İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Çevremde kolloidal gümüş suyunu şifa niyetine içen ya da kullanan insanlar var. Gümüşü ayrıca antimikrobiyal etkisinden dolayı içme suyunun dezenfeksiyonu için de kullanıyorlar. Ben antiseptik özelliğinden dolayı gümüş suyunu bir kaç kez elime kullandım lakin içmek istemedim çünkü altın ve gümüş ile ilgili bazı hadis-i şerifler var ve bunlar beni ikilemde bıraktı. Bu hadis-i şeriflere aşağıda yer veriyorum; Huzeyfe’den (ra) rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: Peygamber bize ipek ve atlas giymeyi, altın ve gümüş kaplardan su içmeyi yasakladı ve bunlar dünyada onların (kâfirlerin), ahirette ise sizindir, buyurdu. (B5632 Buhârî, Eşribe, 27; M5394 Müslim, Libâs, 4) Ümmü Seleme’den (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah: Gümüş kaplardan su içenler, karınlarını cehennem ateşiyle doldurmuş olurlar, buyurmuştur. (B5634 Buhârî, Eşribe, 28; M5385 Müslim, Libâs,1) Müslim’in diğer bir rivayetinde: “Gümüş ve altın kaptan yiyip içenler” şeklindedir. (M5386 Müslim, Libâs, 1) Yine Müslim’in başka bir rivayetinde: Altın veya gümüş kaptan su içen kimse, karnını cehennem ateşiyle doldurmuş olur, denilmiştir. 33 (M5387 Müslim, Libâs, 2) Hocam hadis-i şeriflerde altın ve gümüş kaplardan bahsedildiğinin farkındayım lakin inançlı bir mühendis olarak şöyle düşünüyorum; belki de altın ve gümüş kaplardan suya ya da yemeğe zamanla migrasyon nedeniyle altın ve gümüş geçiyordur ve bu da insan fıtratı üzerinde olumsuz etki bırakıyordur ve yasaklanmasının hikmetlerinden biri de budur. Belki tamamen yanlış bir fikre sahibimdir bilemiyorum. İşin aslını size danışmak istedim. Altın ve gümüş kapların kullanılma yasağı sağlıkla alakalı bir yasak değildir. Onların kullanılma yasağı, toplumda kibirli aile, kibirli kişi üretme zemini oluşturduğu içindir. Bu sebeple, bunların kap ve bardak gibi şeyler dışında kullanılması o yasağa girmez. Belki başka bir başlık açılmalıdır. O başlık da İSRAF başlığıdır. Bu nedenle de uzman doktor tavsiyesi olmadıkça o şekilde tüketilmelerinin israf başlığına gireceği kanaatini taşırız. Allah yardımcımız olsun.

Cevap

Altın ve gümüş kapların kullanılma yasağı sağlıkla alakalı bir yasak değildir. Onların kullanılma yasağı, toplumda kibirli aile, kibirli kişi üretme zemini oluşturduğu içindir. Bu sebeple, bunların kap ve bardak gibi şeyler dışında kullanılması o yasağa girmez. Belki başka bir başlık açılmalıdır. O başlık da İSRAF başlığıdır. Bu nedenle de uzman doktor tavsiyesi olmadıkça o şekilde tüketilmelerinin israf başlığına gireceği kanaatini taşırız. Allah yardımcımız olsun.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hadislerde altın ve gümüşün kap çanak olarak kullanılması yasaklanmıştır. Bardak olarak da kullanılamazlar. Bu kullanma yasağı sadece KAP ÇANAK, TEPSİ, EV EŞYASI olduğu durumlar içindir. Bir element olarak kullanılmasında sakınca yoktur. Gümüş kapta yemek yemenin yasak olması, gümüşün kullanılması yasağı değildir. Gümüşü kap olarak kullanmak bir kibir vesilesi olacağı için haramdır. Gümüş helal olarak mesela yüzük veya başka bir takı şeklinde kullanılabiliyor. Eğer doktorunuz size böyle bir tavsiyede bulunmuş ise sakıncası olmaz. Şu kadar ki, pahalı bir ilacı ihtimaller üzerine kullanıp israfa neden olmak gibi bir durum olursa bu kullanım, israf açısından sakıncalı olabilir.

Hocam, babam son evre kanser hastası gümüş suyunun kansere iyi geldiğini duydum
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Zikrettiğiniz hadisi şerif Müslim'de sabittir. Hadisin varlığı açısından bir sıkıntı yoktur. Zikredilen hüküm ulema tarafından 'tenzihen mekruh' olarak tespit edildiği için gösterdiğiniz cevapta HARAM DEĞİLDİR ifadesi kullanılmıştır. Hassasiyetiniz için teşekkür ederiz. Allah Teâlâ rızasına ermeyi hepimize nasip buyursun. Yüzük kullanmakla ilgili hadisi şeriflerin genelinden anlaşılan hususları şu şekilde özetleyebiliriz: a- Yüzük kullanmak mubah bir iştir. Mubah olması da yüzük kullanmanın bir ibadet çeşidi olmadığını gösterir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem yüzük kullanmıştır ama bu onun yemek yemesi gibi bir durumdur. İbadet maksatlı bir yüzük kullanma tavsiyesi olmamıştır. Kullanana nasihatlerde bulunmuştur. Yemek yiyen birine sağ elini kullanmasını emrettiği gibi bir durumdur bu. b- Kadınlar altın veya başka bir madenden yüzük kullanabilirler. Erkeklerin ise altın yüzük kullanması caiz değildir. c- Hangi ele takılacağı konusunda ise farklı bilgiler vardır. Sağı tercih eden görüşler daha uygun gibi durmaktadır. Sağ küçük parmak için en uygun denmesinde bir sakınca yoktur.

“Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem yüz
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Hadis olanla olmayan ifadenizde karışmış durumdadır. Sözünü ettiğiniz anlamda hadis vardır ama yüzük kullanmada şart olan bir kural yoktur. Gram açısından da bir kati ölçü yoktur. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin yüzüğü, aynı zamanda mühür için kullanıldığından onun yüzüğüne benzetme şartı aranmamıştır.

Selamünaleyküm. "Resulullah efendimiz, gümüş yüzük kullanır ve yüzüğünü sağ elin
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Müslüman erkek veya kadınların yemek ve içmek için kullandıkları tabak, kaşık gibi araçların altın ve gümüş olması haramdır. Hiçbir şekilde kullanılamaz. Genel hüküm böyledir.

Misafirlikte küçük çay kaşığı dikkatimi çekti, gümüş olduğunu söylediler. Benim
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ortada bir gerçek vardır, o gerçek de şudur: Bugünkü mikrobik ortam bin dört yüz yıl önce bu kadar değildir. Şimdi neredeyse her şey mikrop oldu. Bu nedenle bugüne mahsus tıbbi tedbirleri göz ardı edemeyiz. Tıbbın sağlık için önerdiklerini almak zorundayız. Bir tabaktan yemeyi ölümcül görme düzeyinde abartmanın yanlış olacağını da söyleriz, ayrı ayrı yemenin daha sağlıklı olacağını da. İtidali bulmamız mümkündür. O zamanın insanları dişlerini misvakla temizleyebiliyorlardı. Bizim dişlerimizi fırça ve macun bile temizleyemiyor. Ortada bir hayat farkı var ne yazık ki. Başımıza bela olmuş nimetler içinde yüzüyoruz adeta. Bu meseleyi iki tarafın da abarttığını zannediyorum; hadis inkâr etmek/böyle bir ithama sebep olmak gibi riskli bir uç noktaya çekmemelisiniz konuyu.

Hocam eş adayım ilminize güvendiği için bilhassa sizin fetvanızı sormak ihtiyacı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ağız sağlığı vücut sağlığının bir parçasıdır. Vücut sağlığı gibi diş sağlığına da dikkat etmek gerekir. Hz. Peygamber (s.a.s.) de diş temizliği ve sağlığına son derece önem vermiş; “Ümmetime -veya insanlara- zor gelmeyeceğini bilseydim her namazdan önce misvâk kullanmalarını emrederdim.” (Buhârî, Cumʽa, 8 [887]; Müslim, Tahâret, 42 [252]); “Misvâk ağzı temizler, Rabbi razı eder.” (Buhârî, Savm, 27 [Bab Başlığı]); Nesâî, Tahâret, 5 [5]);“…Cebrail misvâk üzerinde o kadar çok durdu ki farz olacak diye korktum…” (İbn Mâce, Tahâret, 7 [289]) buyurmuştur. Diş kaplama, doldurma ve protez, tedavi amaçlı başvurulan tıbbi yöntemlerdir. Bu işlemler yapılırken, tedavi neyi gerektiriyorsa onun uygulanması dinen sakıncalı değildir. Ancak dinin yasak kılmadığı bir madde ile tedavisi mümkünse yasak kıldığı bir maddenin kullanılması caiz değildir. Dinimiz, zaruret olmadıkça altının erkekler tarafından kullanılmasını yasaklamıştır. Buna bağlı olarak, İmam Ebû Hanîfe, çıkan dişlerin tekrar yerine bağlanması durumunda kullanılacak telde gümüşü yeterli bulup, altın kullanmayı caiz görmemiştir. Diğer Hanefî imamları İmam Muhammed ve İmam Ebû Yûsuf ise zaruretten dolayı diş tedavisinde altının da kullanılabileceğini belirtmişlerdir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 6/362) Bu müçtehitler bir savaşta burnunu kaybeden Arfece’nin (r.a.) gümüşten bir burun taktığını, bunun koku yapması üzerine Hz. Peygamber’e (s.a.s.) müracaatla altından burun yaptırmak istediğini ve kendisine bu hususta izin verildiğini (Ebû Dâvûd, Hâtem, 7 [4232]; Tirmizî, Libâs, 31 [1770]) delil olarak ileri sürmüşlerdir. Bundan anlaşılıyor ki, tıbbi bir zaruret varsa diş kaplamada altının kullanılmasında sakınca yoktur. Zaruret yoksa başka madde kullanılması dinî kurallara daha uygundur.

Diş tedavisinde altın kullanmak caiz midir?

altın konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Konusu haram olan şeylerin borsadan alınmasında sakınca vardır, borsada değil.

Hocam, Kuveyt Türk’ün altın, gümüş, platin, döviz ve ASELSAN hisse senedi alım s
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kapora ile satıştan şunu kastederiz: Müşteri bir malı beğenir, onu ister. Satın alacağının garantisi olarak da fiyatının bir bölümünü satıcıya verir. Malı almaya geldiğinde de fiyatının tamamını verir. Almaya gelmez veya vazgeçerse ödediği para satıcıda kalır. Böyle bir ticaret için kitaplarımızda fukahanın önemli bir bölümü, caiz olmaz demişlerdir. Onlar, böyle bir parayı almayı insanların malını haksız yere almak şeklinde yorumlamışlardır. Ancak caiz olacağını söyleyen fıkıh görüşü de vardır. Fıkıh konseyi de bu caiz olur görüşü üzerine fetva vermiştir. Zira ticaretin taşıdığı risklere karşı satıcının da korunması gerekmektedir. Özellikle sipariş üzerine yapılan işlerde satıcı veya üreticinin kapora almaması ciddi bir hak ihlaline dönüşebilir. Kapora bu nedenle caizdir. Yalnız; • Kaporaya ait ticaret bir süre ile sınırlandırılmalıdır. Mesela üç gün içinde şeklinde veya hangi süre belirlenecekse, belli bir süre konmalıdır. Ucu açık durumda kapora caiz olmaz. • Ticareti satıcı iptal ederse aldığı kaporayı geri vermek zorundadır. • Kapora kiralama işleri için de kullanılabilir. • Altın ve gümüş ticaretinde yani kuyumcuda ve döviz ticaretinde ise kapora üzerinden iş yapmak caiz değildir. • Satıcının müşterinin iptali üzerine kaporayı geri vermesi ise bir fazilettir ve evla olandır ama buna mecbur değildir, kapora ona helaldir.

Hocam biz ticaret yapıyoruz. Anadolu kültüründe büyük şehirlerdeki gibi ticaret
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Maddi değeri olan her şey mehir olarak verilebilir, yeter ki anlaşmalı olsun yani kadın ona razı olsun.

Nikâhta erkeğin vermek zorunda olduğu mihir para olmak zorunda mıdır, daire de o
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kumarda her şeyini kaybeden Müslüman biri ise, tevbe de etti ise fitrelerinizi ona verebilirsiniz.

Kumarda her şeyini kaybetmiş borçlanmış kişiye fitremizi verebilir miyiz?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hata sonucu insan ölümüne sebep olma (mesela trafik kazası) sonucu ödenen bedele DİYET denir. Diyet bugünkü rakamlarla 4250 gram altındır. Ölenin yakınları ile bunun altında bir rakama da pazarlık yapılabilir. Diyeti kaza yapanın yakınları veya bir kurum da ödeyebilir. Yalnız şu bilinmelidir: Kaza ile insan öldürenin tek borcu diyet ödemek değildir. Aynı zamanda hiç ara vermeden ALTMIŞ GÜN oruç tutmak zorundadır.

Dinimizde hata ile yani kaza ile insan öldürenin ödeyeceği kan parası ne kadardı

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.