Diyanet Fetva Kurulu
Soru
Teyemmüm nedir, nasıl yapılır, teyemmümü bozan şeyler nelerdir?
Cevap
Benzer fetvalar
Teyemmüm, bazı durumlarda abdest ve gusül yerine geçen istisnai bir uygulama olup ancak belli bir mazeretin bulunması hâlinde yapılabilir. Abdest ve gusül için su bulunmaz veya bulunur da kullanma imkânı olmazsa her ikisi yerine geçmek üzere teyemmüm yapılır. Teyemmümün su bulunmadığında yapılabileceği âyet-i kerîmelerde açıkça belirtilmiştir. (en-Nisâ, 4/43; el-Mâide, 5/6) Teyemmümle ilgili hadisler de su bulunamadığında teyemmümün yapılabileceği yönündeki Kur’ân hükmünü teyit etmektedir. Nitekim bir kenara çekilip duran, cemaatle namaza iştirak etmeyen birini gören Resûlullah (s.a.s.), “Ey falan! Neden cemaate iştirak etmiyorsun?” diye sorduğunda adam, “Ey Allah’ın Resulü, cünüp oldum; su da yok” deyince Peygamber (s.a.s.), “Toprağı kullan, o sana yeterlidir.” buyurdular. (Buhârî, Teyemmüm, 9 [348]; Müslim, Mesâcid, 312 [682]) Teyemmüm şu hâllerde yapılır: a) Abdest veya gusle yetecek miktarda su bulunamaması, b) Su bulunduğu hâlde, suya ulaşma imkânının olmaması, c) Su bulunduğu hâlde, havanın çok soğuk oluşu, banyo yapacak yerin bulunmayışı gibi engellerle suyu kullanma imkânının bulunmaması, d) Sağlık açısından suyun kullanılmasının sakıncalı olması, e) Yıkandığı veya abdest azalarını yıkadığı takdirde hastalanması, hastalığının artması veya iyileşme süresinin uzaması, f) Vücudun veya abdest organlarının yarısından fazlasının yara, yanık vb. sebeplerle yıkanamaması. Uzuvlarının yarısından azında yara olan bir kimse ise sağlam olan organlarını yıkar, yaralı olanları mesh eder. Konu ile ilgili bir rivâyette ifade edildiğine göre, cünüp olan yaralı bir kişiye gusletmesi söylenmiş, o da yıkanmış ve bu sebeple ölmüştür. Haber Resûlullah’a (s.a.s.) ulaşınca, “Onu öldürmüşler! …Hâlbuki ona, teyemmüm yeterliydi.” (Ebû Dâvûd, Tahâret, 122 [336]) buyurmuştur.
Abdest, bazı ibadetleri yapabilmek için dirseklerle beraber el ve kolların, yüzün ve aşık kemikleri ile beraber ayakların yıkanması ve başın mesh edilmesinden ibaret hususi bir temizliktir. Abdestle ilgili olarak Kur’ân-ı Kerîm’de, “Ey iman edenler! Namaza kalktığınızda yüzlerinizi, dirseklere kadar kollarınızı yıkayın, başınızı mesh edin ve aşık kemikleri ile beraber ayaklarınızı yıkayın… Eğer su bulamazsanız temiz toprakla teyemmüm edin.” (el-Mâide, 5/6) buyrulur. Hz. Peygamber (s.a.s.), abdestin nasıl alınacağını Müslümanlara fiilî olarak gösterdiği gibi (İbn Mâce, Tahâret, 47 [419]; Merğînânî, el-Hidâye, 1/16) abdestsiz olarak kılınacak hiçbir namazın Allah (c.c.) katında kabul olunmayacağını da ifade etmiştir. (Buhârî, Vudû’, 2 [135]; Müslim, Tahâret, 2 [225]; İbn Mâce, Tahâret, 47 [419]) Farzları, sünnetleri ve adabına riâyet edilerek abdest şöyle alınır: Niyet edilir ve besmele çekilir. Önce eller bileklere kadar ve parmak araları da hilallenerek/ovuşturularak üç defa yıkanır. Abdest azalarında suyun temasına engel maddeler varsa imkân ölçüsünde temizlenir. Parmaktaki yüzük oynatılır. Sağ el ile üç defa ağza su verilerek ağız temizliği sağlanır. Aynı şekilde üç defa burna su verilerek burun temizlenir. Ardından yüz üç kere yıkanır. Sonra dirsekle birlikte sağ kol üç defa ve aynı şekilde sol kol üç defa yıkanır. Sağ el ıslatılarak avuç ve parmakların içiyle başın dörtte biri veya tamamı bir defa mesh edilir. Eller tekrar ıslatılarak başparmakla kulağın dışı, şehadet parmağı veya serçe parmakla içi mesh edildikten sonra her iki elin arkasıyla boyun mesh edilir. Önce sağ, sonra sol ayak, parmak uçlarından başlanarak topuk ve aşık kemikleri de dâhil olmak üzere yıkanır. Suyun parmak aralarına ulaşmasına özen gösterilir. (Buhârî, Vudû’, 22-24 [157-159]; Müslim, Tahâret, 3-6 [226-227]; Kâsânî, Bedâ’i, 1/23-25; İbn Cüzey, el-Kavânîn, 19-21)
Geçmiş olsun, Allah Teâlâ afiyetinizi ihsan buyursun. Abdest için YIKAMAK şarttır. Islak bezle silmek yeterli olmaz. Hareket zorluğu sebebi ile o kendisi yıkayamayacak veya siz de yıkayamayacak iseniz teyemmüm yaptırın. Teyemmüm şöyledir: Niyet edin. Bir toprak parçasına (avuç içi kadar olması yeterlidir) iki elini sürsün. Sonra da yüzünü mesh etsin. Tekrar ellerini o parçaya sürsün ve sol eli ile sağ kolunu, sağ eli ile de sol kolunu mesh etsin. (Abdestte yıkanan yerler yeterlidir.) Böylece abdestin yerine teyemmüm almış oluruz. Normal abdest ne ise bu da odur. Bunu kendisi yapamıyorsa siz yapmasına yardım edin. Hiçbir eksiklik olmadan ibadetine devam edebilir böylece.
Allah Teâlâ afiyetini iade buyursun. Âmin. Abdestin olmadığı yerde teyemmüm uygulanır. Teyemmüm bir kiremite ellerin iki kere temas ettirilmesi ve yüze, kollara mesh edilmesi şeklindedir. O da yapılamıyorsa mesela kolları alçıda veya elleri cihaza bağlı gibi bir durum varsa yine namaz kılar. Teyemmüm yapmadan ima ile namazını kılar. Her halükârda ima ile yani başını hareket ettirerek en azından farzları kılar. Böylece namaz farizası de üzerinden düşer.
Allah Teâlâ babanıza afiyetler ihsan etsin. Âmîn. Babanız Şafii mezhebi üzere ibadet ettiğine göre şöyle yapacak: Doktorun su temas ettirmesin dediği yerleri yıkamayın. Diğer abdest organlarını yıkayın. O yıkanmayan yerleri ıslak elle mesh edin. Mesh etmek de rutubetlendirdiği için zarar veriyorsa onu da yapmayın. Orası kalsın. Abdest bittikten sonra teyemmüm edin. Teyemmüm için avuç içi kadar küçük bir tuğla parçası yeterlidir. Öyle bir tuğla parçasını yıkayıp eve alın. Elini ona değdirerek teyemmüm yapabilir. Geçmiş olsun, Allah kabul buyursun.
Allah Teâlâ niyetinizi kabul buyursun. Size büyük ecirler kazanmayı nasip etsin. Bulunduğunuz ortamda abdest ve namaz konusunda muafiyetiniz olmaz. Bazı kolaylıklar olur. Onları da şöyle özetleyebiliriz: a- Abdest almanız aşırı soğuk veya başka bir sebeple imkânsız olursa teyemmüm edin. Teyemmüm şudur: Temiz bir toprağa/toprak saksıya/toprak ürünü bir yüzeye iki elinizi temas ettirin. Ellerinizi yüzünüze abdestte yıkıyor gibi sürün. Tekrar aynı yere iki elinizi temas ettirin. Sol elinizle sağ kolunuzu yıkıyor gibi sıvazlayın. Sağ elinizle de sol kolunuzu yıkıyor gibi sıvazlayın. Teyemmüm budur. Abdest almış gibi sayılırsınız. Abdestiniz bozulunca bir daha teyemmümünüz bozulacak. Gusül gerekli olursa abdestteki durum onun için de geçerlidir. Aynı teyemmümü suyu kullanamama halinde gusül için de yaparsınız. b- Namaz kılmada vakit veya yer problemi, hasta yoğunluğu gibi durumlar olursa sadece farzları kılın. c- Yoğunluk durumunuza, sıkışıklığa ve acil destek gerekliliği gibi durumlarda öğlen ile ikindiyi ve akşam ile yatsıyı birleştirerek kılabilirsiniz. Bunu şöyle yaparsınız: Öğlen vaktinde sıkışık olursanız ikindi ile birleştirmeye niyet edersiniz ve akşam olmadan ikişer rekât olarak öğlen ve ikindiyi kılarsınız. Vaktiniz müsait ise ikindiyi, öğleni kılarken de kılabilirsiniz. Zaten seferi olduğunuz için ikişer rekât kılacaksınız. Aynı şeyi akşam ve yatsı için aynı şekilde yapabilirsiniz. d- Hastalarla ilgilenirken hatta istirahat ederken bile ibadet hâlinde olduğunuzu bilin. Belki ömrünüz boyu bir daha size nasip olmayacak kadar büyük bir ibadet içinde olacaksınız. Allah yardımcınız olsun. İşinize kolaylık versin. Âmîn.
TEMİZLİK (TAHARET) konusundaki diğer fetvalar
Kişinin dinen sorumlu olması için aklî melekelerinin yerinde olması ve ergenlik çağına ulaşmış olması şarttır. Bu iki niteliği taşıyan herkes, dinen sorumlu kabul edilir. Aklî dengesi yerinde olmayanlar, bu niteliğe sahip olmadıkları için gusül, abdest, namaz vb. dinî vecibelerle yükümlü değillerdir. (Ebû Dâvûd, Hudûd, 16 [4403]; Tirmizî, Hudûd, 1 [1423]; Abdülazîz el-Buhârî, Keşfü’l-esrâr, 4/371-373)
Yıkanmak için su bulamayan veya soğukta gusül abdesti aldığı takdirde hastalanacağı kanaatinde olan ya da gusül abdesti alabileceği uygun bir yer bulamayan cünüp kimse, teyemmüm ederek namazını kılar. Çünkü bu noktada zaruret oluşmuştur. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/27; Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/20)
Vesvese, çeşitli sebeplerle insanın yaşadığı kararsızlık, şüphe ve kuruntu hâlidir. Bu, çoğu kere abdest ve guslün alınıp alınmadığı, tam olup olmadığı ya da bozulup bozulmadığı şüphesi şeklinde ortaya çıkmaktadır. Gusül veya abdest alan kişinin vesvese sebebi ile gusül ve abdestini tekrarlaması gerekmez. Hatta kişi bu tür vesveselere itibar etmemeli (İbn Mâce, Tahâret, 48 [421]), içine doğan şüphe ve tereddüt hâllerinin asılsız olduğunu kendine telkin etmeli, ihtiyaç duyulması hâlinde psikolojik tedaviye yönelmeli; ayrıca manevî destek olarak Felak ve Nâs sûrelerini, anlamlarını da düşünerek okuyup bu hâlden kurtulmak için Allah’a dua etmelidir.
Bir yerde hapsedilen ve abdest alacak su veya teyemmüm yapacak temiz toprak cinsinden bir şey bulamayan kişi, Hanefîlerde tercih edilen görüşe göre vakte hürmeten namaz kılanların hareketlerini yapar, çıktığında da namazlarını kaza eder. (Kâsânî, Bedâ’i, 1/50; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/80) Şâfiî mezhebinde sahih kabul edilen görüş de bu şekildedir. (Nevevî, el-Mecmû‘, 2/323) Hanbelîlere göre ise bu hâldeyken namaz kılınabileceğinden daha sonra kaza edilmesi gibi bir durum söz konusu olmaz. (İbn Kudâme, el-Muğnî, 1/184)
Cünüp olan bir kimse, namaz kılmak ve Kur’ân okumak gibi ibadetleri ve taatleri yerine getiremez. Dolayısıyla, ibadetlerini yapmaya engel olan bu durumdan ilk fırsatta guslederek kurtulmaya çalışmalıdır. Ancak gusletmesi gereken bir kimse ihtiyaç hâlinde, herhangi bir namazın geçmesine sebebiyet vermemek kaydıyla, avret mahallinin temizliğini yaptıktan sonra abdest alarak ya da sadece el ve ağzını yıkayarak uyuyabilir, yiyip içebilir ve başka işlerle meşgul olabilir. (Buhârî, Gusül, 27 [288]; Müslim, Hayız, 21-24 [305-306]) Çünkü cünüplük hâli, abdest veya gusül gerektirmeyen işlerin yapılmasına engel değildir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.), cünüp olmakla müminin necis (maddeten pis) olmayacağını ifade etmiştir. (Buhârî, Gusül, 23 [283]; Müslim, Hayız, 116 [372]) Fakat cünüp birinin namazını kaçıracak şekilde yıkanmayı geciktirmesi haram, elini ağzını yıkamadan yiyip içmesi ise mekruh görülmüştür. Bu itibarla zorunlu bir durum olmadıkça kişi hemen boy abdesti almalı ve bir an önce yıkanıp temizlenmelidir.