Fetva Meclisi
Soru
Tilavet secdesi yaparken tekbir getirmeli miyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Mekruh saatte yasak olan secdedir zaten. Onu mekruh saat sonrasına ertelemek gerekir.
Sehiv secdesinden sonraki hatalarda sıkıntı yoktur.
Selamünaleyküm. Sadece takılmakla sehiv secdesi gerekmez.
Esasen tilavet secdesi Kur'an’ın kendisini okurkendir. Meal için gerekmeyebilir dense de Kur'an’ımıza tazim bakımından o emri duyanın da secde etmesini tazim bakımından tavsiye etmeliyiz.
Tilavet secdesini mümkün olan ilk vakitte yapmak gerekir. Ancak gecikmekle de sorumluluk kalkmaz. Kural olarak hemen, hemen olmazsa ilk fırsatta şeklinde zikredebiliriz.
Meal Kur'an değildir. Bir nevi tefsir demektir. Tilavet secdesi ayetin kendisini okuyan veya dinleyen içindir. Tefsirini okuyan için secde etmek gerekmez.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Gıybet, bir mü'mini arkasından hoşlanmayacağı şekilde anmaktır. Bu hoşlanmama durumu da ifadeden ifadeye değişebilir. O kişi o anılan mecliste tanınmıyor ise ve tanınmayacaksa söylenen söz gıybet olmaz.
Bir insanın ölmeden önce malını çocukları arasında pay etmesi iki şekilde olabilir. Birincisi, 'ben öldükten sonra şöyle şöyle paylaşırsınız' der. Bu caiz değildir. İnsanın malına zaten varis olacak birilerine malını paylaştırması yani mirasını sağlığında uygulaması caiz değildir. Eğer dedeniz bunu yaptı ise yaptığı yanlıştı. Annenizi mahrum etmesi de hata idi. Annenizin hakkını alması caiz olabilir. İkincisi ise kendi sağlığında herkese bir payı hibe olarak teslim edip malını bölüştürmesi şeklidir. Bu durumda da evladı arasında adaletli davranması gerekirdi. Ortada bir yok sayma varsa, bu bir zulümdür. Annenizin bu durumda manen haklı olması mümkündür ama bir mahkeme ile hakkını talep etmesini tavsiye edemeyiz. Zira baba sağlığı yerinde iken böyle bir iş yapmıştır. Eğer babası bu uygulamayı yaptığında aklı yerinde değildi ise veya ölümcül denebilecek bir hastalık içinde idiyse anneniz buna da itiraz edebilir, aldığı da Şeriat'ın ona verdiği kadarı ile helal olur. Öyle veya böyle dünya malı için Allah'ın en önemli emirlerinden biri olan sılayırahimi eskitmemek gerekir.
İyi bir taharetlenmeden sonraki ıslaklık pis değildir. Pislik kalmadığını anladıktan sonra bir kere daha yıkadığında ortadaki ıslaklık pis değildir.
Böyle bir vacip yoktur. Fatiha'dan sonra neresi kolayımıza gelirse orasını okuruz.
Hıristiyanların kutladığı manada bizim bir yılbaşımız yoktur. Onlar, yılbaşını bir dini gerekçeyle kutlamaktadırlar. Bizim için din, sadece Allah ve Resulü’nün emrettiği şeylerdir. Yılbaşı diye bir ibadet türü de yoktur. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin, Mekke’den Medine’ye hicret etmesi, takvim başlangıcı olarak kabul edilmiş ve Hicret Takvimi adıyla anılmıştır. O takvimin başı da bizim yılbaşımız olmuştur. Bizim sevincimiz, takvim yapraklarının yenilenmesine, baharın coşmasına değildir. Bunlar geçici güzelliklerdir. Biz, Rabbimizin affına nail olduğumuz gün yeni dönemimizi başlatmış sayar, sevinir, uçarız.
Daha önce kaza namazı olmamış biri isen önce kazaları kılarsın. Daha önce beş vakitten fazla kazaya kalmış namazın oldu ise serbestsin, kazaları da kılabilirsin, vakit namazını da.