Fetva Meclisi
Soru
Kaynak olarak hangi tefsiri önerirsiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
İbni Kesir, tefsir ilmine dair ön bilgisi olmayanlar için hatta hafız olmayanlar için tavsiye edebileceğimiz bir tefsir değildir. Özellikle de Türkçe tercümesi çok ağır olabilir.
Selamünaleyküm. Okuma yazma seviyeniz, okumaya ayıracağınız vakit gibi soruların cevabını bilmeden bir tavsiyede bulunmamız doğru olmaz. En temel tavsiye olarak Mahmut Toptaş Hoca efendinin Şifa Tefsirini okuyabilirsiniz.
Birgivî'nin et-Tarikat'ul-Muhammediye kitabını edinin ve defalarca okuyun. Size mükemmel bir ahlak kitabı olarak yeter o. İsim vererek müminlerin bölünmesine sebep olan tefrikacı kitaplardan uzak durun.
Selamünaleyküm. Sizin bilgi birikiminizi bilmeden kitap tavsiye etmemiz doğru olmaz. Tavsiyeyi sizi tanıyan birinden almanız daha doğru olur.
Tefsirin Arapça olanı pek güzeldir. Türkçe tercümesinin nasıl tercüme edildiğini bilmiyorum. Allah Teâlâ Kur'an'ımızı anlamaya hepimizi muvaffak kılsın.
Özellikle Arapça incelikler bakımından mühim bir tefsirdir. Bir medrese kitabı niteliğindedir. Yüzeysel bir Arapça bilgisi ile okunup anlaşılamayabilir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Öyle bir söz lanet okumak değil boş boğazlıktır. Boş boğazlık her zaman zararlıdır. İstiğfar edin yeterlidir.
Kâ'be fotoğrafının telefonda bulunmasında esasen bir sakınca yoktur. O ekranda iken mushafın bulunduğu bir elbise ile tuvalete girilmeyeceği gibi bir hüküm de esasen yoktur. Şu var ki, Kâ'be'ye tazim içimizdeki imanı yansıtır. Mümkün olduğu kadar onu bu şekilde hafife alma hissi uyandıracak işlerden kaçınmak ilkemiz olmalıdır.
Mehir miktarını tespitte kadın tam hak sahibidir. İstediğinin dışında kimse onu ikinci bir değere zorlayamaz. Erkeğin ise pazarlık etme hakkı vardır. Neticede pazarlık sonucu olarak nikâh akdi esnasında ne üzere anlaştı iseler geçerli olan odur. Daha sonra erkekten artırmasını veya erkeğin kadından indirmesini istemesi ise bir rica olabilir. Her iki taraf da diğerini akdin içinde zikredilenin dışında bir şeye zorlayamaz.
Allah'ın haram ettiği bir işi yapan insan Allah'a asi bir insandır. Allah'a isyan edilmesine karşı bütün mü'minler ikaz etme, eliyle, diliyle, en azından yüreği ile tepki göstermek zorundadırlar. Bu tepki türlerinden hangisine kudreti yeterse onu yapar. Allah Teâlâ kimseye kudretinin yetmeyeceği şeyi yüklemez. Göstereceğimiz tepkilerden biri de O HARAMI İŞLİYOR DURUMDA İKEN selam vermemektir. Alkol satan büfenin içinde iken o kişiye selam veremeyiz; o anda haram işlemektedir. Büfesinin dışında iken ise haram sahibi ama haram işleme mevkiinde olmayan biri olduğu için sosyal ilişki açısından selam verilmesinde sakınca olmaz.
Bu sorun oldukça yaygın olarak bu zamanda ortaya çıktı. Allah ümmetimizin akıbetini hayretsin. Biz veya başkası ne derse desin, bu durumdaki bir kızın durumu tam anlamı ile afettir. Bu afeti en hafif şekilde nasıl telafi edebileceğimize bakıyoruz. Zira bu durumdaki bir insanın çaresizlik hissetmesi daha beter sonuçlara sebep olabilir şeklinde bir endişe de vardır. Bir de Şeriat'ımız örtmeyi ve gizlemeyi esas almaktadır. Temel çıkış noktamız budur. Buna göre uygulamayı şu şekilde netleştirebiliriz: Bir kere böyle bir bayan, kiminle ya da hangi karakterde biri ile evleneceğini herhâlde düşünecektir. Titiz biri ile evlenmemeyi akıl etmesi gerekir. İkinci olarak da, bekâretini sorgulayan birine yalan söylemesi mümkün değildir. Söylemesi durumunda yalandan ötürü evliliği sıkıntıya girebilir. Samimi bir tevbe edip tevbesini koruyorsa yani Rabbi ile olan ilişkisini bari düzeltti ise geri kalan beşeri ilişkilerinde de muhtemel çareleri kullansın denebilir. Bütün bunlar elbette yaraya pansumandan başka bir şey değildir. Anlaşılıyor ki, böyle biri için adeta zehir çeşitlerinden bir zehir beğenmek gibi bir duruma çare üretmeye çalışıyoruz. Allah yardımcımız olsun.
Siz doğru satış yapıyor ve gerekli bilgiyi aktarıyorsanız ya da satış anında gerekli tanıtımı yapıyorsanız bu sizin sorumluluğunuz değildir.