Fetva Meclisi
Soru
A. markalı bir telefonum var telefonumun garanti süresi bitmek üzere garanti süresi bitmeden telefonumda herhangi bir arıza olursa bu telefonu A. değiştiriyor. Tuşunda bir arıza olursa, fiziksel bir arıza olursa, A. koşulsuz şartsız değiştiriyor. Benim size sormak istediğim soru ben bu telefonun herhangi bir tuşunu bozarsam veya bozdurursam bu telefonu A. değişecek sıfır telefon ile. Böyle bir durumda ben kendim bozduğum veya bozdurduğum için hakka girmiş olur muyum ?
Cevap
Benzer fetvalar
Mü'min imzaladığı protokole sadıktır. Bu protokolün Müslüman veya kâfirle yapılmış olması durumu değiştirmez. Sizin telefonla oynamış olmanızı servise açıklayın, kabul etmezlerse yapacak bir şeyiniz yoktur; onların dediği olacaktır. Mü'min elbette ince düşünür. Ama vesveseye varacak şekilde düşünmez. Allah'a emanet olun.
Araç sahibinin kâfir olması neticeyi değiştirmiyor. Sizin onu bulamayışınız bir mazerettir. Bulacak olsanız zararını ödemeye hazır olun yeter.
Böyle bir duaya gerek yoktur. Meseleyi aracınızın eski olması, bakımını iyi bir servise yaptırmamış olmanız gibi sebeplere bağlasanız daha iyi olur. Allah Teâlâ size afiyetler versin.
Mevcut arızayı gizleyerek satan birisinin yaptığı hatadır. Böyle bir satışı iptal edip parayı geri almak müşterinin hakkıdır. Arızanın masrafını alarak alışverişi sürdürmesi de mümkündür.
Yaptığınız iş, 1- İnsanların namaz ve benzeri ibadetlerini aksatmıyorsa, 2- Rızıklarından kısıp size vererek mağdur olmalarına sebep olmuyorsa, 3- Derslerini ve yükselmelerini engellemiyorsa, 4- Ebeveynlerine asi olmalarına neden olmuyorsa, 5- Zina ve kumar gibi haramlara alışmalarına vesile olmuyorsa, 6- Haramlardan bir harama kaymalarına neden olmuyorsa yapılmasında bir sakınca yoktur. Aksi oluyorsa kimseye sormanıza gerek yoktur; yanlışa yataklık yaptıkça helal kazanmış olmazsınız. Allah sizi ve bizi hatadan korusun.
Selamünaleyküm. Trafik sizi haklı buluyorsa zararınızı karşı taraftan almanız hakkınızdır.
aldatmak konusundaki diğer fetvalar
Bu noktadan sonra tamiri zor bir arıza üzerinde duruyorsunuz. Aile meclisinizi toplayın. Onların da istişaresini önemseyerek karar vereceğiniz bir iş yapın. Bu sözleri kullanan kadını daha fazla delirtmemenizi tavsiye ederiz size.
O kişi özellikle ismi verilmiş bir kişi zannederken siz kendinize kullanırsanız onu aldatmış olursunuz. Genel bir adres vererek alırsanız, onun da size vermesine engel bir durum da esasen yoksa alabilirsiniz. Ama yine de siz açıkça söylemeyi tercih edin.
Hadislerde geçen ‘bizden değildir’ ifadesi umumiyetle ‘bizim çizgimizde değildir, iyi mü'min değildir’ şeklinde anlaşılır. ‘Kâfirdir’ şeklinde anlaşılması için küfür ve benzeri kelimelerle ifade edilir bu tür hükümler.
Melekler herkesin ne yaptığını izliyor ve kaydediyor. Kimse yaptığını yanına kâr bırakamayacak. Siz iyi bir mümin olarak yaşamaya bakın. Allah size de yeter herkese de.
Kadim kitaplarımızda böyle bir soru ve cevabını bulamayacağımız bellidir. Ancak fıkhımızın genel kuralları ele alınarak böyle bir şakanın veya uygulamanın hükmünü tespit edebiliriz. Veya “şu noktalara dikkat edilirse caiz olabilir” diyebiliriz: Mü'min bir insanı aldatmak, mahcup etmek, maddi manevi zarara girmesine sebep olmak yasaktır. Erkek kadın karışmışlığı veya mahremiyeti ihlal edilemez bir çizgidir. Seviyesiz söz ve davranışlar mü'min için kabul edilebilir değildir. İbadeti ve zorunlu insani görevleri ihmal ettirecek işler için sakıncalı demek gerekir.
Allah size sabır versin. Annenizin hastalık sebebi ile yaptığı bir şeyi boşamanın dışında bir ceza ile cezalandırmak isabetli olmayabilir. Neticede hasta bir insandan söz ediyoruz. Babanızın da kendisinin ve sizin onurunuzu düşünmesi hakkıdır. Bu durumun ortasının bulunması için bir psikoloğu araya sokmanız yani ona danışmanız sizi rahatlatır zannederim.