Fetva Meclisi
Soru
Hocam kadınlar doksan km ve daha uzun olan yola mahremsiz çıkamaz diye biliyoruz. Annemin tedavi olması için Trabzon’dan İstanbul’a sık sık gidip gelmesi gerekiyor. Seksene yakın yaşı var. Bizim sürekli onunla beraber olmamız da mümkün olmuyor. Bir fetvası var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Kadının doksan km ve daha fazlası yola mahremsiz çıkmaması meselesi evlilikle alakalı değildir; evli veya bekâr ya da dul olması fetvayı değiştirmez. Türkiye içi veya dışı olması da hükmü değiştirmez. Bir zaruret olmadıkça kadın tek başına uzun yolculuğa çıkmaz.
Olağanüstü bir durum için kadının doksan km ve daha ötesi bir seyahate çıkmasında sakınca olmaz. Normal durumlarda ise beraberinde bir mahremi yokken öyle bir geziye çıkması caiz görülmemiştir. Bazı muasır âlimler uçak yolculuğu gibi güvenli yolculukların caiz olabileceğini söylemişlerdir ama bu genel bir kanaat değildir.
Kadınların beraberlerinde mahremleri olmadan doksan kilometreden daha uzun bir mesafeye gitmeleri hadislerle sabit bir yasaktır. Tıbben gerekli acil bir müdahale veya zorunlu bir cihat için bir ruhsattan söz edilebilir. Sizin yapacağınız işin bunlardan birine girip girmeyeceğini siz karar vermelisiniz. Bizim kanaatimiz, böyle bir riske girmeye değer olmayacağıdır. O denli değerli buluyorsanız bir mahreminizi en azından yolculuk süresi için beraberinize alarak bu ciddiyeti göstermelisiniz.
Selamünaleyküm. Mü'min kadının tek başına mahremsiz olarak doksan km.den fazla yola çıkması caiz değildir. Hacca gitmiş olsa da durum böyledir.
Aleykümselam. Kadın, mahremi bir erkek olmadan seferi sayılabileceği doksan km. mesafeden uzun yolculuğa çıkamaz. Eyinin vefatının üzerinden DÖRT AY ON GÜN geçmeden de evinden çıkamaz.
Böyle bir geziye (güvenli bir ortam oluştuğu gerekçesine dayanarak) fetva veren görüşler vardır. Sizin kalbinizin buna ne kadar itimat ettiğine de bakarak karar verin. Allah'a emanet olun.
hasta konusundaki diğer fetvalar
İntihar diyemeyiz ama Allah'ın nimetlerine nankörlük diyebiliriz. Tıbben yapılabilecek her şey bir nimet olarak önümüzde durmaktadır. Nimetlerin kıymetini bilmek ve yararlanmak mümin karakter gereğidir.
Allah Teâlâ size afiyet versin. Bazı insanlar “dar canlı” denecek bir durumda oluyorlar. Şeytan da onları sorunu abartarak daha da dar canlı duruma getiriyor. Muhakkak bir psikoloğa gidin. Tavsiyelerine de uyun. Allah size afiyet versin.
Öncelikli olarak bir psikologla görüşmelisiniz. Daha sonra diğer muhtemel sebeplere dönersiniz.
Eğer evin erkeğinin akli melekeleri yerinde ise çürüğe çıkmış olması evin söz sahibi durumunda olmasını engellemez. Buna göre de evin erkeği olarak o ne emrediyorsa onu yapmaları gerekir. Eğer akli melekeleri üzerinden de bir eksiklik söz konusu ise bu durumda da aile meclisi olarak karar verdiklerini yaparlar. Sorudan anlaşılan şekliyle mesele maddi beklentiler üzerinden tartışılmaktadır. Bu durumda da yine meclis kurup o meclise gerek görürlerse çevrelerindeki yaşlı insanlardan katılım sağlayarak bir karar versinler. Allah yardımcıları olsun.
Şöyle bir ayrıntıya girmeliyiz: Müslüman kardeşlerinizi size yardım niteliğinde bir çeşit sadaka vermişlerse elinizdeki parayı rahat bir şekilde istediğiniz yerde kullanabilirsiniz. Size para verenler gösterdiğiniz hastanın tedavisinde kullanılma şartı ile verdilerse hastanız iyileştikten sonra geri kalan kısmını başka işlerde kullanamazsınız. Genel olarak bu tür vakalarda insanlar şartı olmayan genel bir yardım olarak vermektedirler. Umarız kullanılmasında sakınca olmaz. Size özellikle o ayrıntı ile vereni biliyorsanız onu sahibine iade edersiniz.
Tedavi umudu olmayan yani iyileşmesi muhtemel olmayan hastalık sahipleri özürlüdürler. Zaten sizin kullandığınız yöntemin de oruca direkt bir zararı yoktur. Kullanabilir ve orucunuzu tutabilirsiniz. Geçmiş olsun.