Fetva Meclisi
Soru
‘Bizi aldatan bizden değildir’ hadisi dinden çıkmak gibi bir anlama gelir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Hadislerde geçen 'bizden değildir' ifadesi DİNİMİZE MENSUP DEĞİLDİR şeklinde anlaşılması için imandan çıkarıcı bir işe söylenmesi gerekmektedir. Genelde ise BİZİM AMELİMİZ ÜZERE DEĞİLDİR şeklinde anlaşılan, ikaz edici ifade olarak kullanılmıştır.
Selamünaleyküm. Bunun neden söylendiğine bağlıdır; 'ilmimiz yetmez, dilini bilmeyiz' tarzında ise bir sorun olmaz.
Hangi kibrin ve hangi imanın cennet ya da cehennem nedeni olabileceğini beşerden birileri olarak biz kararlaştıramayız. Elimizde kibir ve iman ölçebilecek bir cihaz yoktur. Bu tür kararlar Allah’a kalmıştır. Bize düşen o tür sıkıntılardan uzak durmayı becermek ve onun için gayret etmektir.
Müslüman'a kâfir demek ağır bir günahtır. Belki bu sözün sahibi küfre düşmüş olmaz ama büyük bir vebale gireceği ortadadır. Uzak durmak ve dikkat etmek zorundayız. Allah'a emanet olun.
Aleykümselam.Sözünü ettiğiniz hadisteki anlam anlaşıldığı gibidir. Gayet tehlikeli bir söz olarak mü'minin ikinci bir mü'mine kâfir yaftası vurmasının tehlikesini göstermektedir.
Küfür/kâfir bir tür ölüm demektir. İmanın ölmesi, cennet umudunun sıfır olması demektir. Bu kadar kolay kullanılıyor olmasının doğru olmayacağını bilmelisiniz.
aldatmak konusundaki diğer fetvalar
O kişi özellikle ismi verilmiş bir kişi zannederken siz kendinize kullanırsanız onu aldatmış olursunuz. Genel bir adres vererek alırsanız, onun da size vermesine engel bir durum da esasen yoksa alabilirsiniz. Ama yine de siz açıkça söylemeyi tercih edin.
Müminin gözü, sözü, eli, ayağı garantilidir. 'Allah' diyen hile yapmaz!
Bu noktadan sonra tamiri zor bir arıza üzerinde duruyorsunuz. Aile meclisinizi toplayın. Onların da istişaresini önemseyerek karar vereceğiniz bir iş yapın. Bu sözleri kullanan kadını daha fazla delirtmemenizi tavsiye ederiz size.
Allah Teâlâ size sabırlar ihsan etsin. Tam anlamı ile bir afet yaşamışsınız. İnşaallah bunlar sizin sevap hanenizde olur. Ne edin edin annenize düşmanlık olacak bir iş yapmayın. Onun ıslahı için çok dua edin. Babanızla arasına hakem olarak girmeyin. Ona kötülük yapmayın, iyilik yapmaya da gönlünüz elvermiyorsa kenarda durun. Bir gün size muhtaç olursa ya da Rabbine dönmeyi akıl ederse annenize sahip çıkın. Onu bir kazada ölmüş gibi kabul edin ama düşman listesine koymayın. Rahmeti kâinatı hadsiz hesapsız bir şekilde kuşatan Allah Azze ve Celle, annenizden bin kere daha beterlerine bile kapısını kapatmıyor. Onun zavallı kulları olarak biz de içimize sinmese dahi kimseye kapı kapatmamayı tercih etmemiz gerekir. Hele sizi doğuran bir kadın için bunu öncelikli olarak düşünmeye gayret edim. Tahmin edebiliyorum böyle bir şey sizin için çok zor olacaktır. Olsun varsın zor olsun, siz zor olan da olsa Rabbinizin rızasına daha yakın olanı yapmaya çalışın. Annenizi sık sık gündem yaparak kardeşler arasında birbirinize nefret aşısı yapmayın. Size sabırlar dilerim Rabbimden. Biiznillah bu sıkıntınız da sizin ecir hanenize yazılacaktır. Kalbinizi huzurlu tutun.
Melekler herkesin ne yaptığını izliyor ve kaydediyor. Kimse yaptığını yanına kâr bırakamayacak. Siz iyi bir mümin olarak yaşamaya bakın. Allah size de yeter herkese de.
Kadim kitaplarımızda böyle bir soru ve cevabını bulamayacağımız bellidir. Ancak fıkhımızın genel kuralları ele alınarak böyle bir şakanın veya uygulamanın hükmünü tespit edebiliriz. Veya “şu noktalara dikkat edilirse caiz olabilir” diyebiliriz: Mü'min bir insanı aldatmak, mahcup etmek, maddi manevi zarara girmesine sebep olmak yasaktır. Erkek kadın karışmışlığı veya mahremiyeti ihlal edilemez bir çizgidir. Seviyesiz söz ve davranışlar mü'min için kabul edilebilir değildir. İbadeti ve zorunlu insani görevleri ihmal ettirecek işler için sakıncalı demek gerekir.