Fetva Meclisi
Soru
Arkadaşlığın veya dostluğun sınırı olmalı mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah Teâlâ yaptıklarımızı rızasına uygun yapmayı hepimize kolay kılsın. Kardeşliğiniz pek mübarek bir iş, kıymetini biliniz. Yalnız özellikle temas ve duygusallık şeytan için iyi bir malzeme olabilir. Kaş yaparken göz çıkarmak denebilecek bir risktir bu. İki şeyden uzak durmanızı tavsiye ederiz size: Temas ve duygusallık. Gerçekçi olmanız gerekiyor. Allah Teâlâ kolay etsin.
Müslüman bir erkek ya da hanım bulunduğu her yerde dinine göre yaşaması gerektiğini bilir. Arkadaşlık ya da dostluk ortamları da buna dâhildir. Beraberinde samimiyet ve rahatlık getiren yatılı olma durumunda ise buna daha çok dikkat edilmelidir. Çünkü insan, resmiyet kalktıkça gevşeyen ve ayarları kaçan bir varlıktır. Bu sebeple yatılı ortamlarda Müslümanca yaşamak için belli başlı hatırlatmalar yapmamızda fayda olacaktır: Herkes misafir olduğu bir yerde bulunduğu bilinci ile hareket etmelidir. Her an o mekândan ayrılacakmış gibi hazır, hep orada kalacakmış gibi olgun olmalıdır. Bu ikisi arasında dengede kalmalıdır. İkinci bir insanın olduğu her yerde kul hakkı söz konusu olacağı için ibadetten önce ahlak prensibi gözetilmelidir. Namaz kılarken ya da Kur’an tilavet ederken bile başkasının hukuku düşünülmelidir. İnsana saygı göstermek, kimseyi rahatsız etmemek kendi menfaatimizden önce gelmelidir. Mahremiyet konusu yatılı ortamların en hassas noktalarındandır. İnsanların özeline vakıf olmamaya gayret etmek, kazara gizli anlara tanık olunduğunda bunu saklamak hatta unutmak, Müslümanlığın gereğidir. Beden teşhiri ve avretin açılması gibi mevzularda gereken ihtimam gösterilmelidir. Ne kadar yakın ve samimi olunsa da şeytanın buradan beslendiği unutulmamalıdır. Abartılı sevgi ya da sınırsız nefret aşırılıktır. Kimse ile ebedi dost ya da düşman olunmamalıdır. Bir gün işin terse döneceği ihtimali hep akılda tutulmalıdır. Arkadaşlar arasında elbette farklı seviyelerde muhabbet oluşur. Herkes aynı olamaz şüphesiz. Fakat beraber yaşanan mekânlarda çevremizdeki her bir kardeşimizle iyi geçinmeye çalışılmalıdır. En azından kötü olmamaya gayret edilmelidir. Zira imanımız, geçinir ve geçinilir olmayı karakter haline getirmeyi öğretir. Bulunulan ortamda kurum yetkilisi isimler varsa onlara karşı tutumlarımız da yine mümin şahsiyetimizi gösterir. Üst pozisyondaki kişilere gerekli saygıyı göstermek ve kurallara uymak da yine kimliğimizle ilgilidir. Bir yerde yatılı olarak kaldığımız müddetçe arkadaşlarımıza örnek bir kişilik olarak kendimizi gösterme mecburiyetimiz de vardır. Çünkü İslam’ın mensubu olarak önce bizde İslam görülmelidir. Zamanla benimsenmiş halimizle o ortamda yapılan hatalara karşı söz söyleme ve yanlışı düzeltme gücümüzün de oluşacağını bilmek gerekir. Sonuç olarak kardeşlerimizi güzel bir dille uyarma ve onlara doğruyu öğretme vazifemiz olduğu da ortaya çıkacaktır. Tabi ki bunu bir öğretmen sıfatıyla değil, aynı seviyedeki kardeş pozisyonu ile yapmak gerekecektir. Bir süre sonra ayrıldığımız yatılı ortamlarda, adımızın kalacağı, kendimizden güzel hatıralarla bahsedileceği kaliteli bir mümin olarak anılmak hedefimiz olmalıdır. Rabbimizden tüm kardeşlerimiz için, mahşer günü sadece takvalı insanların dostluğunun işe yarayacağı şuuruyla arkadaşlık kurabilmeyi niyaz ederiz. Allah’a emanet olun.
Müslümanca yaşama hassasiyetinizi korumaya yardımcı olabilecek arkadaşlar tercih etmenizi tavsiye ederim. Ahlak sorunu yaşayan bir arkadaşınızdan bir süre sonra etkilenmeyeceğinizin garantisini veremezsiniz. Küsmeyin ama mesafenizi doğru ayarlayın. Kendinize güzel bir arkadaş çevresi oluşturmaya çalışın. Çok arkadaşınız değil kaliteli az arkadaşınız olsun. Yaptığınız arkadaşlıklar sizi yormasın ve yıpratmasın. https://fetvameclisi.com/fetva/gunahkar-arkadaslarimla-irtibatimi-kesmeli-miyim https://fetvameclisi.com/fetva/islami-hassasiyetlerimi-koruyabilmek-icin-insanlardan-uzak-durmam-dogru-mudur https://fetvameclisi.com/fetva/iman-ve-ahlak-sikintisi-olan-kisilerle-arkadaslik-yapilabilir-mi https://fetvameclisi.com/fetva/kisi-arkadasinin-dini-uzeredir-hadisini-nasil-anlamaliyiz
Aleykümselam. Harama düşmemek şartı ile bekleyebilirsiniz ama size tavsiyemiz şudur: Hiçbir insan uğruna ömür feda edilecek nitelikte değildir. Siz kendi özel hayatınızı kendinize göre şekillendirmelisiniz. Abartmamaya çalışın. Filmlerdeki aşk hikâyelerini hayatın gerçeği gibi görmemek gerekir. Hayatını kullukla dolduramayan insanların öyle takıntıları olabilir. Biz mü'miniz, mü'minin hayatı dolu doludur. Sabredin ama değen bir şey için sabredin. Tehlike hissederseniz kendinizi güvene alın.
Biz bütün insanları insan olarak kardeşimiz biliriz. İyilik eder iyilik bekleriz. Zarar vermez zarar da görmemeye çalışırız. İnsanların içinden mü'min olanlarla iman kardeşliğimiz vardır. Birbirimizi sever sayarız, iyilik eder iyilik bekleriz. Hayırda yarışırız. İnsanların içinden mü'min olanları özele ayırdığımız gibi mü'minlerin içinden de akrabalık bağımız bulunanları daha özele alırız. Onlarla daha yakın ve daha köklü ilişkiler içinde olmaya çalışırız. Bir sebeple bir arada bulunmamız, karşılıklı sevgi ve saygıyı oluşturamaz isek bu sefer MESAFELİ VE SEVİYELİ bir ilişki içinde oluruz. Kötülük etmez, kötülük yapılmasına izin vermeyiz. Sabrederiz. Sabrımızın karşılığını da Allah’tan bekleriz. Bu MESAFELİ ve SEVİYELİ ilişkiyi sürdürmeyi de zorunlu görürüz. Bu noktadan daha aşağısı yoktur. Bu noktada olmanın da vebali yoktur.
Allah Teâlâ hepimizi şeriatı üzere kalabilen kullarından kılsın. Âmîn. Özellikle kadınlar arasında “Mü'min Ahlakı” çizgisi üzerinde kalınarak sürdürülebilen muhabbet ortamlarını gayet değerli ve önemli buluyoruz. Zira insanın arkadaş ve sohbet ihtiyacı fıtrîdir. Tabii ve helal yollarla giderilemeyen bu ihtiyaç günümüzde olduğu gibi insandan olmayan metal parçaları ile ve yapay arkadaşlarla giderilmek durumu ile karşılaşılmaktadır. İnsandan daha değerli ve samimi telefonların ve teknik cihazların bulunduğu zannedilmesi böyle bir sıkıntıyı göstermektedir. Belli kurallara dikkat edilerek sürdürülebilecek muhabbet ortamları sadece çocukların ihtiyaçlarını karşılama veya vakit geçirme ile de sınırlı kalmayacaktır. Belki iddialı bir söz gelecektir size ama iyi biliniz ki sürdürülebilmesi durumunda sağlığımıza ve aile içi muhabbetimize bile olumlu etkisi muhakkak vardır. Ana hatları ile böyle bir beraberlik için şu kurallara dikkat edilmesini tavsiye ederiz: Mü'minin hayatında boş ve karşılıksız bir iş yoktur, olamaz da. Her yaptığı işin muhakkak Allah katında bir karşılığı vardır. O iş sonunda sevap ve azap olarak onu bulacaktır. Böyle iman ediyoruz. Yaptığımız spora veya aile için neşelenmelere varıncaya kadar her işimiz bu kurala dâhildir. Bu nedenle kadın kardeşlerimiz aralarında oluşturacakları muhabbet ortamlarını kesinlikle Allah İÇİN YAPTIKLARI İŞ olarak göreceklerdir. Evet, söz konusu oturumumuz bir Kur'an tilaveti değildir ama mü'min olma ilkelerimizle çevrelenmiş bir iştir biiznillah. Böyle göreceksiniz ki neticesinde sevap kazanın. Ana prensibimiz şudur: Mü'min mü'min ile oturur kalkar. Mü'min olmayanla ise sınırları daraltılmış ve etkilenme riskine karşı tedbir alınmış bir ortamda oturulmalıdır. Mü'min olmayanla oturulmaz demeyiz ama mü'min ile oturulur gibi oturulmaz da deriz. Mü'min olduğu hâlde imanını ötelemiş yani haram işlemekten çekinmeyen insanlarla da oturuşumuz bu çizgi içinde olmalıdır. ZARURİ VE SINIRLI BİR OTURUM! Hiçbir beraberliğimiz: 1- Haram işlenebilen bir oturum olamaz. 2- Annelik ve eşlik görevimizi ihmal etmeye yönelik bir oturum olamaz. 3- İbadetleri ihmal etme nedeni olan bir oturum bizim oturumumuz değildir. 4- Kul hakkına girmemize neden olabilecek bir oturum yapamayız. 5- Asla zaman israfı yapamayız. Evli kadınların eşlerinin üzerlerindeki haklarını yok sayarak bir iş yapmaları dinimizin uyardığı hatalardan biridir. Evinde veya evinin dışında böyle bir toplantıya eşinin olurunu almadan mü'min bir kadın katılmamalıdır. Böyle bir toplantı sebebiyle eşi ile huzuru dağılan bir kadın vebal altında kalır. Kadın ve erkek toplantılarının en riskli noktası hele bu zamanda gıybettir. Gıybete asla aralık bırakmadığınız bir toplantıyı sürdürün. Bir iki kere gıybet, dedikodu, iftira ve özel hayata dalma gibi arıza hissederseniz uyarın, uyarınız işe yaramazsa katılmayın. Aileye özel ve kadına mahrem konular o toplantının hiçbir şekilde konusu olmamalıdır. Yatak odası konusu olabilecek bir konu açıldığında anında susturmalısınız, susturamazsanız toplantıyı terk etmelisiniz. Tarikat, siyaset, özel faaliyet kimsenin kimseyi yönlendirmediği başlıklar olmalıdır. Yönlendirme olursa terk etmelisiniz. Kadınların birbirlerinden etkilenmede hassas oldukları unutulmamalıdır. Birbirini kışkırtma gibi bir durum uyarı konusu olmalıdır. Çocuk eğitimi, aile düzeni gibi konularda kültür aktarımı faydalı bir iş olarak görülmelidir. Mümkünse her toplantı birkaç âyet okunarak başlamalı ve bir hadis şerhi ile beraber kısaca okunmalıdır ki bereket olsun. Vakit hassasiyeti önemlidir. Şu kadar saat için toplanıyoruz diye bilinmeli ve o saat limiti aşılmamalıdır. Toplantı bittiğinde şu dua okunmalıdır: سُبْحَانَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ ، أَشْهَدُ أَنْ لا إِلَهَ إِلا أَنْتَ ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ
arkadaşlık konusundaki diğer fetvalar
Müslüman insanın Müslüman olmayan bir arkadaşı olabilir. Onunla imanını ve amelini etkileyecek bir ilişki içinde olmaz. Etkilendiğini hissettiğinde de mesafe koyar.
Onunla arkadaşlıkta sakınca olmayabilir ama sizin ümmetin liderlerini ezdirecek kimlik sahibi olmanızda sizin açınızdan üzücü sakıncalar olabilir.
Haram bir iş yapanın yaptığı haramı teşvik etmemiz, tebrik etmemiz asla olamaz. Haram işledi diye de insanlarla bağımızı tamamen koparamayız. Böyle bir karar sıfır insanlı bir dünya denecek kadar yalnızlaştırabilir bizi. Ortasını bulmaya mecburuz. Etkilenmeden, hakkı söyleyerek komşuluk ilişkimizi, sosyal bağlarımızı sürdürürüz.
Selamünaleyküm. Eğer eşiniz girdi ve size yalan söylüyorsa sizin talakınız gerçekleşmiş olur. Girmediğine güveniyorsa mesele yoktur. Konu onun imanına dayanmış kalmıştır.
Şöyle sorabilirsin bu soruyu: Bir insan yanmamak şartı ile ateşle oynayabilir mi?
Bir insan Şii’dir diye ona kâfir muamelesi yapamayız. Aynı zamanda ezanımızı beğenmeyenlere karşı rahat ve gevşek de olamayız. Bu iki çizgi arasında bir denge tutturmaya çalışınız.