İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

İnsanlara minnet duygumuzun sınırı ne kadar olmalı? Ben çok fazla minnettar olup çok teşekkürde bulunuyorum bazen. İyice dilenci duasına bağladın gibi tepkiler alıyorum. Bu sefer ezik ve değersiz hissediyorum kendimi. Nasıl bir duruş sergilemeliyim?

Cevap

Dinimiz denge dinidir; her şeyde bir denge olmalıdır. İyiliğe teşekkür etmemek yanlış olduğu gibi bir bardak su ikramına karşı ayaklara kapanmak da yanlıştır çünkü aşırılıktır. Sınırsız şükür, saygı sadece Allah’a karşı olur. Bu nedenle teşekkür ederken şunlara dikkat ediniz: - İyiliğe muhakkak teşekkür edin. Bunu iki kere yapmayın. • Dün teşekkür ettiğinizi bugün tekrarlamayın. Hedefiniz iyilik yapana çok teşekkür etmek yerine iyiliğini unutmamak olsun. • Bu durum, sizdeki psikolojik bir takıntıyı gösterebilir. Bir psikologla görüşmeniz faydalı olur zannederiz. Allah yardımcınız olsun.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kesinlikle olmalıdır. Sınırsız bir sevgi ve sınırsız bir düşmanlık pek çok yönden akidemizle ters düşer. Her şeyden önce sınırsız bir sevgi sadece Allah Teâlâ için olabilir. Mü’minler O’nu sonsuz bir sevgiyle severler. Beşer arasında da Peygamber aleyhisselamı, bir kul olarak hiç kimseyle kıyas edilmeyecek ölçülerle severiz. Arkadaş veya dost olarak benimsediklerimizi severken iki şeye dikkat ederiz. Birincisi: Sevdiğimizi Allah rızası için ve İslamî ölçülerle severiz ki, sevgimiz bizi insanî yönümüzle tatmin ederken Allah katında da ecir kazanmamıza vesile olsun. Sevdiğimizi Allah için sever ve bu hissimizi de ona bildiririz. İkincisi: Karşımızdakinin masum olmadığını, yanılıp bizi üzebileceğini kabulleniriz. Bir melekten beklenebilecekleri beklemeyiz ondan. Şüpheci bakışlarla onu incelememiz anlamına da gelmez bu tutumumuz. Bilakis dengede kalmayı, sevgiyi abartmamayı gerektirir. Dostlarımızın dostluk sınırlarını iyi belirlememiz bize menfaat olarak döner. Ticari veya mesleki bir dostluk, dini duygularla ilerleyebilir. Bir hac beraberliği dönüşte sıcak sahneler oluşturabilir. Bir seyahat arkadaşlığı iyi sonuçlar doğurabilir. Nedeni ne olursa olsun, oluşturduğumuz dostluklarımız bizi şu hususlarda gevşekliğe sevk etmemelidir: 1- Dostluğun etkisiyle hısımlık bağı kurulabilir. Ancak bu bağın kurulması için gerekli inceleme ve araştırmada gevşek davranılmamalıdır. Evlilik, bir yolculuktaki muhabbetin ötesinde derin ilişkiler getirecektir. Bunu takdir etmiş olmak gerekir. Yolculuğu paylaşmakla hayatı paylaşmak arasında büyük farklar vardır. 2- Aynı durum ticari ortaklıklar için de geçerlidir. Dostluğa rağmen, kuralına göre ticaret yapılmalıdır. 3- Mal alıp vermede, borç ilişkilerinde, dostluğu ve arkadaşlığı tek belge olarak görmek kesinlikle hatadır. Dostluğa rağmen ‘belge’ ve kurallar aranmalıdır. 4- Dostluk ve arkadaşlık, bütün sırlarda bir ağ üzerinde buluşmayı mubahlaştırmamalıdır. Özellikle ev ve aile mahremiyeti gerektiren meselelerde usulleri zorlamak yanlıştır. 5- Dostluk ve arkadaşlığın, ailenin diğer fertlerine de taşınmasını beklemek her zaman olumlu sonuç vermeyebilir. Fiziki ve sosyal şartlardaki beraberliğin mizaç uyuşması için yeterli olmayabileceğini takdir etmek durumundayız. Bedenlerin bir araya gelmesi kadar, kalplerin de sevişmesi şarttır. 6- Birbirlerini affetmeyi bilmeyenlerin dost olmalarının bir anlamı yoktur. Çünkü dostluk ve arkadaşlık, şeytanın sürekli fitne üretebileceği bir beraberliktir. Dostların birbirlerine en güzel ikramlarından biri, affedici olmalarıdır. Eğer affın kabullenilemeyeceği bir durum varsa, o zaman meseleyi düşmanlığa dönüştürmeden beraberliği bitirme yolu tercih edilebilir.

Arkadaşlığın veya dostluğun sınırı olmalı mıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Eşinizin yaptığı şey, Allah katında çok çirkin ve ağır bir vebaldir. Evli olduğu hâlde başka kadınlarla ilişkiler kurması hem zina günahına yaklaşma hem de emanete hıyanet demektir. Eşiniz ahirette bunun hesabını verecek. Ama siz onun kötülüğüyle değil kendi duruşunuzla değerlendirileceksiniz. O’nun vebali kendine, sizin sabrınız size sevap olur. Sürekli ihanet varsa, güven bitmişse ve huzur tamamen yok olmuşsa, kadın boşanmayı talep etme hakkına sahiptir. Ama siz çocuklarınız için, maddi sebeplerle ve belki de son bir umutla ayrılmayı göze alamıyorsanız… Bu da günah değildir. Çünkü sabırla sürdürmek de şahsî bir tercihtir. Lakin bu sabır, sizi tüketmemeli. Allah’a sığınmaya devam edin. Kendi değerinizi bilin. Eşinizin yaptığı sizin değersizliğinizin değil onun ahlâksızlığının göstergesidir. Kendinizi ihmal etmeyin. Zihinsel ve fiziksel yorgunluğunuzu azaltacak meşguliyetler edinin. Güvendiğiniz birkaç dost, kitap, ders halkası ya da hayırlı meşgalelerle iç direncinizi canlı tutun. Eşinizle açıkça konuşun. Yumuşak ama net bir şekilde bu durumun sizi nasıl çökerttiğini, affetmenin sınırına geldiğinizi, eğer tevbe ve değişim göstermeyecekse artık sabrın tükenmekte olduğunuzu ifade edin. Güvendiğiniz bir aile büyüğü veya bir hoca ile yüzleştirme yapmayı düşünün. Bazen üçüncü bir ses, kişiyi toparlayabilir. Son olarak şu şekilde dua edebilirsiniz: “Allah’ım! Kalbimi daraltan her şeyden Sana sığınırım. Gönlümde olanı ancak Sen bilirsin. Beni sabırla, ferasetle ve hayırla çıkar bu imtihandan. Eşimle aramızdaki kötülüğü hayra çevir ya da beni hayırla ayır. Kalbimi huzurla, bedenimi afiyetle, yolumu rahmetinle donat” Allah size kuvvet versin, hayrınıza olan neyse onu nasip etsin.

25 yıllık evliyim, sürekli aldatılıyorum. Allah’ıma sığındım, dua ediyorum. Boşa
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu bir hastalıktır. Tamamen kurtulmak mümkün olmasa da en asgariye indirmek mümkündür. Bunun için de şunları uygulayabilirsiniz: a- Bununla ilgili âyet ve hadisleri ders olarak hazmedin. Dinimiz bu tür hastalıklar için neler tavsiye ediyor onu bilin. b- Çevre seçici olun. Bu hususta zafiyeti olanları elemeye çalışın. c- Arkadaşlarınızla bu konuyu gündem yapın, çirkinliğini sık sık gündeme getirin. Neticede sizin bu konudaki hassasiyetinizi bilsinler; hem onlar sakınsın hem sizin tutumunuz gereği size saygı göstermek zorunda kalsınlar. d- Sürekli okuyan, yazan biri olmaya bakın. Bu şu demektir: Kendinizi kültürle dolu biri yapın. e- Zikir yapmayı ilke edinin. Zikir şudur: Boş kaldığınızda ezber bildiğiniz âyetleri okuyun. Sureleri tekrar edin. Tesbih yapın. Mesela, on defa ‘subhanellah’ deyin. f- Her şeye rağmen yine bataklığa düşerseniz istiğfar edin, tevbe edin. Tekrar etmemeye azmedin. g- …Ve dua etmeyi unutmayın. Her gün dua edin. Dua mü'minin silahıdır.

Günümüzde maalesef gıybetle çok karşı karşıya geliyoruz. Ben de bazen dedikodu y
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

“Saygı duyma” kavramına yüklenen anlama göre bu cevap da değişebilir. Eğer saygı duyma ile değerli bulma, takdir etme kastediliyorsa bu imanı götürecek bir sorun olabilir maazallah. Hayır, o kendi haline ben kendi halime anlamında bir saygı duyma yani onun varlığını kabul etme anlamında ise bunda bir sakınca olmaz. Kur'an'ımız bize bunu zaten öğütlemektedir. Kâfirûn suresinde “SİZİN DİNİNİZ SİZE BENİM DİNİM BANA” ölçüsü konmuştur.

Hocam, Hristiyan’a, Yahudi’ye ve diğer inanç mensuplarına saygı göstermek gereki
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

1- Niyet işin aslıdır; neye niyet ederseniz onun ekseninde dönersiniz? Allah’ın rızasını samimi bir şekilde niyet ederseniz ekseniniz o olur, akıbetiniz de onun rızası olur. 2- Merhamet ve adaleti esas alın. 3- Yardımlaşmanız “iyilikte ve takvada” olmalıdır. Bu ilkeye ters düşen yerde bulunmayın. 4- İstişareye sadakat ilkeniz olsun. 5- Mü'min başkasını kendine tercih eden insandır prensibi her zaman gözünüzün önünde olsun. 6- İnsan, dini ve etniği ne olursa olsun insan olarak saygındır. Bunu unutmayın. 7- Fırsatları kullanma ve dağıtmada adaletten kopmayın. 8- Yaptığınız işin en iyisini yapmaya çalışın. Gözünüz “en iyi” de olsun. 9- Hangi işi yaparsanız yapın, o işi yaparken dininizin neresinde olduğunuzu sorgulayın. 10 -Kendi kendinizi denetlemeyi yeterli görmeyin. Dışınızdan birileri zaman zaman sizi denetlesin. Uyarılara da kulak verin.

Yöremiz insanı arasında yardımlaşma üzerine bir oluşuma girişeceğiz. Çalışmamızı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kıymetli kardeşim, çevremizden gördüğümüz muamele genelde yüzde yetmiş oranında bizim nasıl tavırlar ve alışkanlıklar içinde olduğumuzla, iletişim şeklimizin nasıllığı ile alakalıdır. Sizi ezen insanlara karşı edebinizi ve yerinizi koruyarak, saygı sınırları içinde itiraz edin. Hiçbir eziklemeyi kabul etmediğinizi onlara belirtin. Bu konuda ısrar eden kişilerle iletişimi azaltın, görüşülmesi farz olan kişilerden değilse ve ısrar ediyorsa gerekirse görüşmelerinizi bitirin. İnsanların içinde siz de asla kendinizle dalga geçmeyin. Fazla övmeye kaçmadan kendinize saygı duyan ve saygı duyulmasını isteyen biri olduğunuzu belli edin. Psikoloğunuzdan bir fayda göremediyseniz psikoloğunuzu değiştirmeyi düşünün. Hayatınızda gereken değişiklikleri yaptıktan sonra inşaallah göreceksiniz ki sorunlarınız da hafifleyecektir. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.

Hocam ben genç bir kızım. Çocukluğumdan beri herkes tarafından dışlanıyorum ve s

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.