevbe de etti ise fitrelerinizi ona verebilirsiniz.
Hata sonucu insan ölümüne sebep olma (mesela trafik kazası) sonucu ödenen bedele DİYET denir. Diyet bugünkü rakamlarla 4250 gram altındır. Ölenin yakınları ile bunun altında bir rakama da pazarlık yapılabilir. Diyeti kaza yapanın yakınları veya bir kurum da ödeyebilir. Yalnız şu bilinmelidir: Kaza ile insan öldürenin tek borcu diyet ödemek değildir. Aynı zamanda hiç ara vermeden ALTMIŞ GÜN oruç tutmak zorundadır.