Fetva Meclisi
Soru
Hocam dini nikâh yapılırken erkeğin mehir konusunda bayanla, ödeyecek durumum yok deyip pazarlık yapma hakkı var mıdır? Hanımının rızası olmadığı halde kendi istediği mehiri zorla hanımına kabul ettiren erkek ne yapmalıdır? Hanımın nikâhtan sonra ilminin artması durumunda mehir miktarını arttırabilme hakkı var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Mehir, nikâhın gereklerindendir. Kız ne istiyorsa mehir odur. Azı veya çoğu yoktur. Yalnız erkeğin de pazarlık etmek hakkıdır. Pazarlık sonucu neye razı olurlarsa o muteberdir. Nikahtan önce konuşulması gerekir.
Bunun için belirli bir rakam yoktur. Eşinizle aynı hayatı yaşayacağınıza göre onun zorlanacağı bir şey sizin de zorlanmanız olacaktır. Mehir ise dinimizin bir emridir. Ortalama bir şey isteyebilirsiniz. Mesela yirmi gram altın veya benzeri bir şey ile başlayabilirsiniz. Bu hususta pazarlık yapmanız da caizdir. Peşin almanız gerekmez. Aranızda neye ittifak ederseniz o geçerlidir. Allah mübarek etsin.
Mehir kadının hakkıdır. Babasından aldığı bir harçlık, çalışıp aldığı maaş ne ise bu da odur ve sadece kadının hakkıdır. Kadın ne zaman nasıl isterse öyle kullanır. Eşi dâhil kimsenin mihre dokunma hakkı yoktur. Dilediği zaman dilediği gibi kullanır.
Mehir kadının hakkıdır. Kadın ne isterse onu alır. Erkek pazarlık eder, kabul ederse verir, etmezse kadın nikâhtan vaz geçebilir. Mehirin kadının hakkı olması şu demektir: Kadın o hakkından vaz geçebilir. Az veya çok ölçüsünü kendisi belirler. Kimsenin kadına karşıma hakkı yoktur. Aldığını daha sora eşine hibe eder, bu da onun bileceği bir iştir.
Onunla yatağa girdi iseniz, mehir onun tarafına geçmiş demektir; vermek zorundasınız. Konuşun, istemezse bir sakıncası yok sizde kalır. Ya da pazarlık edin, indirsin.
İki nikâh olmaz. Birincisi batıl ise o süreyi nasıl isimlendireceğiz? Bu gizlilikten ötürü tevbe etsinler. İkinci nikâh dediklerini de bir tazeleme şeklinde yapsınlar. Mehrin bu noktada önemi yoktur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Öyle bir söz lanet okumak değil boş boğazlıktır. Boş boğazlık her zaman zararlıdır. İstiğfar edin yeterlidir.
Herkesin kültür seviyesi, dil kabiliyeti farklıdır. Uzaktan bir seviye tespiti ile tefsir veya ilmi bir kitap tavsiye edilmemelidir.
Kâ'be fotoğrafının telefonda bulunmasında esasen bir sakınca yoktur. O ekranda iken mushafın bulunduğu bir elbise ile tuvalete girilmeyeceği gibi bir hüküm de esasen yoktur. Şu var ki, Kâ'be'ye tazim içimizdeki imanı yansıtır. Mümkün olduğu kadar onu bu şekilde hafife alma hissi uyandıracak işlerden kaçınmak ilkemiz olmalıdır.
Bu sorun oldukça yaygın olarak bu zamanda ortaya çıktı. Allah ümmetimizin akıbetini hayretsin. Biz veya başkası ne derse desin, bu durumdaki bir kızın durumu tam anlamı ile afettir. Bu afeti en hafif şekilde nasıl telafi edebileceğimize bakıyoruz. Zira bu durumdaki bir insanın çaresizlik hissetmesi daha beter sonuçlara sebep olabilir şeklinde bir endişe de vardır. Bir de Şeriat'ımız örtmeyi ve gizlemeyi esas almaktadır. Temel çıkış noktamız budur. Buna göre uygulamayı şu şekilde netleştirebiliriz: Bir kere böyle bir bayan, kiminle ya da hangi karakterde biri ile evleneceğini herhâlde düşünecektir. Titiz biri ile evlenmemeyi akıl etmesi gerekir. İkinci olarak da, bekâretini sorgulayan birine yalan söylemesi mümkün değildir. Söylemesi durumunda yalandan ötürü evliliği sıkıntıya girebilir. Samimi bir tevbe edip tevbesini koruyorsa yani Rabbi ile olan ilişkisini bari düzeltti ise geri kalan beşeri ilişkilerinde de muhtemel çareleri kullansın denebilir. Bütün bunlar elbette yaraya pansumandan başka bir şey değildir. Anlaşılıyor ki, böyle biri için adeta zehir çeşitlerinden bir zehir beğenmek gibi bir duruma çare üretmeye çalışıyoruz. Allah yardımcımız olsun.
Siz doğru satış yapıyor ve gerekli bilgiyi aktarıyorsanız ya da satış anında gerekli tanıtımı yapıyorsanız bu sizin sorumluluğunuz değildir.
Evet, onları bir takvime bağlayarak yeniden tutmalısınız. Hepsini ayna zamanda tutmanız gerekmez, geniş bir takvime de yayabilirsiniz. Allah kabul etsin.