İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Daha önce burada, 23 yaşında bir bayan arkadaşın sorusunu ve sizin ona verdiğiniz cevabı okudum; 16 yaşındayken sevgilisiyle ailesinden habersiz harama düşmemek adına dini nikâh kıyıp bunun sonucu olarak birlikte olduktan sonra ayrılan ve daha sonra tövbe etmiş ilimle uğraşan kardeşimiz evlilik teklifine gelenlere karşı ne yapması gerektiğini sormuş. Siz de evlilik tekliflerine evet demesini, geçmişini deşifre etmemesini ve bekâretiyle ilgili soru soranları da böyle bir soru sordukları için terk etmesini söylemişsiniz. Böyle bir durumda bu tövbe etmiş kardeşimiz bekâreti olmadığı ve geçmişini deşifre etmediği halde Müslüman bir erkekle evlenmesinde dinen bir sakınca yok mudur? Ayrıca, evlendiklerinde bekâretinin bulunmadığını kocası öğrenecek. Bu kadın evlenmeden önce kocasına böyle bir bilgiyi vermediği için suçlu olur mu? Kocası onu bekâretinin olmadığı gerekçesiyle boşamak istese bu isteğinde haksız olur mu?

Cevap

Bu sorun oldukça yaygın olarak bu zamanda ortaya çıktı. Allah ümmetimizin akıbetini hayretsin. Biz veya başkası ne derse desin, bu durumdaki bir kızın durumu tam anlamı ile afettir. Bu afeti en hafif şekilde nasıl telafi edebileceğimize bakıyoruz. Zira bu durumdaki bir insanın çaresizlik hissetmesi daha beter sonuçlara sebep olabilir şeklinde bir endişe de vardır. Bir de Şeriat'ımız örtmeyi ve gizlemeyi esas almaktadır. Temel çıkış noktamız budur. Buna göre uygulamayı şu şekilde netleştirebiliriz: Bir kere böyle bir bayan, kiminle ya da hangi karakterde biri ile evleneceğini herhâlde düşünecektir. Titiz biri ile evlenmemeyi akıl etmesi gerekir. İkinci olarak da, bekâretini sorgulayan birine yalan söylemesi mümkün değildir. Söylemesi durumunda yalandan ötürü evliliği sıkıntıya girebilir. Samimi bir tevbe edip tevbesini koruyorsa yani Rabbi ile olan ilişkisini bari düzeltti ise geri kalan beşeri ilişkilerinde de muhtemel çareleri kullansın denebilir. Bütün bunlar elbette yaraya pansumandan başka bir şey değildir. Anlaşılıyor ki, böyle biri için adeta zehir çeşitlerinden bir zehir beğenmek gibi bir duruma çare üretmeye çalışıyoruz. Allah yardımcımız olsun.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kıymetli kardeşim, sonunda evlilik düşünmediğin bir ilişki bir oyalanmadır ve kötü niyetlidir. Bunun caiz olmadığı gün gibi açıktır. Sonunda evlilik niyeti taşıdığın ilişkilerinin de ciddi bir şekilde sürmesi icap eder ki bu da aileleri devreye sokup görüşmenin kurallarını gözeterek, gerekli istişareleri istişareye ehil kişilerle yaparak ve bu süreci çok uzatmayarak olur. Allah'a kul olma gibi sorumluluğumuz olduğunu unutmadan bir yol yürümemiz gerekiyor. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.

Hocam çok kafası karışmış bir genç kardeşiniz olarak yazıyorum. Ben bu yaşıma ka
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Şunu kesinlikle bilmelisiniz: Bütün tuzaklar buna benzer tuzaklardır. Sevgi, aşk sözleri herkesin ağzından böyle çıkar. Ömür boyu olmak da büyük bir iddiadır ama onu da herkes kullanır. Bir iki yıllığına bekâretini feda edecek bir kız yoktur ki erkekler ona vaatte bulunsun! Size tavsiyem kesinlikle ebeveyninizin izni olmayan bir işi yapmamanızdır. Eğer evlilik sizin için farz durumuna geldiyse o zaman gidin her şeye rağmen evlenmek istediğinizi beyan edin. Hem hayatî değerde görüyorsunuz hem de risk almak istemiyorsunuz, bu nasıl anlaşılacak? Evlilik aleni olmalıdır. Kaçak başlayan işte bereket olmaz. Allah'a emanet olunuz.

Hocam yaklaşık 1.5-2 senedir birlikte olduğum bir kız arkadaşım var fakat farklı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Geçmişine tevbe eden birinin temiz kabul edilmesi dinimizin en temel kurallarından biridir, kimseyi geçmişi ile itham edemeyiz. Geçmişiniz zikretmek zorunda olduğunuz bir durum değildir. Hatta bunu alenen şu işi, şunu yaptım demeniz de hatadır. Madem tevbe ettiniz ve bu tevbenizde samimi iseniz kapatmalısınız. Erkeğin sorabileceği en tabii haklarından biri bekâret meselesidir. Zira o husustaki yanıltmanın bedeli çok ağır oluyor. Bunun dışında sorusu varsa veya sizin geçmişteki hatalarınız bunun dışında şeyler ise şöyle bir beyanda bulunmalı ama ayrıntıya girmemelisiniz: “Ben takvalı bir hayatta değildim.” İnsan geçmişini karıştırmamalı, karıştırılmasına da izin vermemelidir. Size önceki hayatınızı, kendisinden öncesini sorsa bile yalan söylemeyin ama anlatmayın da. Allah'ın kapamış olduğu konuları kimseye açmayın. Bu süreçte iletişim çok önemlidir. Ancak ilişkiniz kadar manevi huzurunuzu da koruyarak hareket etmelisiniz. Geçmişiniz hakkında muhabbet açılıyor ve siz bundan huzursuz oluyorsanız -anlattıklarınız veya anlatmadıklarınız dâhil- bir sınır çizerek artık geçmişi konuşmamak konusunda anlaşın. Net bir çizgi çizdiğinizde sizin de gönlünüz ferahlayacaktır. Yaptığınız hatalardan dolayı pişman olduğunuzu ve samimi bir şekilde tövbe ettiğinizi hatırlatın. Rabbim yar ve yardımcınız olsun. Allah’a emanet olun.

Hocam, geçmişte istemediğim, çok pişman olduğum yanlışlar yaptım. Bu hatalarım i
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bekâret gibi eşi özellikle ilgilendiren bir hususu, sorduğunda gizlemek doğru olmaz. Bunun haricindeki işlenen günahları ise zikretmemeyi aksine genel bir ifade ile “hatalı bir hayat yaşadım ama bekâretimde sıkıntı yok” türünden bir cevap vermeyi tavsiye ederiz. Özellikle de işlenen günahların tevbesini unutmayınız. Asıl olan Allah Teâlâ’ya ne deneceğidir. Tevbe ile ibadet ile biiznillah geçmiş kapanır.

Hocam ters ilişki yasamış genç bir kız evleneceği kişiye bunu anlatmak zorunda m
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evlenecek erkek/kadın birinin eş adayının geçmişini inceleme hakkı vardır. Bu incelemede iki ölçüye dikkat edilmelidir: a. Kendi seviyesinin çok üstünde hayali bir eş adayı arayışını getiren inceleme anlamı düşük bir iş olur. b. Allah Teâlâ’nın örttüklerini açmak ve teşhir etmek mü'mince bir iş değildir. Bunun ötesinde bir inceleme yapılmalı elbette ama bu inceleme mesela bekâret sorgulaması düzeyine gelmemelidir. Neden? Bu sorgulama o kadar uç bir noktayı karıştırmaktır ki, öyle bir sıkıntı ihtimali bulunan kapıda zaten mü'minin işi olmamalıdır. Mü'minler olarak birbirimizi bilecek bir konumda bulunmaya mecburuz. Kim nasıldır acaba sorunu yüzeysel olarak tahmin edebiliriz. Ve özellikle evlilikler bir referans üzerinden yapılmaktadır genelde. O referansların niteliği de bizim için önemli olmaktadır. Bir genç kıza ‘bekâretin var mı?’ sorusu yöneltildikten sonra cevap ne olursa olsun sorunlu ilişkiler dönemi de başlatılmış olabilir. Evet, bir afet dönemine girdik. Erkeği ile kızı ile iffetin itibarsızlaştırıldığı dönemde yaşıyoruz. Bu doğrudur ama mü'minler olarak birbirimize bu kadar ağır ve hakir bir soruyu sormayı yıpratıcı buluyorum. Bu uç noktanın haricindeki sorgulamalar yapılabilir. Öyle veya böyle gerçek bir tevbenin gücünü unutmayacağız elbette!

Selamünaleyküm hocam şuanda sizin “Bir Umut Bir Mektup” kitabınızı okuyorum. Sor
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Biyolojik olarak evlenmemenin sana zarar vermediği ve evli olmadığın için harama düşme tehliken yoksa evlenmek zorunda değilsin. İstersen evlenirsin istersen bekâr kalırsın. Bu şartlarda evlenmez ve bekâr olduğun için günaha bulaşmazsan vebalin olmaz. Yalnız şunu da bilmelisin: Kaderin sana ne hazırladığını bilmiyorsun. Kimse ile görüşmekten korkman gerekmez. Dik dur. Rabbine dayan. Kaderinde varsa evlenmeye hazır ol.

Hocam ben yirmi üç yaşında genç bir kızım. Ben çok küçük yaşta tecavüze uğradım

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Siz doğru satış yapıyor ve gerekli bilgiyi aktarıyorsanız ya da satış anında gerekli tanıtımı yapıyorsanız bu sizin sorumluluğunuz değildir.

Avrupa’da ailesinden ayrı, okuyan bir gencim. Her ne kadar ailemin durumu iyi ol
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evet, onları bir takvime bağlayarak yeniden tutmalısınız. Hepsini ayna zamanda tutmanız gerekmez, geniş bir takvime de yayabilirsiniz. Allah kabul etsin.

Ergenlikten itibaren ramazanda kazaya kalan oruçlarımı daha sonra hep tuttum fak
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aziz kardeşim, sizi bir gerçekle yüzleştirmekte fayda mülahaza ediyorum. O gerçek de şudur: Allah'a kul olmanın önündeki engelleri ya da imtihanları Siyonizm ve alkol gibi sınırlı şeylerle düşünürsek olacağı budur. Kul olmanın, imanın hakkını vermenin önünde alkolden daha uyuşturucu engeller vardır/olacaktır da. Alkol beyin uyuşması yapıyor, alkolden daha uyuşturucu ve etkisi beyne, kalbe aynı anda sirayet eden sıkıntılara hazır olmamız gerekiyor. Dikkat ediniz, bu saydığınız şeyler birinci derecede imanı etkileyen hususlardır. Birinci derecede iman etmiş olmak veya olmamak denebilecek şeyleri çok rahat yazabiliyorsunuz, sorabiliyorsunuz, irdeleyebiliyorsunuz. Bu nedenle de huzursuzsunuz. Huzursuzluğunuzun temel nedenini de siz abartıp büyütüyorsunuz. Sizin şahsınız açısından belki değil ama böyle bir sorgulamayı Allah'a iman eden birinin bu kadar rahat yapabilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Size iki soru sorayım, bu iki sorunun cevabından ikimiz de makul bir noktaya gelmeye çalışalım. Sorularımın birincisi: Ümmetimizin şu zamandaki hâlini nasıl değerlendiriyorsunuz? Müslümanca bir kenara insanca bir hayattan söz edebilir misiniz? Aklı başında her hangi bir insanın kabul edebileceği bir hayat var mıdır ortada? Sorularımın ikincisi: Bu gündeme getirdiğiniz konuların hangisi bir Müslümanın imanı, ibadeti, ahlâkı veya maddi kazancı ile alakalı düzeltme, ıslah etme bakımından direk gündeme gelebilecek bir konudur? Ya da bu ümmetin mevcut sorunları arasında bunların hangisi çözüm için gereklidir, hangisi hangi sorunun nedenidir? İnsaf sahibi biri görecektir ki, bunlarla meşgul olmak akılla izah edilebilecek bir nedene dayanmamaktadır. Meşgul olmaya mecbur olduğumuz nice meseleler arasında bunlara yer bulmak anlamsız değil mi? Aç birinin tırnak makası araması ne anlama gelirse bunlar da o anlama gelebilir. Bir başka husus da şudur: Öğrenmenin ve öğrendiklerinle amel etmenin bir öncelik ve önem sırası olmalı değil midir? Mesela namazın öncelikliği ile haccın öncelikliği aynı olabilir mi? Bu açıdan bakmaya çalışın; kaç numaralı mesele ile alakadar oluyorsunuz acaba? Nesiller ne durumda, siyaset ne durumda, ekonomi; faiz, haramlar, kumar ne durumda..? İffet ne durumda? Aziz kardeşim, yeniden bir gündem belirlemek zorundayız. Bu gündemi de ümmetimizin üzerinden hesapları olan düşmanlarımızın planlamasına izin veremeyiz. Bizden olduğu hâlde kişisel ihtiraslarını dinimizin konuları ile tatmine çalışanların planlamasına da izin veremeyiz. Mucize ve benzeri konular bizim imanımızın içindeki konulardır. Bunları biz bize konuşuruz elbette ama kâfirlerin konuşmasına izin veremeyiz, konuşurlarsa dinlemeyiz. Birilerinin -velev ki bizimle beraber namaz kılanlardan olsun- 'sonra ne olacak?' sorusuna ikna edici bir cevap vermedikçe de bunları konuşmasına izin veremeyiz. Konuşursa da onun hakkında dikkatli olmayı yeğleriz. Umarım bakışımızı izah edebilmişizdir. Allah'a emanet olunuz.

Peygamberlerimizin mucizesi olamayacağı, eğer onlar olağan üstü şeyler yaparsa o
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu soruyu baştaki tüyleri tıraş ederken de sormak gerekir. Diğer tüylerin temizliğinde de. Ben tıp öğrencisi değilim ama Sünnet olmanın benzeri belki on soru daha sorabilirim. Hiçbirine de 'kulluk gereği' dışında bir cevap veremem, verilemez de. Sadece şu cevabı verebiliriz: İlahi terbiye demek olan din terbiyesine giren insan ile o terbiye sisteminin dışında kalan insan belli olsun diye. Allah'a emanet ol.

Allah’ın insanı en mükemmel şekilde yarattığını bir tıp öğrencisi olarak yakında
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mehir miktarını tespitte kadın tam hak sahibidir. İstediğinin dışında kimse onu ikinci bir değere zorlayamaz. Erkeğin ise pazarlık etme hakkı vardır. Neticede pazarlık sonucu olarak nikâh akdi esnasında ne üzere anlaştı iseler geçerli olan odur. Daha sonra erkekten artırmasını veya erkeğin kadından indirmesini istemesi ise bir rica olabilir. Her iki taraf da diğerini akdin içinde zikredilenin dışında bir şeye zorlayamaz.

Hocam dini nikâh yapılırken erkeğin mehir konusunda bayanla, ödeyecek durumum yo
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kına ibadetle alakalı değildir. Sevip sevmemek de kişiseldir. Annenizi üzmeden sevmediğinizi söyleyebilirsiniz ama bir vesveseye de dönüştürmeyin.

Ben kınanın görünüşüne ya da kokusuna bir türlü ısınamıyorum, annem kendisine ya

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.