Fetva Meclisi
Soru
Hocam umrede yaptığımız tavaflardan sonra kılınan iki rekât namazı Makam-ı İbrahim’de kılmak şart mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Tavaf namazının Makām-ı İbrâhim’de kılınması efdal olmakla birlikte tavaf edenlere eziyet vermemek bakımından imkân nispetinde Mescid-i Harâm’ın içinde uygun bir yerde kılınması da mümkündür. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/148) Buna imkân bulunamazsa bu namaz, Mescid-i Harâm’ın dışında da kılınabilir. Bu itibarla tavaf namazını Makām-ı İbrâhim’de kılmaya çalışarak tavaf edenlere engel teşkil etmekten sakınılmalıdır.
İster farz isterse nâfile olsun her tavaftan sonra iki rek‘at tavaf namazı kılmak, Hanefî ve Mâlikîlere göre vacip; Şâfiî ve Hanbelîlere göre sünnettir. (Serahsî, el-Mebsût, 4/12; Râfiî, el-‘Azîz, 3/396; İbn Kudâme, el-Muğnî, 3/348; Hattâb, Mevâhib, 3/111) Bu namazın kılınmaması hâlinde Mâlikîlere göre dem (koyun veya keçi kesmek) gerekirken (Karâfî, ez-Zahîre, 3/242) diğer mezheplere göre herhangi bir ceza gerekmez. (Aynî, el-Binâye, 4/201) Şâfiî ve Hanbelîlere göre tavaftan sonra kılınan farz namaz, tavaf namazının yerine geçerken Hanefî ve Mâlikîlere göre tavaf namazının müstakil olarak kılınması gerekir. (Nevevî, el-Mecmû‘, 8/52; İbn Kudâme, el-Muğnî, 3/348; el-Fetâva’l-Hindiyye, 1/226; Sahnûn, el-Müdevvene, 1/426) Öte yandan tavaf namazının Makām-ı İbrâhim’de kılınması efdal olmakla birlikte tavaf edenlere eziyet vermemek bakımından Mescid-i Harâm’ın içinde müsait bir yerde kılınması daha uygundur. Buna da imkân bulunamazsa tavaf namazı Harem’in dışında da kılınabilir.
Olur. Bu şekilde Tahiyyetü'l-mescid namazı da kılmış olursunuz.
Farz namazı kılmak için girilen camide tahiyyetü'l mescid kılınmayabilir.
Namaz kılmanın mekruh olduğu vakitlerde tavaf yapılabilir, bunun hiçbir sakıncası yoktur. (Nevevî, el-Mecmû‘, 8/57) Ancak Hanefîlere göre bu tavafın namazını söz konusu vakitte kılmak mekruhtur. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/41)
Selamünaleyküm. Kazaya namaz bıraktığınız için önceden tevbe ve istiğfar edin. Daha sonra da kazalarınızı kılın. Yapacağınız başka bir şey yoktur.
hac konusundaki diğer fetvalar
Umre, kul hakları geçmiş hariç günahları yok eder. Umre yapılınca kaza namazlarının ödenmesi şeklinde bilgi kaynaklarımızda olmayıp aslı da yoktur. Namazların kazasıyla ilgili aşağıdaki linklerden yardım alabilirsiniz. https://fetvameclisi.com/fetva/kaza-namazlari-nasil-hesaplanir https://fetvameclisi.com/fetva/kaza-namazi-hesabi-nasil-yapilir https://fetvameclisi.com/fetva/kaza-namazlarinin-sayisini-bilmeyen-ne-yapmalidir
https://fetvameclisi.com/fetva/sigara-satilan-marketin-kazanci https://fetvameclisi.com/fetva/sigara-satmak-haram-midir-2 Bu işten kazanılan para tertemiz olmasa da hacca veya umreye gitmeye engel değildir. Mukaddes topraklara gidişin hayırlara vesile olması için dua ederiz.
Hac veya umre yapmak için İHRAMA GİRMEK veya İHRAMLI OLMAK bir kıyafetin adı değildir. Normal zamanlarda yapabileceğin bazı şeyleri yapmamaya niyet etmeye (kendine harem getirme anlamında) ihrama girmek denmektedir. Dilimizde “ihrama girmek” erkekler açısından dikişsiz elbise giymek için kullanılan iki parça havluya bürünmek olarak anlaşılmıştır. Kullanılan o kumaşlara da ihramlık adı verilmektedir. İhram bir ibadet değildir. Hac ve umre ibadetinin yapılmasında gereken bir araçtır. İhrama girmek niyet etmek ve telbiye getirmektir. Hac veya umre için niyet eden ve telbiye getiren kişi ihrama girmiş olur. Bu kişi erkek ise üzerindeki dikişli elbiseleri çıkarması gerekir. Çıkarmazsa hata etmiş olur. Hatanın durumuna göre de cezası olur. İhrama giren kimseye şu durumlar yasaktır: İhrama niyet etmiş biri ihramdan çıkana kadar bedeninden tüy alamaz. Saç, bıyık, sakal veya herhangi bir kılı alamaz. Makyaj malzemesi olan bir şeyi kullanamaz. Koku bile süremez. Erkekler dikişli bir elbise giyemez. Takke bile kullanamaz. Ayakkabı giyemez. Eşiyle cinsel ilişki veya onu çağrıştıracak hareketler yasaktır. Kara avı hayvanı avlamak, insanlarla tartışmak, çirkin konuşmak yasaktır. Yıkanmak, kokusuz sabun kullanmak, diş çektirmek, kan aldırmak, iğne yaptırmak, çiçek koklamak, kemer bağlamak, kol saati kullanmak, çanta kullanmak, baş açık kalacak şekilde battaniye ile örtünmek, zararlı hayvanları öldürmek yasak değildir. İhram yasaklarından biri işlendiğinde yasağın durumuna göre de cezaları vardır: İhramlı iken Arafat vakfesinden önce cinsel ilişkiye girmek haccı bozar. O hac tamamlanır ama ileriki yıllarda yeniden yapılması gerekir. Bu yanlıştan dolayı da küçükbaş hayvan kurban edilir. Arafat vakfesinden sonra ama tıraş olmadan önce cinsel ilişkiye girilirse hac iptal olmaz ama büyükbaş hayvan kurban edilmesi gerekir. Umre için ihram giyen biri tavafı yapmadan cinsel ilişkiye girerse umresi boş olur. O umreyi tamamlar ama sonra da küçükbaş bir kurban keser. Süslenme, koku kullanma, elbise giyme, tıraş olma gibi bir suç işlendiğinde ise kurban veya sadaka gerekir. Mesela başını gün boyu örttü ise küçükbaş hayvan kurban eder. Kısa bir zaman örttü ise sadaka verir. İhramda iken bu yasakların unutarak veya ihmal gibi bir sebeple yapılması cezayı değiştirmez, hata işlendi ise ceza ne ise onu yerine getirir.
İhram kıyafetlerinin çıkarılmasının ihrama niyete ve umreye bir zararı yoktur. Devam etsin.
Namazda asıl olan huşuu korumaktır. Dikkati dağıtan her şey namaz için sakıncalı kabul edilir. Bunun için de namazda SECDE YERİNE BAKMAK gerekir denmiştir. Harem'de namaz kılarken huşuu sağlamaya katkısı olabilir diye Kâbe’ye bakılabilir de dendi ise de kişi kendisini tartmalıdır; kalp huzuru ve dikkati nasıl daha derli toplu oluyorsa onu yapsın.
Suud yönetiminin ne denli bir nifak içinde olduğunu konuşmaya bile gerek yoktur. Buna rağmen hac bizimdir, Mekke bizimdir, ibadetler bizimdir. Sizin endişe ettiğiniz ayrıntılara takılıp kalırsa namaz bile kılamayabiliriz, şeytan bizi kemirir durur maazallah. Kaldı ki, Suud'un hac ibadetinden ekonomik bir kazanımı olmaz. Asıl kazanımı münafıklığını güçlendirmeye yöneliktir. Her şeye rağmen papaza kızıp oruç bozamayız, farz oldu ise haccımızı yapacağız. Allah Teala kabul buyursun.